Türkiye’nin Afrika’da Devlet Kurma ve
Ulusal Birliği Destekleme Stratejisi: Libya, Sudan, Somali, Mali, Çad ve
Gambiya Üzerine Karşılaştırmalı Bir Çözümleme
Prof. Dr. Firuz
Demir Yaşamış
Öz
Bu çalışma,
Türkiye’nin Afrika’daki dış siyasa ve güvenlik etkinliklerini Libya, Sudan,
Somali, Mali, Çad ve Gambiya örnekleri üzerinden incelemektedir. Çalışmanın
temel amacı, Türkiye’nin bu ülkelerde yürüttüğü diplomatik, ekonomik, kalkınma,
askeri ve güvenlik odaklı etkinliklerin klasik iş birliği modellerini aşarak
bir devlet kurma (state-building) işlevi üstlenip üstlenmediğini çözümlemektir.
Araştırma, karşılaştırmalı nitel çözümleme yöntemiyle yürütülmüş ve her ülke
için aynı çözümleme şablonu kullanılarak Türkiye’nin etkinlik alanları sistemli
biçimde değerlendirilmiştir. Bulgular, Türkiye’nin özellikle kırılgan ve
parçalanmış devletlerde merkezi otoriteyi güçlendirmeye, ulusal birliği
desteklemeye ve güvenlik kapasitesini kurumsallaştırmaya yönelik bütüncül bir
strateji izlediğini göstermektedir. Libya ve Somali’de doğrudan ve dolaylı
devlet kurma etkinlikleri öne çıkarken, Gambiya örneği Türkiye’nin jandarma ve
kolluk kuvvetleri üzerinden mikro ölçekte devlet kapasitesi kurabildiğini
ortaya koymaktadır. Çalışma, Türkiye’nin Afrika siyasasının özgün, bağlama
duyarlı ve çok boyutlu bir devlet kurma yaklaşımı sunduğu sonucuna
ulaşmaktadır.
Anahtar
Kelimeler: Türkiye’nin
Afrika Siyasası, Devlet Kurma, Ulusal Birlik, Kırılgan Devletler, Askeri ve
Güvenlik İş Birliği, Jandarma Eğitimi
Abstract
This article examines Türkiye’s engagement in Africa
through the cases of Libya, Sudan, Somalia, Mali, Chad, and The Gambia. The
main objective of the study is to analyze whether Türkiye’s diplomatic,
economic, development, military, and security-oriented activities in these
countries go beyond conventional cooperation models and constitute a
state-building function. Employing a comparative qualitative research design,
the study applies a uniform analytical framework to each case in order to
systematically assess Türkiye’s areas of influence. The findings indicate that
Türkiye has adopted a comprehensive strategy aimed at strengthening central
authority, supporting national unity, and institutionalizing security capacity
in fragile and fragmented states. While direct and indirect state-building
practices are particularly evident in Libya and Somalia, the case of The Gambia
demonstrates Türkiye’s ability to build state capacity at a micro level through
gendarmerie and law enforcement training. The study concludes that Türkiye’s
Africa policy represents a distinctive, context-sensitive, and multidimensional
state-building approach.
Keywords: Türkiye’s
Africa Policy, State-Building, National Unity, Fragile States, Military and
Security Cooperation, Gendarmerie Training
GİRİŞ
Afrika
kıtası, 21. yüzyılda hem küresel siyaset hem de bölgesel güvenlik açısından
artan bir öneme sahiptir. Bu bağlamda Türkiye, özellikle Kuzey ve Doğu
Afrika’da yürüttüğü diplomasi, kalkınma, askeri ve ekonomik etkinlikler
aracılığıyla bölgesel etkisini artırmayı hedeflemektedir. Libya, Sudan ve
Somali örnekleri, Türkiye’nin kırılgan devletlerde devlet kurma işlevini
güçlendirme ve ulusal birliği sağlama stratejisinin somut örneklerini
sunmaktadır. Buna ek olarak Mali ve Çad gibi Batı Afrika ülkeleri ile Gambiya da
Türkiye’nin devlet kurumlarını destekleme, merkezi otoriteyi güçlendirme ve iç
çatışmaları azaltma çabalarının gözlemlenebileceği önemli alanlardır.
Bu makale,
Türkiye’nin Afrika’daki devlet kurma ve ulusal birlik stratejisini diplomasi,
ekonomik yatırım, kalkınma ve insancıl yardım, askeri destek ve devlet kurma
işlevi boyutları üzerinden karşılaştırmalı olarak incelemektedir.
Amaç ve
Hedefler
Amaç:
Bu makalenin
temel amacı, Türkiye’nin Afrika’daki devlet kurma ve ulusal birlik destekleme
stratejisini, Libya, Sudan, Somali, Mali, Çad ve Gambiya örnekleri üzerinden çözümlemektir.
Çalışma, Türkiye’nin diplomasi, ekonomik yatırım, kalkınma ve insancıl yardım,
askeri destek ve devlet kurma işlevleri boyutlarında hangi ülkelerde hangi
alanlarda daha yoğun etkinlik gösterdiğini ortaya koymayı hedeflemektedir.
Hedefler:
Ülke bazlı karşılaştırma yapmak: Türkiye’nin altı Afrika ülkesinde
yürüttüğü etkinlikleri, beş stratejik işlev alanında (diplomasi, ekonomi,
kalkınma/insancıl yardım, askeri destek, devlet kurma/ulusal birlik) sistemli
olarak karşılaştırmak.
Devlet kurma işlevini incelemek: Türkiye’nin, kırılgan devletlerde
merkezi otoriteyi güçlendirme, ulusal birliği sağlama ve parçalanmış yapıları
bütünleştirme konusundaki katkılarını çözümlemek.
Stratejik öncelikleri belirlemek: Hangi ülkelerde hangi işlevlerin
baskın olduğunu ve Türkiye’nin stratejik önceliklerini ortaya koymak.
Siyasa geliştirme amaçlı akademik tartışmalara katkı
sağlamak:
Türkiye’nin Afrika siyasası bağlamında hem akademik yazına hem de siyasa
yapıcılara bilgi ve öneriler sunmak.
Araştırma
Soruları
Türkiye’nin Libya, Sudan, Somali, Mali, Gambiya ve Çad’daki etkinlikleri,
diplomasi, ekonomik yatırım, kalkınma ve insancıl yardım, askeri destek ve
devlet kurma/ulusal birlik işlevleri açısından nasıl farklılık göstermektedir?
Hangi ülkelerde Türkiye’nin devlet kurma ve ulusal birliği
güçlendirme işlevi daha baskındır ve bunun nedenleri nelerdir?
Türkiye’nin diplomasi ve askeri destek etkinlikleri, kırılgan
devletlerin merkezi otoritesini güçlendirme ve ulusal birliği sağlama sürecine
nasıl katkıda bulunmaktadır?
Türkiye’nin Afrika ülkelerindeki ekonomik ve kalkınma
projeleri, devlet kurma ve ulusal birlik işleviyle nasıl etkileşim içindedir?
Türkiye’nin beş ülkedeki stratejik öncelikleri ve
yoğunlukları, bölgesel ve uluslararası siyasal bağlamda hangi sonuçları
doğurmaktadır?
TÜRKİYE
AFRİKA’DA NEYİ AMAÇLIYOR?
Türkiye’nin
Amaçlar ve Hedefleri
Bölgesel
Etki ve Jeopolitik Konumlandırma: Türkiye, Afrika’da kırılgan veya stratejik öneme sahip
ülkelerde varlık göstererek bölgesel etkisini artırmak istemektedir. Libya’da Ulusal
Mutabakat Hükümetini (UMH) destekleyerek Akdeniz’de jeopolitik üstünlük elde
etmek ve Somali ve Sudan’da diplomasi ve insancıl yardım aracılığıyla güven ve etki
alanı oluşturma hedeflenmektedir.
Kırılgan
Devletlerin Güçlendirilmesi (State-Building): Merkezi otoriteyi desteklemek, parçalanmış yapıları
bütünleştirmek ve ulusal birliği sağlamak temel amaçların önde gelenidir. Bu
hem siyasal kararlılığı artırmakta hem de Türkiye’nin uzun vadeli diplomatik ve
ekonomik yatırımlarının sürdürülebilirliğini güvence altına almaktadır.
Ekonomik
ve Ticari Kazanımlar:
İnşaat, enerji, altyapı ve tarım gibi sektörlerde Türk firmalarının etkili rol
alması, yeni pazarlar, ticaret hacmi artışı ve uzun vadeli ekonomik ilişkiler
kurulması temel amaçlar arasındadır.
Güvenlik
ve Askeri Strateji: Kırılgan
devletlerde güvenlik yapısını güçlendirme ve siyasal kararsızlığı azaltmak
hedeflenmektedir. Libya örneğinde olduğu gibi, askeri danışmanlık ve destekle
bölgesel güvenlik ve Türkiye’nin stratejik çıkarlarını koruma çalışmaları
yürütülmektedir.
Yumuşak Güç
/ Kültürel ve İnsan Odaklı Diplomasi: Eğitim, sağlık, mesleksel eğitim, altyapı ve insancıl yardım
projeleriyle Türkiye’nin olumlu imajını güçlendirmek ve bu sayede hem halk
nezdinde hem de devlet nezdinde güven ve iş birliği ortamı yaratmak temel
hedefler arasındadır.
TÜRKİYE
SONUÇTA NE ELDE ETMEK İSTİYOR?
Türkiye’nin
son çözümlemede elde etmek istediği sonuçlar aşağıda özetlenmiştir:
Siyasal etki ve güvenlik: Türkiye’nin bölgesel krizlerde söz sahibi olması,
karar süreçlerinde etkin rol alması.
Ekonomik kazanç: Yatırımların geri dönüşü ve sürdürülebilir ticari ilişkiler.
Ulusal birlik ve kararlılığın desteklenmesi: Kırılgan devletlerde merkezi
otoritenin güçlendirilmesi ve çatışmaların azaltılması.
Küresel imaj ve diplomatik üstünlük: Türkiye’nin “güvenilir bir ortak ve
güçlü bir bölgesel aktör” olarak görünmesi.
YÖNTEM
Bu çalışma,
Türkiye’nin Afrika’daki devlet kurma ve ulusal birlik destekleme stratejisini
karşılaştırmalı çözümleme yöntemi ile incelemektedir. Araştırma, altı ülke
(Libya, Sudan, Somali, Mali, Çad ve Gambiya) üzerinden yürütülmüş ve
Türkiye’nin etkinlikleri beş işlev alanı temelinde değerlendirilmiştir: “Diplomasi
/ Siyasal Destek”, “Ekonomi / Ticaret”, “Kalkınma ve İnsancıl Yardım”, Askeri /
Güvenlik” ve “Devlet Kurma / Ulusal Birlik”.
Veri
Toplama ve Kaynaklar
Resmi
belgeler ve raporlar:
Türkiye Dışişleri Bakanlığı, TİKA, Türk Kızılay’ı, Savunma Bakanlığı yayınları.
Uluslararası
kurum verileri:
Birleşmiş Milletler, Afrika Birliği, Dünya Bankası raporları.
Akademik yazın: Türkiye-Afrika ilişkileri, devlet
kurma (state-building) ve ulusal birlik üzerine makaleler ve kitaplar.
Medya ve alan
raporları:
Türkiye’nin etkinliklerini güncel olarak izlemek amacıyla güvenilir haber
kaynakları ve alan raporları.
Çözümleme
Yöntemi
Karşılaştırmalı
tablo yöntemi:
Ülkeler beş işlev alanı üzerinden sistemli olarak karşılaştırılmıştır.
Radar
grafiği: Her ülkenin
etkinlik yoğunluğu ve öncelik alanları görselleştirilmiştir.
Nitel çözümleme: Türkiye’nin stratejik amaçları ve
hedefleri, yazın ve alan verileri ışığında yorumlanmıştır.
Sınırlılıklar
Bazı
ülkelerde alan verilerine ulaşım kısıtlıdır, dolayısıyla çözümleme kısmen
ikincil kaynaklara dayanmaktadır. Askeri ve diplomatik etkinliklerin bazı
ayrıntıları gizlilik nedeniyle tam olarak erişilebilir olmayabilir. Bu yöntem,
Türkiye’nin Afrika’daki devlet kurma ve ulusal birlik stratejisinin sistemli ve
karşılaştırmalı bir şekilde çözümlenmesini sağlamaktadır.
KURAMSAL
ÇERÇEVE
Bu
çalışmanın kuramsal çerçevesi, Türkiye’nin Afrika’daki etkinliklerini
anlamlandırmak için devlet kurma (state-building), kırılgan devletler ve
ulusal birlik kuramları ile yumuşak güç (soft power) yaklaşımı üzerine kurulmuştur.
Devlet
Kurma (State-Building) Kuramı
Devlet kurma
yazını, merkezi otoritenin güçlendirilmesi, devlet kurumlarının kapasitesinin
artırılması ve ulusal birliğin sağlanmasını temel alan bir yaklaşımı benimser.
Bu kurama göre, özellikle savaş, iç çatışma veya kırılganlık yaşayan ülkelerde
dış aktörlerin sağladığı diplomasi, kalkınma ve güvenlik desteği, devletin kararlı
işleyişine katkı sağlar. Libya örneğinde Türkiye’nin UMH’ye verdiği destek,
merkezi otoritenin güçlendirilmesi bağlamında değerlendirilebilir. Somali’de
altyapı, sağlık ve eğitim projeleri devlet kapasitesini artırma işlevi
görmektedir. Devlet kurma, yalnızca güvenliğin sağlanmasını değil, aynı zamanda
kamu kurumlarının kapasitesinin artırılmasını ve siyasal meşruluğun kurulmasını
içeren uzun vadeli bir süreçtir (Fukuyama, 2004). Devlet kurma yazını, kırılgan
ve çatışma sonrası toplumlarda merkezi otoritenin güçlendirilmesini, kurumsal
kapasitenin kurulması ve güvenliğin sürdürülebilir biçimde sağlanmasını temel
hedefler arasında görmektedir (Fukuyama, 2004; Paris ve Sisk, 2009). Devletin
başarısızlığı, yalnızca güvenlik eksikliğiyle değil, siyasal meşruluk, kurumsal
kapasite ve ulusal birlik alanlarındaki yapısal sorunlarla ilişkilidir
(Rotberg, 2004).
Kırılgan
Devletler ve Ulusal Birlik Yazını
Son dönem
yazında “başarısız devlet” kavramı yerine, kırılganlık, parçalanmış otorite ve
yönetişim kapasitesi eksikliği gibi daha açıklayıcı kavramların kullanımı öne
çıkmaktadır (Call, 2011; OECD, 2018). Kırılgan veya çatışma sonrası devletlerde
ulusal birliği sağlamak, parçalanmış yapıları bütünleştirmek ve iç çatışmaları
azaltmak kritik önemdedir. Türkiye’nin etkinlikleri, bu ülkelerde yerel
yapıları merkezi yönetimle bütünleştirme ve ulusal birliği güçlendirme
hedefiyle doğrudan ilişkilidir. Sudan’da merkezi yönetimin desteklenmesi ve
yerel otoritelerle iş birliği bu yaklaşımı yansıtır. Mali ve Çad’da devlet
kurumlarının kapasite geliştirilmesi ve güvenlik güçlerinin eğitimi bu kuramsal
çerçeveyle paraleldir. Rotberg’e göre başarısız ya da kırılgan devletler, temel
kamu hizmetlerini sunma ve ulusal birliği sürdürebilme kapasitesinden yoksun
yapılar olarak tanımlanmaktadır (Rotberg, 2004). Kırılgan devletler, siyasal meşruluk, güvenlik ve
ekonomik kapasite alanlarında eş zamanlı zayıflıklar sergileyen ülkeler olarak
tanımlanmaktadır (OECD, 2018).
Yumuşak
Güç ve Diplomasi Kuramları
Joseph
Nye’nin yumuşak güç (soft power) kavramı çerçevesinde kültürel,
eğitimsel ve insancıl yardım etkinlikleri, bir ülkenin diğer ülkeler nezdinde
olumlu imaj ve güven oluşturmasını sağlar. Türkiye’nin Afrika’da yürüttüğü
eğitim, sağlık ve altyapı projeleri, sadece insancıl yardım amacı taşımamakta,
aynı zamanda diplomatik ve kültürel etkisini artırmaktadır. Somali’deki hastane
ve okul projeleri, Türkiye’nin güvenilir bir partner olarak algılanmasını
güçlendirmektedir. Devlet kurma süreçleri, dış aktörlerin güvenlik, yönetişim
ve kalkınma alanlarını aynı anda ele almasını gerektiren çok boyutlu
müdahaleler olarak ele alınmaktadır (Paris ve Sisk, 2009). Bu çerçevede Türkiye’nin Afrika’daki
etkililiği, yalnızca sert güç unsurlarıyla değil, aynı zamanda insancıl yardım,
kalkınma işbirliği, eğitim ve kültürel etkileşim gibi araçlar üzerinden yumuşak
güç (soft power) kapasitesini de seferber etmektedir. Nye’ın tanımladığı
biçimiyle yumuşak güç, bir aktörün diğerlerini zorlamadan, cazibe ve meşruluk
yoluyla etkileme kapasitesine işaret etmektedir (Nye, 2004). Ancak bu çalışma,
Türkiye örneğinin klasik yumuşak güç tartışmalarının ötesine geçtiğini ve bu
araçların, kırılgan devlet bağlamlarında devlet kurma sürecini destekleyici
tamamlayıcı unsurlar olarak işlev gördüğünü ortaya koymaktadır. Dolayısıyla
Türkiye’nin Afrika’daki varlığı, yumuşak güç ile güvenlik ve kurumsal kapasite oluşturulmasını
birleştiren hibrit bir etki modeli olarak değerlendirilebilir.
ÇÖZÜMLEME
VE BULGULAR
Bu bölümde,
Türkiye’nin Afrika’daki devlet kurma ve ulusal birlik destekleme stratejisi,
Libya, Sudan, Somali, Mali ve Çad örnekleri üzerinden çözümlenmektedir.
Çalışma, beş işlev alanı (diplomasi, ekonomi, kalkınma/insancıl yardım, askeri
destek ve devlet kurma/ulusal birlik) temelinde yürütülmüştür.
Genel
Değerlendirme
Türkiye’nin
Afrika’daki etkinlikleri, ülkeden ülkeye farklı yoğunluklar göstermektedir. Libya,
askeri destek ve devlet kurma işlevlerinde en yüksek yoğunluğa sahipken, Somali
kalkınma ve devlet kurma alanında öne çıkmaktadır. Sudan, diplomasi ve ekonomik
yatırımlar açısından Türkiye’nin güçlü olduğu bir ülke olarak dikkat
çekmektedir. Mali ve Çad, Türkiye’nin etkisinin görece sınırlı olduğu ancak
merkezi otoritenin güçlendirilmesi ve devlet kurma işlevlerinin gözlemlendiği
ülkeler olarak tanımlanabilir.
Aşağıda yer
alan Çizelge 1 genel bir özet olarak Türkiye’nin araştırma kapsamında yer alan
ülkelerde yürütmekte olduğu çalışmalar hakkında genel bilgiler vermektedir.
|
Çizelge 1: Türkiye’nin
Afrika Dış Siyasası |
|||||
|
Ülke |
Diplomasi /
Siyasal Destek |
Ekonomi /
Ticaret |
Kalkınma / İnsancıl
Yardım |
Askeri /
Güvenlik |
Devlet
Kurma / Ulusal Birlik |
|
Libya |
Trablus merkezli UMH’ye siyasal destek, uluslararası
diplomasi girişimleri |
İnşaat, enerji ve altyapı projeleri, özel sektör
yatırımları |
TİKA ve Türk Kızılay’ı ile sağlık, su altyapısı,
eğitim projeleri, savaş mağdurlarına yardım |
UMH’ye askeri eğitim, danışmanlık, bazı doğrudan
müdahaleler, silah ve lojistik desteği |
Merkezi hükümeti güçlendirme, iç çatışmaları
azaltma, parçalanmış yapıları bütünleştirerek ulusal birliği sağlama |
|
Sudan |
Uzun vadeli diplomatik ilişkiler, siyasal iş birliği |
Tarım, inşaat, konut ve altyapı projeleri, ticaret
(hayvancılık, gıda, tekstil) |
TİKA ile sağlık merkezleri, okullar, mesleksel
eğitim; burs ve eğitim programları |
Sınırlı askeri eğitim ve güvenlik iş birliği, barış
koruma destekleri |
Devlet kurumlarını güçlendirme, merkezi yönetimi
destekleme, ulusal bütünlüğü koruma, yerel yapıları bütünleştirme |
|
Somali |
Türkiye-Somali ilişkilerinde güçlü diplomasi ve kriz
yönetimi |
Altyapı ve inşaat projeleri: havaalanı, liman,
hastane; Türk firmaları yatırımları |
Sağlık, eğitim, gıda yardımı, mesleksel eğitim
programları; büyük hastane ve okul yapımı |
Askeri eğitim programları, polis ve güvenlik
güçlerine destek; doğrudan müdahale yok |
Merkezi hükümeti destekleme, güvenlik ve altyapı
projeleriyle ulusal birliği güçlendirme, devlet kapasitesini artırma |
|
Mali |
Diplomatik destek ve kriz yönetimi, BM ve Afrika
Birliği çerçevesinde iş birliği |
Tarım ve altyapı projeleri, bazı Türk şirketleri
yatırımları |
TİKA ve Kızılay ile eğitim, sağlık, gıda yardımı |
Askeri eğitim, güvenlik güçleri kapasite geliştirme,
barış koruma desteği |
Merkezi hükümeti güçlendirme, yerel yönetimleri bütünleştirme,
ulusal birliği koruma |
|
Çad |
Diplomatik temas ve siyasal iş birliği |
Tarım, su projeleri ve altyapı yatırımları |
Eğitim, sağlık ve mesleksel eğitim projeleri |
Askeri eğitim ve kapasite geliştirme |
Merkezi otoriteyi güçlendirme, devlet kurumlarını
destekleme, ulusal bütünlüğü sağlama |
|
Gambiya |
Türkiye, Gambiya ile ikili diplomatik ilişkileri
yürütmüş, üst düzey ziyaretler ve anlaşmalarla siyasal bağları
güçlendirmiştir. |
Ekonomik etkinlikler sınırlıdır; tarım ve altyapı
projeleri ile sınırlı ticari iş birlikleri yürütülmüştür. |
Kalkınma projeleri sınırlı düzeyde olup, eğitim ve
sağlık alanında bazı küçük ölçekli girişimler yapılmıştır. |
Türkiye, Gambiya’da jandarma ve askeri eğitim
tesisleri kurmuş, güvenlik kapasitesini geliştirmiştir; askeri işlev en
baskın alandır. |
Devlet kurma ve ulusal birlik işlevi orta düzeyde
olup, Türkiye’nin katkısı daha çok güvenlik ve kapasite geliştirme üzerinden
gerçekleşmiştir. |
Yukarıdaki
çizelgeye göre, Türkiye’nin Afrika’daki etkinlikleri, ülkeden ülkeye farklı
yoğunluklar göstermektedir. Libya, askeri destek ve devlet kurma işlevlerinde
en yüksek yoğunluğa sahipken, Somali kalkınma ve devlet kurma alanında öne
çıkmaktadır. Sudan, diplomasi ve ekonomik yatırımlar açısından Türkiye’nin
güçlü olduğu bir ülke olarak dikkat çekmektedir. Mali ve Çad, Türkiye’nin
etkisinin görece sınırlı olduğu ancak merkezi otoritenin güçlendirilmesi ve
devlet kurma işlevlerinin gözlemlendiği ülkeler olarak tanımlanabilir.
Aşağıda
verilen Çizelge 2’de ise radar grafiği yer almaktadır. Radar grafiği, bu
farklılıkları görsel olarak ortaya koymaktadır. Her ülke beş işlev alanı
üzerinden değerlendirilmiş ve etkinlik yoğunlukları 1-5 ölçeği ile
puanlanmıştır.
Radar
Grafiği Üzerinden Karşılaştırma
|
Çizelge 2: Genel Karşılaştırmalı
Tablo |
|||||
|
Ülke |
Diplomasi |
Ekonomi |
Kalkınma |
Askeri |
Devlet Kurma |
|
Libya |
5 |
4 |
3 |
5 |
5 |
|
Sudan |
4 |
4 |
4 |
2 |
4 |
|
Somali |
5 |
4 |
5 |
3 |
5 |
|
Mali |
4 |
3 |
4 |
3 |
4 |
|
Çad |
3 |
3 |
3 |
3 |
3 |
|
Gambiya |
3 |
2 |
2 |
5 |
3 |
LİBYA
Genel
Durum ve Kırılganlık Çözümlemesi
Libya, 2011
Arap Baharı sonrası iç savaş ve siyasal parçalanma yaşayan kırılgan bir
devlettir. Ülke, Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) ve Tobruk
merkezli karşı yönetim arasında bölünmüştür. Merkezi otoritenin zayıflığı,
milislerin ve yerel güçlerin etkinliği ulusal birliği tehdit etmektedir.
Türkiye, 2014 sonrası Libya’daki bu kırılgan ortamda UMH’yi destekleyerek hem
bölgesel kararlılığı hem de kendi stratejik çıkarlarını güçlendirmeyi
hedeflemiştir. Libya örneği, dış aktörlerin askeri ve siyasal müdahalelerinin
devlet kurma süreçleri üzerindeki belirleyici etkisini açık biçimde ortaya
koymaktadır (Pack, 2013).
Diplomasi
/ Siyasal Destek (Yoğunluk: 5/5)
Türkiye, UMH
ile diplomatik bağlarını güçlendirmiş, uluslararası alanda Trablus yönetimini
desteklemiştir. 2019’da Türkiye-UMH arasında imzalanan Deniz Yetki Anlaşması ve
Güvenlik İş Birliği Anlaşmaları diplomatik etkinin somut örnekleridir. Türkiye’nin
BM ve AB nezdindeki diplomatik girişimleri Libya’daki çatışmaların çözümüne
katkı sağlamayı amaçlamıştır.
Ekonomi /
Ticaret (Yoğunluk: 4/5)
Türk
firmaları, enerji, inşaat ve altyapı projelerinde etkili rol oynamaktadır. Liman
restorasyonu, elektrik şebekesi onarımı ve konut projeleri, ekonomik
ilişkilerin temel örneklerindendir. Ticari etkinlikler, Türkiye’nin Libya’da
uzun vadeli ekonomik çıkarlarını güvence altına alma stratejisi ile uyumludur.
Kalkınma
/ İnsancıl Yardım (Yoğunluk: 3/5)
TİKA ve Türk
Kızılay’ı, sağlık, su altyapısı ve eğitim projelerini yürütmektedir. Savaş
mağdurları ve göçmenler için insancıl yardım programları uygulanmaktadır. Kalkınma
etkinlikleri askeri ve diplomatik destek kadar yoğun değildir, ancak devlet
kurma işlevine dolaylı katkı sağlamaktadır.
Askeri /
Güvenlik (Yoğunluk: 5/5)
Türkiye,
UMH’ye askeri danışmanlık ve eğitim vermektedir. Lojistik ve silah desteği
sağlanmış ve bazı durumlarda doğrudan müdahaleler gerçekleşmiştir. Askeri
destek, Libya’daki siyasal ve stratejik etkisini artıran en önemli unsur
olmuştur.
Devlet
Kurma / Ulusal Birlik (Yoğunluk: 5/5)
Türkiye’nin
müdahaleleri, merkezi hükümeti güçlendirme ve milisler ile yerel aktörler
arasındaki parçalanmış yapıları bütünleştirme işlevi görmüştür. Ulusal birliğin
korunması ve devlet kurumlarının kapasitesinin artırılması stratejik
önceliktir.
Stratejik
Değerlendirme ve Öncelikler
Libya,
Türkiye’nin askeri ve devlet kurma öncelikli stratejik alanıdır. Diplomasi ve
ekonomik yatırımlar destekleyici işlev görmektedir. Kırılgan devlet yapısı,
Türkiye’nin müdahale ve destek kapasitesinin sınırlarını ve risklerini de
beraberinde getirmektedir.
SUDAN
Genel
Durum ve Kırılganlık Çözümlemesi
Sudan, uzun
süren iç çatışmalar, siyasal krizler ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle kırılgan
bir devlet olarak tanımlanır. 2019’da Ömer el-Beşir’in devrilmesinin ardından
geçiş süreci başlatılmış, ancak siyasal kararsızlık ve askeri ve sivil
gerilimler devam etmektedir. Türkiye, Sudan ile tarihsel ve stratejik bağlarını
kullanarak merkezi yönetimi güçlendirme ve devlet kurumlarının kapasitesini
destekleme yönünde etkinlik göstermektedir.
Diplomasi
/ Siyasal Destek (Yoğunluk: 4/5)
Türkiye,
Sudan ile uzun vadeli diplomatik ilişkiler yürütmektedir. Özellikle geçiş
sürecinde barış ve kararlılığın sağlanması için girişimlerde bulunmuştur. İkili
anlaşmalar ve üst düzey ziyaretler diplomatik bağların güçlendirilmesine hizmet
etmektedir. Türkiye, BM ve Afrika Birliği çerçevesinde Sudan’ın uluslararası
platformlardaki temsilini desteklemektedir.
Ekonomi /
Ticaret (Yoğunluk: 4/5)
Türk
firmaları tarım, inşaat, konut ve altyapı sektörlerinde etkinlik
göstermektedir. Hayvancılık, gıda ve tekstil alanlarında ticari ilişkiler
gelişmiş ve uzun vadeli iş birlikleri kurulmuştur. Ekonomik projeler hem
Sudan’ın kalkınmasına katkı sağlamakta hem de Türkiye’nin bölgesel ekonomik
etkisini artırmaktadır.
Kalkınma
/ İnsancıl Yardım (Yoğunluk: 4/5)
TİKA, Türk
Kızılay’ı ve STK’lar aracılığıyla sağlık merkezleri, okullar ve mesleksel
eğitim programları yürütülmektedir. Burs programları ile Sudanlı öğrencilere
eğitim desteği sağlanmakta ve altyapı ve su projeleri uygulanmaktadır. Bu
projeler, devlet kurma ve ulusal birlik işlevlerini dolaylı olarak
desteklemektedir.
Askeri /
Güvenlik (Yoğunluk: 2/5)
Türkiye’nin
askeri etkinliği sınırlıdır. Barış koruma destekleri ve askeri eğitim
programları ile güvenlik kapasitesi artırılmaktadır, ancak doğrudan müdahale
veya silah desteği neredeyse yoktur.
Devlet
Kurma / Ulusal Birlik (Yoğunluk: 4/5)
Merkezi
hükümeti güçlendirme ve yerel yönetimlerle bütünleştirme çabaları ön plandadır.
Türkiye’nin diplomasi, kalkınma ve sınırlı askeri desteği, ulusal bütünlüğün
korunmasına katkı sağlamaktadır. Sudan, Türkiye’nin devlet kurma işlevini
uyguladığı önemli bir ülke olmasına rağmen Libya ve Somali kadar kritik bir
müdahale alanı değildir.
Stratejik
Değerlendirme ve Öncelikler
Sudan,
diplomasi ve ekonomik işlevler açısından öncelikli bir ülke konumundadır. Kalkınma
ve devlet kurma işlevleri orta düzeydedir ve askeri etkinlikler sınırlıdır. Türkiye’nin
Sudan’daki çalışmaları, bölgesel kararlılığı desteklerken ekonomik ve
diplomatik etkisini artırmayı hedeflemektedir.
SOMALİ
Genel
Durum ve Kırılganlık Çözümlemesi
Somali,
1990’lardan bu yana süregelen iç savaş ve merkezi otoritenin zayıflığı ile özellik
kazanan kırılgan bir devlettir. Federal yapı ve yerel klan yönetimleri, ulusal
birliğin sağlanmasını zorlaştırmaktadır. Türkiye, özellikle 2011’deki kuraklık
ve insancıl kriz sonrasında Somali ile ilişkilerini yoğunlaştırmış ve merkezi
hükümeti destekleme ve devlet kurumlarının kapasitesini artırma yönünde etkili
bir siyasa izlemiştir. Somali’de
yürütülen güvenlik ve barış operasyonları, merkezi otoritenin yeniden kurulmasında
dış aktörlerin rolünü göstermesi açısından önemli bir örnek oluşturmaktadır
(Williams, 2018).
Diplomasi
/ Siyasal Destek (Yoğunluk: 5/5)
Türkiye,
Somali ile diplomatik bağlarını güçlü tutmaktadır. Başkent Mogadişu’da
büyükelçilik ve yüksek düzeyli siyasal ziyaretler ile ilişkiler sürekli
geliştirilmiştir. Türkiye, BM ve Afrika Birliği platformlarında Somali’nin
çıkarlarını destekleyerek uluslararası görünürlüğünü artırmıştır. Diplomatik
girişimler, insancıl yardım ve kalkınma projeleriyle bütünleşik bir stratejinin
parçasıdır.
Ekonomi /
Ticaret (Yoğunluk: 4/5)
Türk
firmaları altyapı, inşaat ve enerji projelerinde etkili rol oynamaktadır. Mogadişu
Havalimanı restorasyonu, liman ve hastane projeleri ekonomik etkilerin somut
örneklerindendir. Ticari yatırımlar hem Somali’nin kalkınmasına hem de
Türkiye’nin bölgedeki ekonomik etkisinin artmasına hizmet etmektedir.
Kalkınma
/ İnsancıl Yardım (Yoğunluk: 5/5)
TİKA ve Türk
Kızılay’ı aracılığıyla sağlık, eğitim ve gıda yardımı projeleri
yürütülmektedir. Büyük hastane ve okul projeleri, mesleksel eğitim programları
ve altyapı çalışmaları devlet kapasitesini artırmaktadır. İnsancıl yardımlar
hem halk nezdinde güven oluşturmakta hem de devlet kurma işlevini
desteklemektedir.
Askeri /
Güvenlik (Yoğunluk: 3/5)
Türkiye,
Somali güvenlik güçlerine ve polise eğitim ve danışmanlık desteği vermektedir. Doğrudan
askeri müdahale yoktur, ancak kapasite geliştirme etkinlikleri güvenlik
altyapısını güçlendirmektedir.
Devlet
Kurma / Ulusal Birlik (Yoğunluk: 5/5)
Türkiye’nin
desteklediği altyapı, eğitim ve sağlık projeleri, merkezi hükümetin
kapasitesini artırmakta ve federal yapıyı merkezi otorite ile bütünleştirmektedir.
Ulusal birliğin güçlendirilmesi, Türkiye’nin Somali’deki stratejik önceliğidir.
Kalkınma ve diplomasi ile bütünleşmiş devlet kurma işlevi, Somali’yi
Türkiye’nin en kritik odak noktalarından biri yapmaktadır.
Stratejik
Değerlendirme ve Öncelikler
Somali,
devlet kurma ve kalkınma odaklı stratejik bir ülke olarak öne çıkmaktadır. Diplomasi
ve ekonomik yatırımlar destekleyici işlevler görmektedir. Türkiye’nin
Somali’deki etkinlikleri, kırılgan devletlerin merkezi otoritesini güçlendirme
ve ulusal birliği sağlama stratejisinin başarılı bir örneğidir.
MALİ
Genel
Durum ve Kırılganlık Çözümlemesi
Mali,
özellikle 2012’deki kuzey ayaklanmaları ve devam eden güvenlik sorunları ile
kırılgan bir devlet olarak sınıflandırılmaktadır. Merkezi hükümetin denetimi
sınırlıdır ve cihatçı grupların etkililiği ulusal birliği tehdit etmektedir.
Türkiye, Mali’de merkezi yönetimi destekleme, devlet kurumlarını güçlendirme ve
kararlılığı artırma hedefiyle diplomasi, kalkınma ve sınırlı askeri kapasite
geliştirme etkinlikleri yürütmektedir.
Diplomasi
/ Siyasal Destek (Yoğunluk: 4/5)
Türkiye,
Mali ile ikili diplomatik ilişkilerini sürdürmekte ve geçiş süreçlerinde siyasal
destek sağlamaktadır. BM ve Afrika Birliği çerçevesinde iş birlikleri, Mali’nin
uluslararası platformlarda görünürlüğünü artırmakta ve Türkiye’nin diplomatik
etkisini güçlendirmektedir. Yüksek düzeyli ziyaretler ve ikili anlaşmalar
diplomatik bağları pekiştirmektedir.
Ekonomi /
Ticaret (Yoğunluk: 3/5)
Türk
firmaları tarım, altyapı ve bazı inşaat projelerinde etkinlik göstermektedir. Mali’deki
ekonomik yatırımlar sınırlı olup, Türkiye’nin ekonomik etkisi diğer ülkeler
kadar yoğun değildir. Ancak ticaret ve yatırım etkinlikleri, uzun vadede
Türkiye’nin bölgesel ekonomik etkisini artırma stratejisi ile uyumludur.
Kalkınma
/ İnsancıl Yardım (Yoğunluk: 4/5)
TİKA ve Türk
Kızılay’ı, eğitim, sağlık ve gıda yardımı projelerini yürütmektedir. Mesleksel
eğitim programları ve altyapı çalışmaları devlet kapasitesini artırmakta ve
merkezi yönetimin yetkinliğini desteklemektedir. İnsancıl yardımlar halk
nezdinde güven oluşturmaya katkıda bulunmaktadır.
Askeri /
Güvenlik (Yoğunluk: 3/5)
Türkiye,
Mali güvenlik güçlerine eğitim ve danışmanlık desteği vermektedir. Barış koruma
ve kapasite geliştirme odaklı bu çalışmalar askeri müdahale içermemektedir. Güvenlik
desteği, merkezi otoritenin ve devlet kurumlarının güçlendirilmesine katkı
sağlamaktadır.
Devlet
Kurma / Ulusal Birlik (Yoğunluk: 4/5)
Merkezi
hükümeti destekleme, yerel yönetimleri merkezi hükümetle bütünleştirme ve
ulusal birliği güçlendirme etkinlikleri ön plandadır. Türkiye’nin diplomasi,
kalkınma ve sınırlı askeri desteği Mali’de devlet kurma işlevini
desteklemektedir.
Stratejik
Değerlendirme ve Öncelikler
Mali,
Türkiye için diplomasi ve devlet kurma işlevlerinin öne çıktığı bir Batı Afrika
ülkesi olarak değerlendirilebilir. Kalkınma ve güvenlik çalışmaları, stratejik
öncelikleri destekleyici niteliktedir. Türkiye’nin etkinlikleri kırılgan bir
devletin merkezi otoritesini güçlendirme ve ulusal birliği sağlama hedefine
hizmet etmektedir.
ÇAD
Genel
Durum ve Kırılganlık Çözümlemesi
Çad, Sahra
ve Sahel bölgesinde stratejik öneme sahip olmasına rağmen siyasal kararlılığı
sınırlı bir ülkedir. Merkezi yönetim güçlü olmakla birlikte, kuzey ve doğu
bölgelerinde güvenlik sorunları ve yerel çatışmalar devam etmektedir. Türkiye,
Çad ile diplomasi ve kalkınma etkinlikleri üzerinden merkezi otoriteyi
destekleme, devlet kurumlarını güçlendirme ve ulusal bütünlüğü koruma hedefi
gütmektedir.
Diplomasi
/ Siyasal Destek (Yoğunluk: 3/5)
Türkiye, Çad
ile ikili ilişkiler yürütmekte ve diplomatik temaslarını sürdürmektedir. Üst
düzey ziyaretler ve ikili anlaşmalar aracılığıyla siyasal iş birliği
geliştirilmiştir. Diplomasi, Türkiye’nin bölgesel etki ve kararlılık sağlama
hedefinin bir parçasıdır, ancak Libya veya Somali kadar yoğun değildir.
Ekonomi /
Ticaret (Yoğunluk: 3/5)
Türkiye,
Çad’da tarım, su projeleri ve altyapı yatırımlarına odaklanmaktadır. Ticari etkinlikler
sınırlı olup uzun vadeli ekonomik çıkarların desteklenmesi yönünde
yürütülmektedir. Türkiye’nin ekonomik etkisi diğer Afrika ülkelerine oranla
daha orta düzeydedir.
Kalkınma
/ İnsancıl Yardım (Yoğunluk: 3/5)
TİKA ve Türk
Kızılay’ı aracılığıyla eğitim, sağlık ve mesleksel eğitim projeleri
yürütülmektedir. İnsancıl yardımlar ve altyapı projeleri sınırlı ölçeklidir
ancak devlet kapasitesini desteklemektedir. Bu çalışmalar halk nezdinde güven oluşturma
ve devlet kurma işlevine katkı sağlamaktadır.
Askeri /
Güvenlik (Yoğunluk: 3/5)
Türkiye, Çad
güvenlik güçlerine eğitim ve kapasite geliştirme desteği sunmaktadır. Doğrudan
müdahale yoktur ve askeri destek sınırlı ve daha çok kapasite geliştirmeye
yöneliktir.
Devlet
Kurma / Ulusal Birlik (Yoğunluk: 3/5)
Türkiye’nin
çalışmaları, merkezi otoriteyi güçlendirme ve devlet kurumlarını destekleme
üzerine odaklanmaktadır. Ulusal birliği koruma çabaları sınırlı düzeyde olsa da
diplomasi ve kalkınma projeleriyle desteklenmektedir.
Stratejik
Değerlendirme ve Öncelikler
Çad,
Türkiye’nin orta düzeyde stratejik ilgi gösterdiği Batı Afrika ülkesi olarak
öne çıkmaktadır. Diplomasi, kalkınma ve devlet kurma işlevleri dengeli bir
şekilde uygulanmaktadır. Askeri ve ekonomik etkiler sınırlıdır. Türkiye’nin
Çad’daki etkinlikleri, bölgesel kararlılığı destekleme ve merkezi yönetimi
güçlendirme amacına hizmet etmektedir.
GAMBİYA
Genel
Durum ve Kırılganlık Çözümlemesi
Gambiya,
Batı Afrika’da küçük ve kırılgan bir devlettir. 1990’lardan sonra askeri
yönetim ve ardından demokratik geçiş süreçleri yaşanmıştır. Merkezi otoritenin
kapasitesi sınırlı olup, güvenlik ve kolluk güçlerinin çağdaşlaştırılması
kritik önemdedir. Türkiye, Gambiya’da güvenlik kapasitesini artırma ve
jandarma/askeri eğitim desteği sağlama amacıyla uzun yıllardır etkili rol
oynamaktadır. Güvenlik sektörü reformu, yalnızca silahlı kuvvetleri değil,
polis ve jandarma gibi kolluk kuvvetlerini de kapsayan bütüncül bir kurumsal
dönüşümü ifade etmektedir (Bryden ve Hanggi, 2004). Güvenlik ve insancıl müdahaleler,
devlet kapasitesinin zayıf olduğu ülkelerde uzun vadeli kararlılığın sağlanması
açısından birbirini tamamlayan araçlar olarak değerlendirilmektedir (Weiss,
2018).
Diplomasi
/ Siyasal Destek
Türkiye,
Gambiya ile ikili diplomatik ilişkilerini sürdürmüş, üst düzey ziyaretler ve
anlaşmalarla siyasal bağları güçlendirmiştir. BM ve Afrika Birliği çerçevesinde
Gambiya’nın uluslararası görünürlüğünü desteklemiştir. Diplomasi, Türkiye’nin
bölgesel etki ve güvenlik stratejisinin bir parçasıdır. Güvenlik sektörü reformu, yalnızca
silahlı kuvvetlerin eğitilmesini değil, kolluk kuvvetlerinin kurumsallaşmasını
ve sivil-asker ilişkilerinin yeniden düzenlenmesini de kapsamaktadır (Bryden ve
Hanggi, 2004). Kolluk kuvvetlerinin kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesi,
özellikle kırılgan devletlerde ulusal birliğin korunması açısından kritik bir
işlev görmektedir (Weiss, 2018).
Ekonomi /
Ticaret
Türkiye’nin
Gambiya’daki ekonomik etkisi sınırlıdır. Tarım ve altyapı projeleri ile sınırlı
ticari etkinlikler yürütülmektedir. Ekonomik yatırımlar, uzun vadede
Türkiye’nin bölgesel etki stratejisi ile uyumludur.
Kalkınma
/ İnsancıl Yardım
TİKA ve Türk
Kızılay’ı aracılığıyla bazı eğitim ve sağlık projeleri yürütülmüştür. Kalkınma
projeleri küçük ölçekli olup daha çok güvenlik ve kapasite geliştirme
çalışmalarını destekleyici niteliktedir.
Askeri /
Güvenlik
Türkiye,
Gambiya’da jandarma eğitim tesisleri kurmuş ve güvenlik güçlerini
örgütlemiştir. Eğitim programları Gambiya Silahlı Kuvvetleri ve polis örgütünü çağdaşlaştırma
ve kapasite geliştirme üzerine odaklanmıştır. Bu alan, Türkiye’nin Gambiya’daki
en baskın etkinlik alanıdır.
Devlet
Kurma / Ulusal Birlik
Türkiye’nin
katkısı, daha çok güvenlik ve kapasite geliştirme üzerinden gerçekleşmiştir. Merkezi
otoritenin güçlendirilmesi ve güvenlik altyapısının çağdaşlaştırılması, ulusal
birliği destekleyen kritik unsurlar olarak öne çıkmaktadır.
Stratejik
Değerlendirme ve Öncelikler
Gambiya,
Türkiye’nin Afrika’daki askeri ve güvenlik odaklı öncelikli ülkelerinden
biridir. Diplomasi ve devlet kurma işlevleri orta düzeyde, ekonomi ve kalkınma etkinlikleri
sınırlıdır. Türkiye’nin Gambiya’daki çalışmaları, özellikle jandarma ve askeri
kapasite geliştirme bağlamında başarılı ve uzun vadeli bir örnek oluşturmaktadır.
GENEL
SENTEZ VE STRATEJİK ÇIKAR ÇÖZÜMLEMESİ
Stratejik
Önceliklerin Dağılımı
Devlet
Kurma ve Ulusal Birlik: Türkiye’nin en baskın etkinlik gösterdiği alan Libya ve Somali’dir. Bu
ülkelerde merkezi otoritenin güçlendirilmesi ve parçalanmış yapıları
bütünleştirme öncelikli hedef olmuştur. Sudan ve Mali’de ise devlet kurma
işlevi orta düzeyde, Çad’da sınırlı, Gambiya’da ise güvenlik odaklıdır.
Askeri /
Güvenlik: Libya ve Gambiya, Türkiye’nin askeri kapasite geliştirme ve müdahale
alanındaki öncelikli ülkeleri olarak öne çıkmaktadır. Somali ve Mali’de askeri
destek sınırlı ve kapasite geliştirmeye yöneliktir. Sudan ve Çad’da ise sınırlı
düzeyde uygulama vardır.
Diplomasi
ve Ekonomi: Sudan,
Mali ve Somali’de diplomasi ve ekonomik ilişkiler Türkiye’nin öncelik verdiği
alanlardır. Gambiya ve Çad’da diplomasi ve ekonomi sınırlı düzeydedir.
Bölgesel
Stratejik Farklılıklar
Kuzey ve
Doğu Afrika (Libya, Sudan, Somali): Türkiye’nin hem devlet kurma hem diplomasi ve kalkınma etkinliklerinin
daha yoğun olduğu bir bölgedir. Libya’da askeri ve devlet kurma işlevi baskın
iken Somali’de kalkınma ve devlet kurma ön plandadır ve Sudan’da diplomasi ve
ekonomik yatırım öne çıkmaktadır.
Batı
Afrika (Mali, Çad, Gambiya): Türkiye’nin etkisi daha dengeli ve sınırlıdır. Mali ve
Çad’da diplomasi, kalkınma ve devlet kurma etkinlikleri orta düzeydedir ve Gambiya’da
askeri kapasite geliştirme odaklı bir strateji uygulanmıştır.
Türkiye’nin
Güçlü ve Zayıf Yönleri
Güçlü
Yönler: Kırılgan ve
parçalanmış devletlerde merkezi otoriteyi güçlendirme kapasitesi, kalkınma,
sağlık ve eğitim projeleri ile yumuşak güç aracılığıyla uzun vadeli etki
oluşturma ve güvenlik ve askeri kapasite geliştirme konusundaki deneyimlerin
(özellikle Libya ve Gambiya örneklerinde) güçlü yönler olarak ortaya çıktığı
görülmektedir.
Zayıf
Yönler / Sınırlamalar: Ekonomik yatırımların bazı Batı Afrika ülkelerinde sınırlı kalması, diplomasi
ve devlet kurma işlevlerinin bazı ülkelerde (Çad, Gambiya) orta veya sınırlı
düzeyde olması ve askeri müdahale kapasitesinin bazı ülkelerde (Sudan, Mali,
Çad) sınırlı olması zayıflık alanları olarak görülmektedir
Stratejik
Çıkar ve Geleceğe Bakış
Türkiye’nin
Afrika’daki etkinlikleri, kırılgan devletlerin kararlılığını sağlama, merkezi
otoriteyi güçlendirme ve ulusal birliği destekleme ekseninde şekillenmiştir. Gelecekte
Türkiye, Batı Afrika’da diplomasi ve ekonomik yatırımları artırarak, Doğu ve
Kuzey Afrika’daki devlet kurma başarılarını Batı’ya yayabilir. Güvenlik ve
askeri kapasite geliştirme alanında Gambiya örneği Türkiye’nin lokal güvenlik
güçlerini eğiterek uzun vadeli stratejik etki oluşturma modelini
göstermektedir.
SONUÇ VE
SİYASA ÖNERİLERİ
Genel
Sonuçlar
Bu çalışma,
Türkiye’nin Afrika’da özellikle kırılgan ve parçalanmış devletler üzerinde
yürüttüğü etkinliklerin klasik diplomasi ve kalkınma yardımı çerçevesini
aştığını ortaya koymaktadır. Libya, Sudan, Somali, Mali, Çad ve Gambiya
örnekleri birlikte ele alındığında Türkiye’nin yalnızca ikili ilişkiler
geliştiren bir aktör değil, devlet kurma (state-building) ve ulusal
birliği destekleme işlevi üstlenen ve gerektiğinde askeri ve güvenlik
kapasitesi oluşturan çok boyutlu bir aktör olduğu görülmektedir. Bu yönüyle
Türkiye’nin Afrika siyasası, Batılı müdahaleci modellerden ve yalnızca ekonomik
etki arayışına dayalı yaklaşımlardan belirgin biçimde ayrılmaktadır. Türkiye’nin
Afrika siyasası, diplomasi, kalkınma yardımı ve insancıl yardım araçlarını bir
arada kullanan çok boyutlu bir dış siyasa yaklaşımı olarak şekillenmiştir
(Özkan, 2010). Türkiye’nin
Afrika’daki etkinlikleri, Batı merkezli devlet kurma yaklaşımlarından
ayrışarak, yerel kapasiteyi ve ulusal birliği önceleyen bağlama duyarlı bir
model sunmaktadır (Fukuyama, 2004; Donelli, 2021).
Devlet
Kurma İşlevinin Merkeziliği
Çalışmanın
temel bulgularından biri, Türkiye’nin özellikle Libya ve Somali’de açık
biçimde, Sudan ve Mali’de ise dolaylı olarak devlet kurma işlevi üstlendiğidir.
Bu işlev merkezi otoritenin güçlendirilmesi, güvenlik sektörünün yeniden
yapılandırılması, parçalanmış siyasal ve toplumsal yapıların bütünleştirilmesi
ve ulusal birliğin korunması ve sürdürülmesi üzerinden somutlaşmaktadır. Gambiya
örneği ise bu sürecin mikro ölçekte, özellikle jandarma ve kolluk kuvvetlerinin
örgütlenmesi yoluyla nasıl uygulanabildiğini göstermektedir. Türkiye’nin
Afrika’ya açılımı, klasik ekonomik çıkar odaklı yaklaşımlardan farklı olarak
siyasal ve toplumsal ilişkileri de önceleyen bir çerçeve sunmaktadır (Akgün ve
Özkan, 2015).
Askeri ve
Güvenlik Boyutunun Rolü
Türkiye’nin
Afrika’daki etkinliklerinde askeri boyut, genellikle devlet kurma sürecinin
tamamlayıcı unsuru olarak ortaya çıkmaktadır: Libya’da doğrudan askeri destek
ve müdahale, Somali ve Mali’de güvenlik kapasitesi geliştirme ve Gambiya’da
jandarma örgütünün eğitimi ve kurumsallaştırılması. Türkiye’nin güvenliği
yalnızca “sert güç” olarak değil, kurumsal ve sürdürülebilir bir kapasite
olarak ele aldığını göstermektedir. Bu durum, Türkiye’yi Afrika’da “askeri
varlık kuran” değil, “yerel güvenlik aygıtlarını kuran” bir aktör konumuna
yerleştirmektedir.
Bölgesel
Farklılaşma ve Esnek Strateji
Çözümleme,
Türkiye’nin Afrika’da tek tip bir siyasa izlemediğini ortaya koymaktadır: Kuzey
ve Doğu Afrika’da (Libya, Somali, Sudan) daha derin ve çok katmanlı
müdahaleler, Batı Afrika’da (Mali, Çad) daha sınırlı ama dengeli ‘diplomasi-kalkınma-güvenlik’
yaklaşımı ve Gambiya’da ise neredeyse saf bir güvenlik ve kolluk kapasitesi
modeli uygulanmıştır. Bu durum, Türkiye’nin bağlama duyarlı ve esnek bir Afrika
stratejisi geliştirdiğini göstermektedir.
Siyasa
Önerileri
Çalışmanın
bulgularına dayanarak şu öneriler geliştirilebilir:
Devlet kurma işlevi açık bir kavramsal çerçeveye
oturtulmalıdır.
Türkiye’nin Afrika’daki etkinlikleri artık yalnızca “yardım”
ya da “iş birliği” olarak değil, bilinçli bir devlet kurma stratejisi olarak
tanımlanmalıdır.
Güvenlik sektörü reformu Türkiye’nin güçlü alanı olarak
kurumsallaştırılmalıdır.
Gambiya örneği, başka kırılgan devletler için model durumuna
getirilebilir.
Batı Afrika’da ekonomik ve kalkınma boyutu
güçlendirilmelidir.
Mali ve Çad gibi ülkelerde askeri ve diplomatik çabaların
ekonomik yatırımlarla desteklenmesi kalıcılığı artıracaktır.
Türkiye’nin Afrika yaklaşımı diplomasi yazınına özgün bir
katkı olarak sunulmalıdır.
Bu model ne
Batı tipi liberal müdahaleciliğe ne de yalnızca çıkar odaklı güç siyasalarına
uymaktadır. Kendine özgü bir “Türk tipi devlet kurma yaklaşımı” ortaya
çıkmaktadır.
GENEL
DEĞERLENDİRME
Sonuç olarak
bu çalışma, Türkiye’nin Afrika’daki yükümlenmelerini klasik dış yardım,
kalkınma iş birliği ya da dar anlamda güvenlik desteği kategorileriyle
açıklanamayacağını ortaya koymaktadır. Libya, Sudan, Somali, Mali, Çad ve
Gambiya örnekleri birlikte değerlendirildiğinde, Türkiye’nin kırılgan ve
parçalanmış devlet bağlamlarında merkezi otoritenin yeniden kurulmasını, ulusal
birliğin korunmasını ve güvenliğin kurumsallaştırılmasını önceleyen bir devlet
kurma modeli geliştirdiği görülmektedir. Bu yönüyle Türkiye, güvenliği yalnızca
askeri bir çıktı olarak değil, devlet kapasitesinin kurucu bir bileşeni olarak
ele alan bir yaklaşım sergilemektedir.
Çalışmanın
bulguları, Türkiye’nin Afrika siyasasının Batı merkezli liberal devlet kurma
modellerinden ayrıştığını ve bağlama duyarlı, aşamalı ve yerel kurumsal
kapasiteyi önceleyen bir devlet kurma yaklaşımı seçeneği sunduğunu
göstermektedir. Bu yaklaşım, diplomasi, kalkınma ve askeri araçların
birbirinden bağımsız değil, birlikte ve tamamlayıcı biçimde kullanıldığı
bütüncül bir stratejik çerçeveye dayanmaktadır. Türkiye’nin Afrika’daki
varlığı, bu bağlamda, insancıl diplomasi ile stratejik yükümlenmeler arasında
denge kuran özgün bir dış siyasa biçimi olarak değerlendirilebilir (Donelli,
2021). Kuramsal açıdan çalışma, devlet kurma yazınında ağırlıklı olarak Batılı
müdahaleler üzerinden şekillenen çözümlemelere, orta ölçekli ve yükselen bir
aktörün deneyimlerini katmaktadır. Böylece Türkiye örneği, devlet kurma yazınına,
askeri müdahalecilik ile edilgin yardımcılık ikilemini aşan, güvenlik,
yönetişim ve kurumsal kapasiteyi eş zamanlı ele alan karşılaştırmalı bir katkı
sunmaktadır.
Bu bağlamda
Türkiye’nin Afrika’daki etkinlikleri, devlet kurma yazınında sıklıkla
karşılaşılan “dışsal müdahale-yerel sahiplenme” gerilimini yumuşatan bir ara
model olarak da okunabilir. Türkiye’nin yaklaşımı, liberal norm ihracı ya da
kapsamlı rejim mühendisliği savı içermeksizin güvenlik sektörünün yeniden
yapılandırılması, kamu otoritesinin kurulması ve temel devlet işlevlerinin
işler kılınmasına odaklanmaktadır. Bu durum, Türkiye’yi ne klasik askeri
müdahaleci aktörler ne de yalnızca insancıl yardım sağlayıcılar kategorisine
yerleştirmekte, aksine, devlet kapasitesini aşamalı olarak güçlendirmeyi
hedefleyen yararcı bir devlet kurma aktörü olarak konumlandırmaktadır. Böylece
çalışma, devlet kurma yazınında Batı merkezli modellerin sınırlılıklarını
görünür kılarken, farklı ve karşılaştırmalı bir çözümleme çerçevesinin
geliştirilmesine katkı sunmaktadır.
Kaynakça
Akgün, B., ve
Özkan, M. (2015). Turkey’s opening to Africa. Journal of Modern African
Studies, 53(3), 407–433.
Bryden, A., ve
Hanggi, H. (2004). Security Sector Reform: Institutions, Society and Good
Governance. Münster: LIT Verlag.
Call, C. T.
(2011). Beyond the “failed state”: Toward conceptual alternatives. European
Journal of International Relations, 17(2), 303–326.
Donelli, F.
(2021). Turkey’s involvement in Africa: Between humanitarian diplomacy and
strategic engagement. Third World Quarterly, 42(6), 1237–1256.
Fukuyama, F.
(2004). State-Building: Governance and World Order in the 21st Century. Ithaca:
Cornell University Press.
Nye, J. S.
(2004). Soft Power: The Means to Success in World Politics. New York:
PublicAffairs.
OECD.
(2018). States of Fragility 2018. Paris: OECD Publishing.
Özkan, M.
(2010). Turkey’s Africa policy: A framework for analysis. Insight Turkey,
12(4), 93–107.
Pack, J.
(Ed.). (2013). The 2011 Libyan Uprisings and the Struggle for the Post-Qadhafi
Future. New York: Palgrave Macmillan.
Paris, R., ve
Sisk, T. D. (2009). The Dilemmas of Statebuilding: Confronting the
Contradictions of Postwar Peace Operations. London: Routledge.
Rotberg, R.
I. (Ed.). (2004). When States Fail: Causes and Consequences. Princeton:
Princeton University Press.
Weiss, T. G.
(2018). Humanitarian Intervention. Cambridge: Polity Press.
Williams, P.
D. (2018). Fighting for peace in Somalia: A history and analysis of the African
Union Mission in Somalia (AMISOM). International Peacekeeping, 25(2), 257–284.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder