Meksika’da Kartel Şiddeti ve Devlet Kapasitesi:
Ekonomik Eşitsizlik ve Kurumsal Zayıflık Bağlamında Bir Çözümleme
Prof. Dr.
Firuz Demir Yaşamış
Öz
Bu
çalışma, Meksika’daki kartel şiddetini yalnızca örgütlü suç ve güvenlik siyasaları
çerçevesinde değil, yapısal kamu siyasası eksiklikleri ve devlet kapasitesi
farklılaşması bağlamında çözümlemektedir. Yazında kartel sorunu çoğunlukla
askeri müdahaleler ve suçla savaşım stratejileri üzerinden ele alınmakta, ancak
bu yaklaşım, sorunun ekonomik ve kurumsal boyutlarını yeterince
açıklayamamaktadır. Çalışma, nitel karşılaştırmalı olay çözümlemesi yöntemi
kullanarak Meksika’daki kartel yapılarının gelir eşitsizliği, kayıt dışı
ekonomi, genç işsizliği ve kurumsal yolsuzluk gibi yapısal değişkenlerle
ilişkisini incelemektedir. Çözümleme, devlet kapasitesinin bölgesel düzeyde
farklılaşmasının, kartellerin bazı bölgelerde eylemli egemenlik alanları
oluşturmasına zemin hazırladığını göstermektedir. Güvenlik merkezli siyasaların
kısa vadeli baskı yaratmasına karşın, yapısal koşullar değişmedikçe şiddetin
yeniden üretildiği sonucuna ulaşılmaktadır. Türkiye örneği üzerinden yapılan
karşılaştırmalı değerlendirme, güçlü merkezi devlet kapasitesinin örgütlü suçun
bölgesel egemenlik üretmesini sınırlayabildiğini ortaya koymaktadır. Çalışma,
kartel sorununun sürdürülebilir çözümünün yalnızca güvenlik siyasalarıyla değil,
kurumsal reform, ekonomik eşitsizlikle savaşım ve yerel yönetişim kapasitesinin
güçlendirilmesiyle olanaklı olacağını savunmaktadır.
Anahtar Kelimeler:
Devlet kapasitesi, kamu siyasası, örgütlü
suç, karteller, yönetişim, Meksika, gelir eşitsizliği, güvenlik siyasası
Abstract
This study analyzes cartel violence in Mexico not merely as an issue of organized
crime or security policy, but as a structural public policy and state capacity sorun.
Existing literature predominantly focuses on military interventions and law
enforcement strategies, often overlooking the underlying economic and
institutional dimensions of the phenomenon. Employing a qualitative comparative
case study approach, the research examines the relationship between cartel
structures and structural variables such as income inequality, informal
economy, youth unemployment, and institutional corruption. The findings suggest
that regional variations in state capacity create governance gaps that enable
cartels to establish de facto zones of influence. While security-oriented
policies may generate short-term suppression effects, violence tends to be
reproduced in the absence of structural reforms. A comparative assessment with
Turkey indicates that stronger centralized state capacity can constrain the
territorial entrenchment of organized crime. The study argues that sustainable
solutions require comprehensive public policy reforms encompassing
institutional strengthening, reduction of economic inequality, and enhancement
of local governance capacity.
Keywords: State capacity, public policy, organized crime,
cartels, governance, Mexico, income inequality, security policy
GİRİŞ
Meksika, son yirmi yılda artan kartel
şiddeti, yüksek cinayet oranları ve bölgesel güvenlik krizleri nedeniyle
küresel güvenlik ve yönetişim tartışmalarının merkezinde yer almaktadır. Ancak
bu olgu çoğunlukla dar bir güvenlik bakış açısı içinde ele alınmakta, askeri
operasyonlar, polis müdahaleleri ve suçla savaşım stratejileri üzerinden
değerlendirilmektedir. Oysa Meksika’daki kartel sorunu yalnızca bir kamu
güvenliği sorunu değil, daha derin ve yapısal bir kamu siyasası sorunudur.
Kartellerin bazı bölgelerde eylemli
egemenlik alanları oluşturabilmesi, yerel yönetimlerle etkileşime girebilmesi
ve ekonomik ağ seçenekleri kurabilmesi, devlet kapasitesinin bölgesel düzeyde
zayıfladığına işaret etmektedir. Bu durum, sorunu yalnızca örgütlü suç
çerçevesinde değil, devletin güvenlik üretme, hukuku uygulama ve ekonomik
fırsat yaratma kapasitesi bağlamında değerlendirmeyi gerekli kılmaktadır.
Özellikle gelir eşitsizliği, kayıt dışı ekonomi, genç işsizliği ve kurumsal
yolsuzluk gibi yapısal etmenler, kartel yapılarının toplumsal zemin bulmasında
belirleyici rol oynamaktadır.
Mevcut yazında kartel şiddeti
çoğunlukla güvenlik çalışmaları bakış açısından çözümlenmekte, askeri
müdahalelerin etkililiği ya da suç örgütlerinin örgütsel yapıları ön plana
çıkarılmaktadır. Ancak kamu siyasası yazını açısından daha kritik soru şudur:
Devlet neden bazı bölgelerde güvenlik ve hukuksal düzen üretme kapasitesini
sürdürememektedir? Bu bağlamda sorun, yalnızca suçla savaşım değil, yönetişim
ve kurumsal kapasite sorunudur.
Bu çalışma, Meksika’daki kartel
şiddetinin temel olarak bir kamu siyasası başarısızlığı ve bölgesel devlet
kapasitesi zayıflığı sonucu ortaya çıktığını savunmaktadır. Makale, kartel
yapılarının ekonomik ve örgütsel özelliklerini inceleyerek, bunların ekonomik
eşitsizlik, kurumsal yolsuzluk ve kayıt dışı ekonomiyle olan ilişkisini çözümlemektedir.
Ayrıca karşılaştırmalı bir bakış açısı sunmak amacıyla Türkiye örneği ele
alınmakta ve güçlü merkezi devlet kapasitesinin örgütlü suçun bölgesel
egemenlik üretmesini nasıl sınırlandırdığı tartışılmaktadır.
Bu çerçevede makale şu soruya yanıt
aramaktadır: Meksika’da kartel şiddeti hangi yapısal kamu siyasası eksiklikleri
tarafından beslenmektedir ve bu sorun yalnızca güvenlik siyasalarıyla
çözülebilir mi? Çalışma, güvenlik merkezli yaklaşımların sınırlılıklarını
ortaya koyarak, kurumsal reform, ekonomik kalkınma ve yönetişim kapasitesinin
güçlendirilmesine dayalı bütüncül bir siyasa çerçevesinin gerekliliğini ileri
sürmektedir.
Bu çalışma, devlet kapasitesi ve
kurumsal zayıflık bağlamında iki farklı siyasal sistemin (Meksika ve Türkiye)
benzer kırılganlıklarını karşılaştırmayı öngörmektedir.
Amaç ve Hedefler
Bu çalışmanın temel amacı,
Meksika’daki kartel şiddetini yalnızca güvenlik merkezli bir suç olgusu olarak
değil, bölgesel devlet kapasitesi zayıflığı ve yapısal kamu siyasası
eksiklikleri bağlamında çözümlemektir. Çalışma, kartel yapılarının ortaya
çıkışı ve güçlenmesinin arkasındaki ekonomik, kurumsal ve yönetişim temelli etmenleri
inceleyerek, sorunun güvenlik siyasalarının ötesine geçen çok boyutlu
niteliğini ortaya koymayı hedeflemektedir.
Bu
genel amaç doğrultusunda çalışmanın belirgin hedefleri şunlardır:
Meksika’daki
kartel yapılarının örgütsel ve ekonomik özelliklerini kamu siyasası bakış açısından
değerlendirmek.
Gelir
eşitsizliği, kayıt dışı ekonomi, genç işsizliği ve kurumsal yolsuzluk gibi
yapısal değişkenlerin kartel şiddetiyle ilişkisini çözümlemek.
Kartellerin
bazı bölgelerde eylemli egemenlik alanları oluşturabilmesini devlet kapasitesi
ve yönetişim yazını çerçevesinde açıklamak.
Güvenlik
odaklı siyasa araçlarının sınırlılıklarını tartışmak ve mevcut yaklaşımın neden
sürdürülebilir sonuç üretmediğini ortaya koymak.
Karşılaştırmalı
bir bakış açısı sunarak Türkiye örneği üzerinden devlet kapasitesi ve merkezi
yönetişim yapısının örgütlü suç üzerindeki etkisini çözümlemek.
Meksika
bağlamında uygulanabilir kamu siyasası önerileri geliştirmek ve bütüncül bir
reform çerçevesi sunmak.
Bu hedefler doğrultusunda çalışma,
kartel şiddetinin yalnızca suçla savaşım stratejileriyle değil, kurumsal
güçlendirme, ekonomik kalkınma ve yönetişim reformlarıyla ele alınması
gerektiğini savunmaktadır.
Araştırma
Soruları
Bu çalışma, Meksika’daki kartel
şiddetini kamu siyasası ve devlet kapasitesi bakış açısından çözümlemeyi
amaçlamaktadır. Bu doğrultuda araştırma aşağıdaki temel soruya yanıt
aramaktadır:
Ana Araştırma
Sorusu
Meksika’da
kartel şiddeti hangi yapısal kamu siyasası eksiklikleri ve devlet kapasitesi
zayıflıkları tarafından beslenmektedir?
Alt Araştırma
Soruları
Kartel
örgütlenmeleri, Meksika’nın hangi kurumsal ve yönetişim boşluklarından
yararlanarak bölgesel güç alanları oluşturabilmektedir?
Gelir
eşitsizliği, kayıt dışı ekonomi ve genç işsizliği gibi ekonomik etmenler,
kartel yapılarının toplumsal taban bulmasında nasıl bir rol oynamaktadır?
Yerel
düzeydeki kurumsal yolsuzluk ve hukuksal yaptırım zayıflığı örgütlü suçun
sürdürülebilirliğini nasıl etkilemektedir?
Güvenlik
merkezli siyasa araçları (silahlı kuvvetleri kullanma, sert müdahale
stratejileri) neden kalıcı çözüm üretmekte yetersiz kalmaktadır?
Türkiye
örneğinde güçlü merkezi devlet kapasitesi örgütlü suçun bölgesel egemenlik
üretmesini nasıl sınırlamaktadır ve bu durum Meksika için ne tür siyasa
çıkarımları sunmaktadır?
YÖNTEM
Bu çalışma, nitel araştırma tasarımına
dayanan karşılaştırmalı olay çözümlemesi yaklaşımını benimsemektedir.
Araştırma, Meksika’daki kartel şiddetini kamu siyasası ve devlet kapasitesi bakış
açısından incelemekte ve yapısal ekonomik ve kurumsal değişkenlerle ilişkisini çözümlemektedir.
Karşılaştırmalı çerçeve oluşturmak amacıyla Türkiye örneği ikincil bir olay
olarak ele alınmıştır.
Araştırma
Tasarımı
Çalışma, açıklayıcı (explanatory) bir
tasarıma sahiptir. Amaç, kartel şiddetinin yalnızca güvenlik değişkenleriyle
değil, ekonomik eşitsizlik, kurumsal zayıflık ve yönetişim kapasitesi ile nasıl
bağlantılı olduğunu ortaya koymaktır. Bu kapsamda çözümleme devlet kapasitesi
ve kamu siyasası yazını çerçevesinde yapılandırılmıştır.
Veri Kaynakları
Araştırma, ikincil veri çözümlemesine
dayanmaktadır. Kullanılan veri kaynakları şunlardır: Dünya Bankası, OECD ve
ulusal istatistik kurumlarına ait ekonomik göstergeler (gelir dağılımı,
işsizlik, kayıt dışı ekonomi), resmi suç istatistikleri ve cinayet oranları, uluslararası
yolsuzluk endeksleri, akademik çalışmalar ve siyasa raporları. Bu veriler,
betimsel çözümleme yöntemiyle değerlendirilmiş ve yapısal değişkenlerle kartel
şiddeti arasındaki ilişkiler çözümleyici olarak yorumlanmıştır.
Karşılaştırmalı Çözümleme
Türkiye örneği, örgütlü suçun bölgesel
egemenlik üretme kapasitesi ile devletin merkezi kurumsal gücü arasındaki
ilişkiyi değerlendirmek amacıyla seçilmiştir. Karşılaştırma, nicel veri
eşleştirmesinden çok kurumsal yapı ve devlet kapasitesi düzeyinde kavramsal bir
çözümleme sunmaktadır. Amaç, iki ülke arasındaki güvenlik siyasalarının farklı
sonuçlar üretmesinin arkasındaki yönetişim farklılıklarını ortaya koymaktır.
Sınırlılıklar
Çalışma, birincil alan verisine
dayanmamakta ve ikincil veri ve yazın çözümlemesi üzerinden ilerlemektedir.
Ayrıca karşılaştırmalı bölüm derinlemesine ülke içi çözümleme yerine siyasa
kapasitesi düzeyinde kavramsal bir çerçeve sunmaktadır. Bu nedenle bulgular
genelleştirilebilir nedensel sonuçlardan çok çözümleyici çıkarımlar
üretmektedir.
KURAMSAL ÇERÇEVE
Meksika’daki kartel şiddetini kamu siyasası
bakış açısından çözümlemeyebilmek için çalışma üç temel kuramsal eksene
dayanmaktadır: devlet kapasitesi, karma (hibrit) egemenlik ve şiddetin politik
ekonomisi yaklaşımı. Bu çerçeve, örgütlü suçun yalnızca kriminal bir olgu
değil, kurumsal ve ekonomik yapılarla etkileşim içinde gelişen yönetişim sorunu
olduğunu varsaymaktadır.
Devlet Kapasitesi
Devlet kapasitesi yazını, devletin
güvenlik sağlama, hukuku uygulama, vergi toplama ve kamusal hizmet üretme
yeteneğini temel çözümleme birimi olarak ele almaktadır. Yüksek kapasiteye
sahip devletler, toplumsal düzeni sürdürebilir ve farklı güç yapılarına alan
bırakmazken, düşük veya bölgesel olarak zayıflamış kapasite, resmi olmayan
aktörlerin güçlenmesine zemin hazırlamaktadır. Meksika bağlamında sorun, devlet
kapasitesinin tamamen çökmüş olması değil, bölgesel düzeyde farklılaşmış ve
parçalı bir kapasite yapısının ortaya çıkmasıdır. Bazı eyaletlerde güvenlik ve
hukuk uygulama kapasitesi güçlü iken, diğer bölgelerde kartellerin eylemli denetim
alanları oluşturabilmesi, devlet kapasitesinin uyum içinde olmadığını
göstermektedir. Bu durum, örgütlü suçun yalnızca suç siyasalarıyla değil,
yönetişim kapasitesinin yeniden kurulması yoluyla ele alınması gerektiğine
işaret etmektedir.
Karma (Hibrit)
Egemenlik
Karma egemenlik kavramı, devlet ile resmi
olmayan silahlı aktörlerin belirli coğrafyalarda eş zamanlı olarak varlık
gösterdiği ve zaman zaman işlevsel bir denge kurduğu durumları tanımlamaktadır.
Bu tür yapılarda devlet tamamen ortadan kalkmaz, ancak güvenlik üretimi ve norm
koyma kapasitesi uygulamada paylaşılır. Meksika’da bazı bölgelerde kartellerin
güvenlik sağlaması, ekonomik düzen kurması ya da yerel yönetimlerle etkileşime
girmesi klasik egemenlik anlayışının ötesinde bir yönetişim modelinin
oluştuğunu göstermektedir. Bu çerçevede karteller, yalnızca suç örgütleri değil,
yer yer değişik düzen üreticileri olarak da çözümlenmelidir. Ancak bu düzen, hukuksal
ve demokratik meşruluktan yoksundur ve uzun vadede kurumsal erozyonu
derinleştirmektedir.
Şiddetin Politik
Ekonomisi
Örgütlü suç yazınında şiddet, çoğu
zaman güvenlik ve suç olgusu çerçevesinde ele alınsa da politik ekonomi
yaklaşımı, şiddetin ekonomik özendirmelerle ilişkili olduğunu vurgular.
Uyuşturucu ticareti, küresel talep tarafından beslenen yüksek getirili bir
ekonomik etkinliktir ve bu ekonomik hacim yerel aktörler için güçlü özendirmeler
üretmektedir. Meksika örneğinde kartel şiddeti, yalnızca yerel güç savaşımının
sonucu değil, küresel uyuşturucu piyasalarının yarattığı rantın denetimi
üzerine kurulu bir ekonomik yarışma biçimidir. Gelir eşitsizliği, genç
işsizliği ve kayıt dışı ekonomi gibi yapısal kırılganlıklar bu rant ekonomisine
katılımı artıran toplumsal zemin oluşturmaktadır. Dolayısıyla kartel sorunu suç
siyasası ile kalkınma siyasalarının kesişiminde yer almaktadır.
Bu kuramsal çerçeve, çalışmanın temel
varsayımını oluşturmaktadır: Meksika’daki kartel şiddeti, güvenlik
kapasitesinin ötesinde, devlet kapasitesi farklılaşması ve yapısal ekonomik
eşitsizlikle bağlantılı çok katmanlı bir kamu siyasası sorunudur.
ÇÖZÜMLEME
ÖN BİLGİLER: NÜFUS
VE YÜZÖLÇÜMÜ
Meksika’nın nüfusu ve yüzölçümü
Türkiye ile kıyaslanabilecek boyutlardadır. Meksika’nın nüfusu 2025 yılı kestirimlerine
göre yaklaşık 132 milyondur. Yüzölçümü ise yaklaşık 1.964.375 km²’dir. Nüfus
yoğunluğu 67 kişi/km²’dir.
|
Çizelge 1: Bölgesel dağılım |
||
|
Bölge |
Nüfus |
Özellik |
|
Mexico City ve çevresi |
Yaklaşık 22 milyon |
En yoğun nüfuslu bölge, ekonomik merkez |
|
Kuzey eyaletleri (Nuevo Leon, Chihuahua) |
8–10 milyon |
Sanayi ve göç yoğun |
|
Güney eyaletleri (Chiapas, Oaxaca) |
8–10 milyon |
Kırsal, yoksulluk oranı yüksek |
Türkiye’nin 2026 yılı nüfusu yaklaşık 87
milyondur. Yüzölçümü 783.562 km² ve nüfus yoğunluğu 111 kişi/km²’dir.
|
Çizelge 2: Bölgesel dağılım |
||
|
Bölge |
Nüfus |
Özellik |
|
Marmara (İstanbul dahil) |
Yaklaşık 30 milyon |
En yoğun nüfuslu, ekonomik merkez |
|
İç Anadolu |
15–16 milyon |
Orta yoğunluk, sanayi ve tarım karışık |
|
Doğu ve Güneydoğu |
20–21 milyon |
Daha kırsal ve düşük gelirli alanlar |
|
Çizelge 3: Karşılaştırma |
||
|
Özellik |
Meksika |
Türkiye |
|
Nüfus |
Yaklaşık 132 milyon |
Yaklaşık 87 milyon |
|
Yüzölçümü |
Yaklaşık 1.96 milyon km² |
Yaklaşık 0.78 milyon km² |
|
Nüfus yoğunluğu |
67 kişi/km² |
111 kişi/km² |
|
Nüfus dağılımı |
Kuzey–güney farkı belirgin |
Marmara–Doğu farkı belirgin |
Özetle, Meksika yüzölçümü olarak
Türkiye’nin yaklaşık 2,5 katıdır ama nüfusu biraz fazladır. Bu nedenle
Meksika’nın nüfus yoğunluğu özellikle kırsal ve güney bölgelerde Türkiye’den
düşüktür. Her iki ülkede de büyük şehirler çok yoğun ve kırsal alanlar seyrek
nüfusludur.
MEKSİKA’DA
SİYASAL SİSTEM, YÖNETİM SİSTEMİ VE SEÇİM SİSTEMİ
Siyasal Sistem
Meksika, başkanlık sistemiyle
yönetilen bir federal cumhuriyettir. Cumhurbaşkanı hem devletin hem hükümetin
başkanıdır. Dolayısıyla başbakan veya başbakan yardımcısı gibi mevkiler yoktur.
Yürütme yetkisi tümüyle cumhurbaşkanına aittir. Cumhurbaşkanı hem kabineyi atar
hem de ulusal güvenlik, dış siyasa ve yasama üzerinde veto yetkisine sahiptir.
Federal düzeyde başkan dışında, eyaletlerde ise valiler eyalet yönetimini
yürütür. Belediyelerde ise belediye başkanları yerel yönetimden sorumludur.
Yani Meksika’da yürütme tek liderli bir başkan sistemi ile işler. Başbakanlık
sistemi gibi iki yürütme başı yoktur. Meksika’nın siyasal ve seçim sistemi,
kartellerin ve örgütlü suçun toplumsal etkilerini anlamak için kritik önem
taşımaktadır. Devletin yönetim yapısı üç ana dala ayrılır. Bunlar yürütme, yasama
ve yargıdır. Kongre yani yasama organı iki meclislidir: Senato ve Temsilciler
Meclisi. Yargı ise Federal mahkemelerden
ve eyalet mahkemelerinden oluşur.
Cumhurbaşkanı’nın görev süresi 6 yıldır
ve ikinci kez seçilemez.
Meksika 32 eyalete ayrılmıştır (31
eyalet ve Mexico City). Her eyaletin kendi valisi ve yasama organı vardır. Meksika’da
valiler seçimle iş başına gelir. Her eyaletin kendi valisi ve yasama organı
vardır. Vali, eyaletin yürütme başkanıdır ve eyaletin merkezi hükümetle
ilişkisini yönetir. Vali doğrudan halk oylaması ile seçilir. Görev süresi 6
yıldır (cumhurbaşkanı gibi) ve yeniden seçilemez. Vali adayları genellikle
büyük siyasal partilerden çıkar. Bazı eyaletlerde iki turlu sistem yoktur ve en
çok oy alan aday seçimi kazanır.
Belediye başkanları ve yerel meclisler
seçimle belirlenir.
Seçim Sistemi
Cumhurbaşkanı
Seçimi: Cumhurbaşkanı doğrudan halk oylaması
ile seçilir. Herhangi bir aday çoğunluk oyunu alırsa kazanmış sayılır. Mutlak
çoğunluk gerekmez.
Kongre Seçimi: 500 üyeli olan Temsilciler Meclisi’nde 300
üye çoğunluk sistemi tek kişinin seçileceği dar bölge sistemiyle ve 200 üye ise
parti listelerine dayanan göreli temsil sistemi ile seçilir. Senato 128 üyelidir.
Her eyaletten 3 senatör seçilir (2 çoğunluk, 1 ikinci parti). 32 senatör ise göreli
temsil sistemiyle belirlenir
Siyasal Partiler: Meksika çok partili sisteme sahiptir. Önde
gelen partiler MORENA (sol eğilimli ve 2018’den beri güçlü), PAN (sağ merkez), PRI
(merkez sol, tarihsel olarak baskın ve PRD (sol merkez)’dir.
Belediye başkanları ve eyalet yasama
organları halk tarafından seçilir. Bazı yerlerde karteller seçimleri örneğin
rüşvet, tehdit veya aday destekleme yoluyla seçim sonuçlarını yönlendirmeye
çalışabilir. Yerel yönetimlerin zayıf olduğu bölgelerde karteller yerel nüfusu denetim
altında tutabilir. Karteller, kendi çıkarına hizmet edecek adayları destekler
veya rakipleri sindirir.
Devletin denetim gücü parçalıdır.
Federal hükümetin güçlü olmasına karşın yerel polis ve yöneticiler kartel
baskısına açıktır. Bu durum, kartellerin şiddet ve uyuşturucu ticaretini
sürdürmesini kolaylaştırır.
Özetle, Meksika, federal başkanlık
sistemi ve çok partili parlamentoya sahiptir. Başkan tek dönem 6 yıl görev
yapar. Kongre üyeleri çoğunluk ve göreli temsil yöntemiyle seçilir. Karteller,
özellikle yerel seçimler ve yerel yönetimlerde etki ve baskı kurmaya çalışır. Yolsuzluk
ve güç boşlukları, siyasal sistemin etkililiğini zayıflatır.
Bazı eyaletlerde karteller seçim
sürecine müdahale edebilir. Rüşvet veya tehdit yoluyla adayları destekleyebilir,
rakip adayları sindirebilir ve oy kullanımı üzerinde baskı yaratabilir. Bu
nedenle, valilerin resmi otoritesi ile kartellerin eylemli etkisi arasında
çatışmalar görülebilir Ancak bazı bölgelerde yerel güvenlik ve seçim süreci
kartel etkisine açık olabilir.
İktidardaki Siyasal
Partiler
Meksika’da 2026 itibarıyla öne çıkan siyasal
partiler şunlardır:
MORENA (Ulusal Yeniden Doğuş
Hareketi - Movimiento Regeneracion Nacional). Sol eğilimlidir. Kuruluş tarihi 2014’dür. Lideri
Andres Manuel Lopez Obrador tarafından kurulmuştur. 2018’den bu yana siyasal gücünü
artırmıştır. Federal düzeyde iktidardır. Cumhurbaşkanı bu partidendir ve birçok
eyalet valisi bu patiden seçilmiştir. Siyasal özelliği itibarıyla popülist siyasalar
izlemekte, toplumsal etkinliklere ağırlık vermekte ve merkeziyetçi yönetim
anlayışını uygulamaktadır. 2018’den sonra federal yönetimi tümüyle ele geçirmiştir
ve bazı eyaletlerde de oldukça güçlüdür.
PAN (Ulusal Eylem Partisi - Partido
Accion Nacional). Sağ merkez ve tutucu bir siyasal partidir. Kuruluş tarihi
1939’dur. Bazı kuzey ve orta eyaletlerde valilikler ve belediyelere sahiptir.
Özel sektör yanlısı siyasalar ve serbest piyasa destekli ekonomik siyasalar
yanlısıdır. 2000–2012 arasında federal düzeyde iktidara sahip olmuştur. Günümüzde
daha çok bazı eyaletlerde ve yerel yönetimlerde vardır.
PRI (Kurumsal
Devrimci Parti - Partido Revolucionario Institucional). Merkez sol eğilimlidir. Tarihsel olarak
baskın bir siyasal partidir. Kuruluş tarihi 1929’dur. Önceki yıllarda uzun süre
federal iktidarda ve günümüzde daha çok bazı eyalet ve belediyelerde etkili olmuştur.
Devlet merkezli siyasalar izler ve bürokrasi ile güçlü bağları vardır. 2018’den
sonra federal iktidarı kaybetmesine karşın bazı bölgelerde hala güçlüdür.
PRD (Demokratik Devrim Partisi - Partido
de la Revolucion Democratica). Sol
merkez partidir. Kuruluş tarihi 1989’dur. Siyasal gücü sınırlıdır ve bazı şehir
ve yerel yönetimlerde varlık göstermektedir. Toplumsal adalet ve eşitlik odaklı
siyasalar izlemektedir. 2000’lerden sonra etkisi azalmıştır. MORENA ile bazı
ideolojik yakınlıkları vardır.
Günümüzde, Federal iktidar MORENA
tarafından denetim altında tutulmaktadır. Cumhurbaşkanı MORENA partisindendir. Eyalet
valiliklerinde MORENA çoğunluktadır. Ancak PAN ve PRI bazı eyaletlerde hala
güçlüdür.
MEKSİKA’DA ASAYİŞ
VE KARTELLER
Son günlerde Meksika’da özellikle
güvenlik ve şiddetle ilgili ciddi gelişmeler yaşanmaktadır. Karteller yol kesmelere
ve kundaklamalara başlamıştır. Olaylar Kartel lideri “El Mencho”nun öldürülmesi
üzerine başlamıştır. Ülke genelinde bir anda şiddet olayları artmıştır. Meksika
güvenlik güçleri Jalisco Yeni Nesil Karteli (Cartel Jalisco Nueva Generacion,
CJNG) lideri Nemes Ruben Oseguera Cervantes’i (“El Mencho”) askeri
bir operasyonda öldürmüştür. Bu örgüt ülkenin en güçlü uyuşturucu
kartellerinden biri olarak kabul edilmektedir. Operasyon, Jalisco eyaletindeki
Tapalpa kasabasında gerçekleşmiş ve hem federal askerlerin hem de uluslararası
istihbaratın desteğiyle yapılmıştır.
Bu gelişme üzerine şiddet olayları patlak
vermiş ve Kartel üyeleri birçok eyalette yolları kapatarak araçlarla yangınlar
çıkarmış ve güvenlik güçleriyle çatışmıştır. Bazı büyük şehirlerde, örneğin
Guadalajara ve Puerto Vallarta’da kaos yaşanmış, uçuşlar iptal edilmiş ve
turistler “güvenli yerlerde kalın” uyarıları almıştır. ABD ve diğer ülkeler,
bazı bölgelere yönelik seyahat uyarısı yayınladı ve vatandaşlarına sığınma/evde
kalma çağrısı yapmıştır.
Meksika’da uluslararası haberlere konu
olan başka bir olay ise kaçak bir mahkumun yakalanarak ABD’ye iade edilmesidir.
Bu bağlamda, Meksika donanması uyuşturucu kaçakçılığıyla savaşım kapsamında 4
ton civarında kokain taşıyan gizli bir denizaltı ele geçirmiştir.
Bu olaylar ve kartel liderinin
öldürülmesi Meksika’nın uzun süredir savaşım verdiği örgütlü suçlarla savaşımın
en büyük olaylarından biri olarak değerlendirilmektedir. Ancak bu tür
operasyonlar sadece lideri hedeflemekle kalmayıp genellikle örgüt içinde güç
boşluğu ve ardından şiddet dalgası yaratabilmektedir. Güvenlik güçleri ve
hükümet sakinliği korumaya çalışırken polisle kartel arasında çatışmalar devam
etmektedir.
KARTELLERİN
SİYASAL, YAPISAL, SAYISAL VE ÖRGÜTSEL ÖZELLİKLERİ
Meksika’daki kartellerin siyasal,
yapısal, sayısal ve örgütsel özellikleri hem güvenlik siyasalarını hem de
toplumsal yaşamı anlamak için çok kritik önem taşımaktadır.
Siyasal
Özellikler
Devletle ilişki
ve etki: Bazı karteller yerel ve eyalet
yönetimlerini rüşvet veya tehdit yoluyla etkileyebilmektedir. Polis ve adalet
sistemindeki bazı yetkililer kartellerle iş birliği yapmak zorunda kalabilmektedir.
Güç boşluğundan
yararlanma: Devletin zayıf
olduğu bölgelerde karteller, eylemli olarak “paralel otorite” kurarak haraç
toplama, kendi kurallarıyla yargılama ve ceza uygulama, yerel nüfusu koruma
veya baskı altında tutma gibi etkinliklerde bulunabilmektedir.
Siyasal baskı ve yönlendirme: Bazı karteller seçimleri etkilemeye çalışabilmekte,
adayları destekleyebilmekte veya tehdit edebilmektedir. Bu olgu, özellikle
kırsal veya yoksul bölgelerde devlet otoritesinin sınırlı olduğu yerlerde görülebilmektedir.
Özetle, karteller hem korku hem de finansal gücü kullanarak yerel siyaseti
şekillendirebilmektedir.
Yapısal
Özellikler
Hiyerarşik ama
esnek: Karteller genellikle lider, orta
kademe yöneticiler ya da alan görevlileri şeklinde örgütlenmektedir. Ancak
baskı, operasyon veya lider ölümü gibi durumlarda yapıları hızla değişebilmektedir.
Bölgesel yapılanma: Her kartelin belirli bölgelerdeki “alan sorumluları”
vardır. Örneğin CJNG Guadalajara çevresi, Jalisco eyaleti ve bazı kuzey
bölgelerde güçlüdür.
İşlevsel
bölünme: İşlevler uyuşturucu üretimi ve nakliyesi, silahlı
güvenlik ve çatışma grupları, lojistik ve nakit akışı ve yolsuzluk ve siyasal
ilişkiler gibi alt işlev türlerine ayrılmaktadır.
Toplumsal taban ve “vergi” sistemi:
Karteller, yerel halktan haraç toplamakta ve bunun karşılığında “koruma” sağlamakta
ve de bazen toplumsal hizmet gibi etkinlikler yürütmektedir.
Sayısal Özellikler
Meksika’da çok sayıda kartel ve alt
grup vardır. Büyük karteller CJNG, Sinaloa Karteli, Gulf Karteli, Beltran-Leyva
Grubu’dur. Her büyük kartelin genellikle 10–50 küçük operasyon birimi bulunur. Bunlar, alt gruplar ve bağlı çetelerdir. Çatışmalar,
lider değişimleri ve operasyonlar sonrası bu sayılar hızla değişebilir. Genellikle
her büyük kartelin binlerce etkili üyesi vardır ve bunlardan daha fazlası
bağlantılı ve destek sağlayan kişileri vardır. Örneğin, CJNG 2025 itibarıyla yaklaşık
10.000–15.000 etkili üye ve bağlı alan grupları ile etkinlik göstermektedir.
Örgütsel
Özellikler
Hiyerarşik ağ
temelli örgütlenme: Liderin ölümü
veya tutuklanması durumunda alt kademeler hızlıca yeni liderler oluşturabilmektedir.
Bazı alt gruplar özerk hareket edebilmektedir. Bu da şiddet ve denetim sağlama savaşımlarının
sayısını artırmaktadır.
Profesyonelleşmiş
operasyonlar: Silah ve
mühimmat sağlama, sınır ötesi uyuşturucu nakliyesi, para aklama gibi alanlarda
profesyonel bir örgütlenme yapısı vardır. Bazı gruplar dronlar ve şifreli
telefonlar gibi teknoloji ve iletişim araçlarını yoğun şekilde kullanmaktadır.
Yerel nüfus ile
etkileşim: Toplumsal medya ve propaganda ile
“koruyucu güç” imajı yaratabilmektedirler. Yerel halktan istihbarat toplamakta,
suç etkinliklerini gizlemekte ve kamuoyunu yönlendirebilmektedir.
Şiddet kullanımı: Kartellerin örgütsel yapısında şiddet hem
disiplin hem de bölge denetimi aracı olarak sistemli olarak yer almaktadır.
|
Çizelge 4: Özet Tablo |
|
|
Özellik |
Açıklama |
|
Siyasal |
Devlet otoritesini yönlendirme, rüşvet, yerel “paralel otorite” |
|
Yapısal |
Hiyerarşik, bölgesel, işlevsel bölünme (uyuşturucu, silahlı güç,
lojistik, yolsuzluk) |
|
Sayısal |
Büyük karteller: binlerce üye, alt gruplar, onlardan çok daha
fazla; alandaki sayılar değişken |
|
Örgütsel |
Profesyonel operasyon, şiddet ve propaganda sistemli, esnek
hiyerarşi, ağ temelli yapılar |
MEKSİKA’DA KARTEL
ÖRNEKLERİ
CJNG [1]
– Yapı ve Bölgesel Etki
Örgütsel Yapı: CJNG, 2010 civarında eski kartellerden
ayrılarak kurulmuş ve hızla büyümüştür. Hiyerarşiktir ve şubeleştirme (franchise)
modeli kullanmaktadır. Merkez örgüt liderlik sağlar ve komuta ederken, yerel alan
grupları (franchise) benzer bağlantılarla bağımsız hareket edebilmektedir.
Bu model sayesinde yenilikçi, esnek ve hızla genişleyen bir örgüt durumuna gelmiştir.
Liderin ölümü veya baskı durumunda alt liderlik hızla kadro sağlayabilmekte ve bu
yetkinlik bir üstünlük olarak kabul edilmektedir.
Şekil 1. CJNG kartelinin denetlediği bölgeler
Üyelik ve
büyüklük: Üye sayısı yaklaşık 15.000–20.000 olarak
kestirilmektedir. Meksika’nın en büyük ve etkili kartellerinden biridir.
Bölgesel Etki ve
Güç Dağılımı
Güç merkezi Jalisco, Nayarit ve Colima
gibi batı eyaletleridir. Ayrıca Port of Manzanillo gibi stratejik limanları denetim
altında tutarak sentetik uyuşturucu üretimi için gerekli kimyasalları temin etmektedir.
Kokain, fentanil ve metamfetamin trafiğini hem ABD’ye hem diğer bölgelere taşımaktadır.
Merkezi olmayan fakat yaygın alan egemenliği sayesinde ülkede geniş bir etki
alanı vardır. Yarışma içinde olduğu yerlerde şiddet eğilimli çatışmalara girmektedir.
CJNG, sert silahlı güç ve propaganda ile korku ortamı yaratarak nüfusu kendi alanına
çekebilmektedir. Bölgesel “denetim” için devlet siyasalarıyla doğrudan
çatışabilmektedir.
Sinaloa Karteli –
Yapı ve Bölgesel Etki (CDS)
Örgütsel Yapı: Sinaloa Karteli, uzun süredir var olan en
eski ve en köklü örgütlerden biridir. Genellikle federasyon benzeri yapı ile
küçük müttefik gruplar ve silahlı birimleri (örneğin, Yeni Nesil - Gente
Nueva) aracılığıyla geniş bir denetim ağı kurmuştur. Denetimi daha çok
dağıtılmış koalisyon tipi bir sistemdir. Bu yüzden tek tek “lider” figürler
CJNG kadar ön planda olmasa da toplu güç sayısı daha fazladır.
Şekil 2: Meksika kartel bölgeleri
Bölgesel Etki ve
Güç Dağılımı: Sinaloa
Karteli’nin etkili olduğu alanlar Sinaloa, Sonora, Baja California, ve Chihuahua
gibi kuzey eyaletleridir. Orta ve güney bölgelerde de güçlü etki alanları bulunmaktadır.
ABD’ye uyuşturucu göndermek için kritik sınır bölgelerini denetim altında
tutmaktadır. “CDS” bazen etki alanlarını CJNG ile çatışarak veya bölgedeki
diğer küçük gruplarla yarışarak genişletmektedir. Sinaloa Karteli daha çok bir
ağ ve ittifaklar sistemi olarak çalışmaktadır. Yerel gruplarla birlikte geniş
coğrafi bir etki alanı kurmuştur.
|
Çizelge 5: CJNG ve Sinaloa – Karşılaştırma |
||
|
Özellik |
CJNG |
Sinaloa Karteli |
|
Kuruluş ve gelişim |
2010 civarı, yeni ve hızlı büyüme |
1980’lerden gelen eski ve köklü yapı |
|
Yapı tipi |
Şubeleşme (franchise) benzeri merkezi–yerel bağlantı |
Federasyon ve ittifak ağı |
|
Strateji |
Sert şiddet, hızlı genişleme |
Dağıtılmış egemenlik, eş güdüm |
|
Ana bölgeler |
Batı ve merkez–güney eyaletleri |
Kuzey, sınır bölgeleri ve birçok eyalet |
|
Uluslararası varlık |
Dünya çapında uyuşturucu trafiği |
Geniş ABD sınır ağı ve ortaklıklar |
|
Liderlik |
Karizmatik liderlerle öne çıktı (örneğin “El Mencho”) |
Aile, ağ ve komuta birliği |
Bu tablo bölgesel etki farklılıklarını
göstermektedir. Bölge dağılımları genellikle her yıl değişebilmekte ve kesin
haritalar resmi güvenlik kurumlarınca düzenli güncellenmektedir.
Alan Gerçekliği: Hiçbir bölge tümüyle tek bir kartelin denetiminde
değildir. Çoğu eyalette çatışma, ittifak veya güç paylaşımı söz konusudur. Örneğin
Tijuana gibi kritik sınır şehirlerinde birçok grup birbirine karşı savaşım vermektedir.
Karteller devletin yerel otoritesini zayıflatma eğilimindedir, ancak bu “resmi denetim”e
dönüşmez. Yetki, kazanılan etki ve şiddet dengelerine bağlı olarak devingen olarak
değişir.
Genel olarak değerlendirilecek olursa,
CJNG, daha hızlı ve çabuk genişleyen ve “tek merkezli” bir yapı ile şiddet
odaklı denetim sağlama eğilimindedir. Sinaloa Karteli, daha dağınık ama köklü
ve yaygın bir ağla uzun vadeli egemenlik ve esnek iş birlikleri kurmaktadır. Bu
iki kartel arasındaki yarışma Meksika’daki suç şiddetinin ana devingenlerinden
biri olmaya devam etmektedir.
|
Çizelge 6: Gelir Kaynakları |
||
|
Gelir Kaynağı |
Açıklama |
Örnek |
|
Uyuşturucu ticareti |
En büyük gelir kalemi. Hem sentetik (fentanil, metamfetamin) hem
doğal (kokain, eroin, marihuana) uyuşturucular üretilir ve ABD başta olmak
üzere uluslararası pazarlara taşınır. |
CJNG limanları denetim altında tutarak kimyasal temin eder;
Sinaloa ABD sınırını kullanır |
|
Para aklama |
Gelirler bankalar, nakit ekonomisi, emlak, otel ve restoran gibi
sahte işletmeler üzerinden aklanır. |
Bir grup, liman kargo taşımacılığını kullanarak nakit gizler |
|
Haraç ve “koruma parası” |
Yerel halktan ve işletmelerden toplar, devlet otoritesinin zayıf
olduğu bölgelerde etkili. |
Mağaza sahiplerinden “koruma vergisi” alırlar |
|
Kaçakçılık ve yasa dışı etkinlikler |
Silah, insan ve değerli eşya kaçakçılığı, fidye ve banka
soygunları gibi etkinlikler |
ABD-Meksika sınırında kaçak silah ticareti |
|
Yatırım ve sahte şirketler |
Gayrimenkul, turizm veya inşaat yatırımları ile gelirleri
meşrulaştırırlar |
Otel ve turistik işletmeler üzerinden gelir aklama |
Uyuşturucu ve para aklama toplam örgüt
gelirlerinde %70–80’i civarında paya sahiptir. Bu
rakamlar ABD ve Meksika istihbarat raporlarına dayanmaktadır. Gerçek gelirler
gizlilik nedeniyle değişkenlik gösterebilir.
|
Çizelge 7: Yaklaşık Gelir Tahminleri (2025) |
||
|
Kartel |
Tahmini Yıllık Gelir |
Ana Kaynak |
|
CJNG |
5–8 milyar USD |
Fentanil ve metamfetamin ve uluslararası gönderim |
|
Sinaloa |
6–10 milyar USD |
Kokain, sınır ticareti, iş birliği ile farklı uyuşturucu
satışları |
Ekonomik ve
Toplumsal Etkiler: Karteller yasal
ekonomiye zarar vermektedir. Kartellerin denetimindeki bölgelerde yatırımlar ve
turizm azalmaktadır. Çatışma ve şiddet korkusu nedeniyle işletmeler ya kapanmakta
ya da ekonomik etkinlik durmaktadır. Gelir eşitsizliği derinleşmektedir. Kartellerin
yoğun kazancı küçük bir grubun elinde toplanmaktadır. Yerel halkın çoğu düşük
gelirli kalmaktadır. Bu durum Gini katsayısını doğrudan etkilemekte ve gelir
dağılımı eşitsizliği artmaktadır.
İş Gücü Piyasasına
Etkisi: Genç nüfus, düşük riskle yüksek gelir
vaat eden kartellere kayabilmektedir. Bu da resmi ekonomide iş gücü açığı ve
kayıt dışı istihdam yaratmaktadır.
Devletin Mali Kaynaklarına
Baskı: Haraç, rüşvet ve yasa dışı etkinlikler
devletin vergi gelirlerini ve hizmet sağlama kapasitesini zayıflatmaktadır.
Gelir Kaynakları: Gelirleri %70–80 uyuşturucudan, %10–20’si
haraç ve kaçakçılıktan ve diğer yasal görünümlü etkinliklerden sağlanmaktadır.
Ekonomik etkiler: Yatırım eksikliği, işsizlik ve düşük
ücretler, gelir eşitsizliği ve turizmde düşüş saptanan olumsuz ekonomik
etkilerdir.
Toplumsal
etkiler: Şiddetin normalleşmesi, gençlerin
yasa dışı ekonomiye yönelmesi, devlet otoritesinin zayıflaması toplumsal
olumsuz sonuçlardır.
TOPLUMSAL
ETMENLER
Meksika’daki şiddetin ve kartellerin
güçlenmesinin arkasında sadece birkaç etmen yoktur. Pek çok tarihsel, ekonomik,
toplumsal ve siyasal olarak iç içe geçmiş büyük sorun vardır.
Şekil 3: Kartellerin hedefindeki gençler
Ekonomik
eşitsizlik ve fırsat eksikliği:
Birçok bölgede yoksulluk çok yaygındır. Özellikle kırsal alanlar ve büyük
şehirlerin çevresinde gençler için iş olanakları sınırlıdır. Yasal işlerin az
olduğu yerlerde karteller “geçim” kaynağı olarak öne çıkabilmektedir. Özellikle
gençler için karteller barınma, para kazanma veya ailesine destek sağlama açılarından
çekici gelebilmektedir. Gençler başka seçenek yokmuş gibi davranabilmektedir. Karteller
geniş finansal güçleriyle yüksek ücretli işler veya hızlı gelir vaat edebilmektedir.
Bu da özellikle eğitim ve fırsat eksikliği olan gençleri kartellere yönlendirmektedir.
Sonuç olarak, ekonomik eşitsizlik insanları yasa dışı etkinliklere itebilmektedir.
Devletin ve
kurumların zayıf varlığı ya da duyulan güven eksikliği: Bazı bölgelerde devlet otoritesi zayıftır ve
adalet sistemi etkili çalışmamaktadır. Bu da suç örgütlerinin kendi
“kurallarını” koymasını kolaylaştırmaktadır. Polis, yargı veya yerel
yönetimlerde yolsuzluk yaygındır. Karteller rüşvet veya tehditlerle güvenlik
güçlerinin ve kamu görevlilerinin kararlarını etkileyebilmektedir. Bu “ayrıcalıklı
suç ekonomisi” kanun uygulayıcıların yerini suç örgütlerinin almasıyla
sonuçlanabilmektedir.
Uyuşturucu
ticaretinin küresel taleple ilişkisi:
Meksika’daki karteller ABD’den ve dünyanın diğer ülkelerinden gelen yüksek
talep sayesinde çok büyük gelirler elde etmektedir. Bu gelir, kartellerin silah
satın alma, yeni bölgeler ele geçirme ve hatta yerel yönetimleri etkileme
kapasitelerini artırmaktadır. Bu uluslararası ticaret, yerel suçları basit
sokak suçundan çıkarıp küresel ekonomik çıkarlarla bağlantılı ciddi örgütlü
suçlara dönüştürmektedir. Uluslararası talep yerel sorunların aşılmasına değil,
derinleşmesine katkı sağlamaktadır.
Genç nüfus ve
eğitim eksikliği: Özellikle yoksul
bölgelerde gençler daha az eğitim alabilmekte veya okuldan erken ayrılmaktadır.
Eğitimsizlik ve mesleksel eğitim eksikliği gençlerin kartellerin vaat ettiği
gelir ve toplumsal statüye yönelmesine neden olmaktadır. Bazı karteller sahte
iş ilanlarıyla gençleri kandırarak zorla silahlı güçlerine katmaktadır.
Tarihsel süreç ve
devlet siyasaları: 2000’lerden
itibaren Meksika’da kartellerle savaşım stratejileri değiştikçe çatışmalar daha
da şiddetlenmiştir. Özellikle 2006’dan sonra kartellere yönelik sert
operasyonlar onları küçük, daha bölgesel ve daha saldırgan gruplara
parçalayarak sektörde daha fazla şiddet yaratmıştır. Bu, “suç örgütünü yok
etmeye çalışınca daha fazlası çıkıyor” gibi yanlış bir etki yaratmış ve devlet
gücüyle doğrudan savaşmak örgütlerin stratejik evrimine katkıda bulunmuştur.
Toplumsal travma
ve normalleşme: Uzun yıllardır
süren şiddet, travma ve korkuyu normalleştirmiştir. Toplumda, özellikle
şiddetin yoğun olduğu bölgelerde mağdur aileler kendilerini çaresizlik içinde
görmekte ve devlet yerine kendi çözümlerini aramaktadırlar. Bu bazen şiddeti
kabullenme veya sessiz kalma ile sonuçlanmaktadır.
Sonuç olarak değerlendirmek gerekirse,
Meksika’da temel suç sistemi birbirine bağlı alt sistemlerden
kaynaklanmaktadır. Meksika’daki kartel şiddeti sadece “suçlularla savaş” sorunu
değildir. Derin yapısal nedenlerin ürünüdür. Bunlar ekonomik fırsat eşitsizliği,
devletin etkili otorite eksikliği, uluslararası uyuşturucu talebi, eğitim
eksikliği ve genç nüfus, tarihsel çatışma devingenleri ve toplumsal travma ve suçun
ve şiddetin normalleşmesidir.
AİLELERİN VE
MAHALLELERİN YAŞADIĞI GERÇEKLİKLER
Aile yaşamı: Aileler sürekli olarak belirsizlik duygusu ve kayıp
korkusu yaşamaktadır. Meksika’da on binlerce insan zorla kaçırma, kartel
şiddeti, eylemcisi bilinmeyen cinayetler nedeniyle “kaybolmuş” durumdadır. Özellikle
anneler ve kadınlar, kayıp yakınlarını aramak için toplu arama grupları kurmaktadır.
Birçok aile için yaşam “geri döner mi?” sorusuyla donmuş durumdadır. Bu durum
toplumda toplu travma yaratmaktadır. Yas tutulamayan kayıplar, psikolojik
yaraları derinleştirmektedir.
Eğitim: Okul yerine “kartel seçeneği”
yaygınlaşmıştır. Yoksul bölgelerde okullar yetersizdir ve öğretmen açığı yaygındır.
Şiddetin arttığı dönemlerde okullar geçici olarak kapanabilmektedir. Bazı
gençler için karteller “statü, para ve ait olma duygusu” sunan bir yaşam
seçeneği gibi görünebilmektedir. Özellikle CJNG gibi büyük örgütler gençleri
propaganda ve maddi vaatlerle çekebilmektedir. Sonuç olarak, eğitim toplumsal
hareketlilik aracı olmaktan çıkınca yasa dışı ekonomi daha çekici
olabilmektedir.
Mahalle düzeni: Meksika’da ‘Devlet mi, kartel mi’ sorusu gençleri
düşünceye yönelten en önemli sorulardan birisidir. Bazı bölgelerde karteller
“koruma”, borç verme veya iş sağlama gibi işlevler üstlenmektedir. Esnaf haraç
ödemektedir. İnsanlar kime ve hangisine güveneceğini bilememektedir: polise mi,
silahlı gruplara mı? Devlet otoritesinin zayıf olduğu yerlerde eylemli bir
“paralel yönetim” oluşabilmektedir. Bu, hukukun yerini korkunun almasına yol açmaktadır.
Ekonomi: Görünmeyen vergiler korku dalgaları
yaratmaktadır. Küçük işletmeler de haraç ödemektedir. Turistik bölgelerde
şiddet dalgaları ekonomiyi sarsabilmektedir. Yatırımcılar çekilmekte ve
işsizlik artmaktadır. Örneğin Guadalajara gibi büyük şehirler hem ekonomik
merkez hem de kartel çekişmesine sahne olabilmektedir. Korku ekonomik büyümeyi
doğrudan etkileyen görünmez bir maliyet yaratmaktadır.
Kültür: Şiddetin normalleşmesini öngören bir kültür
yaratılmıştır. “Narco kültürü” müzikte, dizilerde ve toplumsal medyada
romantik duruma getirilmektedir. Lüks, güç ve silah imgesi gençler için çekici
bir simge durumuna gelebilmektedir. Uzun süreli şiddet, toplumda “bu zaten hep
vardı” algısı yaratmaktadır. Bu normalleşme, sorunun çözümünü daha da zorlaştırmaktadır.
Psikolojik Etki: Toplum kronik stres yaşamaktadır. Bu yaşanan
travmalar sonrası stres bozukluğuna işaret etmektedir. Güvensizlik kültürü
yaygındır. Göç eğilimi, özellikle ABD’ye, çok güçlüdür. Şiddet sadece fiziksel
değil, zihinsel bir yük de bırakmaktadır.
Genel olarak özetlemek gerekirse, Meksika’daki
sorun yalnızca güvenlik sorunu değildir. Daha çok bir toplumsal adalet sorunu,
ekonomik fırsat sorunu, kurumsal güven sorunu ve nesiller arası travma sorunudur.
Çözüm de sadece askeri operasyonlarla değil, eğitim, istihdam, yargı reformu ve
toplumsal iyileşme siyasalarıyla olanaklıdır.
GELİR DAĞILIMI EŞİTSİZLİĞİ
VE GINI KATSAYISI
Meksika’daki gelir dağılımı ve
eşitsizlik konusu, şiddet ve toplumsal sorunları anlamak için çok kritik önem
taşımaktadır. Gini katsayısı, 0 ile 1
arasında bir değer alır. 0 değeri tümüyle eşit gelir dağılımını 1 değeri ise tek
bir kişinin tüm gelire sahip olduğunu ve diğerlerinin hiç gelir alamadığını
ifade eder. Meksika’nın güncel Gini katsayısı 2024-2025 verilerine göre
yaklaşık 0,45–0,48 civarındadır. (World Bank, 2025). Bu, orta-yüksek düzeyde
eşitsizlik anlamına gelir. Karşılaştırılacak olursa ABD’nin Gini katsayısı yaklaşık
0,41 ve Brezilya’nın ise yaklaşık 0,53’tür (çok yüksek eşitsizlik). Bu değer
Meksika’da gelirin çok dengesiz dağıldığını, nüfusun üst %10’u, gelir
toplamının önemli bir kısmını alırken, alt %40–50 daha düşük gelirle yetinmek
durumundadır. Türkiye’de
ise yaklaşık 0,41–0,43 aralığında bir Gini
değeri söz konusudur.
Ayrıca gelir dağılımı bölgesel
farklılıklar göstermektedir. Kuzey’de ve büyük şehirlerde (Monterrey, Ciudad de
Mexico) gibi sanayi ve hizmet bölgelerinde kişi başı gelir daha yüksektir. Güney
ve kırsal alan olan Oaxaca ve Chiapas gibi eyaletlerde kişi başı gelir çok
düşüktür ve yoksulluk oranı yüksektir.
Bu bağlamda, kartellerin egemen ve
uyuşturucunun yaygın olduğu bölgelerde ve genellikle yoksul bölgelerde gençler
için “ekonomi” seçeneği karteller olmaktadır.
|
Çizelge 8: Gelir Düzeyi |
||
|
Bölge |
Ortalama kişi başı gelir |
Yorum |
|
Ciudad de Mexico |
$18,000 – $25,000 USD |
Üst orta sınıf yoğunluğu, iş imkanları fazla |
|
Jalisco / Guadalajara |
$12,000 – $16,000 USD |
Orta gelir, turizm ve sanayi |
|
Chiapas / Oaxaca |
$3,500 – $5,500 USD |
Yoksulluk yaygın, eğitim düşük |
Yüksek oranda gelir dağılımı eşitsizliği
suç ve kartel şiddeti için “verimli bir ortam” yaratmaktadır. Gelir eşitsizliği
ile toplumsal hareketlilik düşmekte ve gençler yoksullukla başa çıkmak için
yasa dışı ekonomilere yönelmektedir. Bölgeler arası farklar göç ve kentleşmeyi
artırmaktadır. Büyük şehirler aşırı kalabalıklaşmakta ve kentsel ve toplumsal
hizmetler yetersiz kalmaktadır. Özetle, Meksika’nın Gini katsayısı 0,46’dır.
Meksika’da ciddi gelir eşitsizliği vardır. Kuzey ve büyük şehirler görece
zengin, güney ve kırsal bölgeler yoksuldur. Bu ekonomik eşitsizlik, kartellerin
güçlenmesi ve şiddetin artmasında doğrudan etkili bir etmendir.
İŞSİZLİK
Meksika’daki işsizlik oranı 2025–2026
döneminde genellikle düşük seviyelerde seyretmektedir. Ancak, bu yargı tek başına
tüm iş gücü sorunlarını yansıtmamaktadır. 2025’in son çeyreği itibarıyla Meksika’da
resmi işsizlik oranı yaklaşık %2,6–2,7 civarında gerçeklemiştir. Bu, toplam iş gücünün
yalnızca yaklaşık %2–3'ünün iş arayıp bulamadığını gösterir ve oldukça düşük
bir orandır. Örneğin Aralık 2025’te işsizlik oranı bir önceki döneme göre hafif artışla %2,7
olarak ölçülmüştür. Bu değer OECD verilerine göre 2025’in ortalarında da
yaklaşık %2,8 gibi düşük seviyelerdeydi. Ancak, bu veriler genellikle resmi iş
arayanlar üzerinden hesaplanmaktadır. Dolayısıyla işsizlik oranı düşük görünse
de istihdam yapısı altında başka sorunlar olabilir. Türkiye’de işsizlik oranı
yaklaşık %11-12’dir.
İşsizlik oranının
arkasındaki gerçekler
Yüksek düzeydeki kayıt dışı çalışma
oranı Meksika’da çalışanların çok büyük bir kısmı resmi kayıt dışı sektörde
çalıştığını göstermektedir. Bu kişiler resmi istatistiklerde “çalışıyor” gibi
görünüyor olabilse de düzenli gelir ve toplumsal güvence gibi haklardan
yararlanamamaktadır. Örneğin 2025 verilerine göre iş gücünün yaklaşık %50’den
fazlası kayıt dışı ekonomide yer almaktadır. Bu, gelir güvencesi olmayan
işlerde çalışmak anlamına gelmektedir. Bu nedenle düşük işsizlik oranı,
herkesin iyi bir işi olduğu anlamına gelmemektedir. Pek çok kişi kararlı
olmayan, düşük ücretli veya kayıt dışı işleri kabul etmektedir. Resmi verilerde
kadınların işsizlik oranı biraz daha yüksek çıkmaktadır. Erkeklerde ise biraz
daha düşüktür. Genç nüfus (15–24 yaş) genellikle daha yüksek işsizlik
oranlarına sahip olabilmektedir. Çünkü eğitim yetersizliği, deneyim eksikliği
ve uygun işler bulmakta zorlanma gibi etmenler iş bulmayı zorlaştırmaktadır. Meksika’da
düşük görünen resmi işsizlik oranı iş gücü piyasasının sağlıklı olduğu anlamına
gelmemektedir. Aşağıdaki etmenler bu gerçeği gölgeleyebilmektedir: Kayıt dışı
işler, düşük ücretler ve güvencesiz çalışma koşullarının yaygınlığı. Birçok
kişi, kabul etmek zorunda kaldığı düşük kaliteli işlerde çalışmaktadır. İşsizlik
oranı düşse bile bu gelir eşitsizliği ve yaşam ölçünlerindeki eşitsizlikleri
ortadan kaldırmamaktadır. Bu yüzden Meksika’da “düşük işsizlik” ile “iyi iş”
arasındaki farkı görmek önemlidir. Resmi oran düşük olsa da çalışanların büyük
kısmı ekonomik kararsızlıkla baş etmek zorunda kalmaktadır.
YOLSUZLUK
Meksika’da kamuda yolsuzluk karteller
ve örgütlü suçlarla savaşımda kritik bir sorundur ve ülkenin toplumsal ve
ekonomik yapısını doğrudan etkilemektedir.
Yolsuzluğun
Tanımı ve Yaygınlığı
Devlet görevlerini kötüye kullanma,
rüşvet, yetkiyi kişisel çıkar için kullanma rüşvet kapsamına girmektedir. Meksika,
saydamlık ve yolsuzluk endekslerinde Latin Amerika’da yüksek riskli ülkeler
arasında yer almaktadır. Uluslararası Saydamlık Örgütü (Transparency
International) 2025 Yolsuzluk Algısı Endeksi’nde Meksika 27/100 puan almıştır.
182 ülke arasında 141. sırada yer almıştır. Bu endekste 0 değeri yüksek
yolsuzluk ve 100 değeri düşük yolsuzluk anlamına gelmektedir. Özellikle
güvenlik, polis ve adalet sistemi alanında yolsuzluk yoğundur. Polis rüşvet
alabilmekte veya kartellere göz yumabilmektedir. Mahkemelerde kararlar tehdit
veya rüşvetle etkilenebilmektedir. Karşılaştırmak amacıyla belirtmek gerekirse, Türkiye aynı
endekste 31/100 puan almış ve 182 ülke
arasında 124. sıraya yerleşmiştir. Bu, Türkiye’nin bir önceki yıl olan
2024’teki 34 puan ve 107. sıra performansına göre 3 puan düşüş ve 17 basamak
gerileme anlamına gelmektedir. Her ikisi de oldukça olumsuz koşullarda olmasına
karşın yolsuzluklar konusunda Meksika Türkiye’ye oranla daha olumsuz koşullar
içinde bulunmaktadır.
|
Çizelge 9: Karteller ve
Yolsuzluk İlişkisi |
||
|
Yolsuzluk Türü |
Açıklama |
Örnek |
|
Rüşvet |
Kamu görevlilerine para veya avantajlar sunarak yasa dışı etkinlikleri
örtbas etme |
Polis operasyonlarını engelleme, uyuşturucu taşımacılığını göz
yummak |
|
Tehdit ve şantaj |
Yetkililere karşı ölüm veya şiddet tehdidi kullanma |
Yerel valiler veya belediye başkanları baskı altında kalabilir |
|
İçeriden bilgi sağlama |
Kartellere operasyon bilgisi veya istihbarat verme |
Silah sevkiyatı veya uyuşturucu taşımacılığının önceden
öğrenilmesi |
|
Siyasal etki |
Seçimleri veya adayları yönlendirme |
Kartellerin desteklediği adayların kazanmasıyla yerel denetim
sağlama |
Sonuç olarak yolsuzluk, kartellerin
bölgesel egemenliğini güçlendirmekte ve devletin güvenlik kapasitesini zayıflatmaktadır.
HUKUKSAL,
TOPLUMSAL VE EKONOMİK ETKİLER
Hukukun
üstünlüğünün zayıflaması: Vatandaşlar
devlet kurumlarına güvenini kaybetmektedir. Suç işlemek “cezasız kalabileceğini
bilmek” olarak algılanabilmektedir.
Ekonomik
maliyetler: Rüşvet ve
yolsuzluk yatırım ve işletmeler için risk yaratmaktadır. Turizm ve yerel
ekonomi saydam olmayan yönetim nedeniyle zarar görmektedir.
Toplumsal güven
kaybı: Halk, devlet yerine paralel güçlere
(kartellere) yönelmektedir. Yolsuzluğun normalleşmesi, şiddet ve örgütlü suçun
devamını kolaylaştırmaktadır.
KURUMSAL VE
YAPISAL NEDENLER
Polis ve yargı
reformları yetersiz: Görevli
personelin denetimi zayıftır, maaşlar düşüktür ve rüşvet riski yüksektir.
Siyasal kararlılık
eksikliği: Sık değişen yerel yönetimler uzun
vadeli reformları zorlaştırmaktadır.
Ekonomik
eşitsizlik: Kamu görevlileri
düşük maaş nedeniyle yasa dışı gelir arayışına girebilmektedir.
Kartellerin
örgütsel gücü: Büyük finansal
kaynaklarıyla devlet görevlilerini etkileyebilmektedirler.
El Mencho operasyonları sırasında bazı
polis ve yerel yetkililerin kartellere bilgi sızdırdığı rapor edilmiştir. Guadalajara
ve Jalisco bölgesinde şehir içi operasyonlarda polis ile CJNG arasında örtülü iş
birliği veya rüşvet olayları ortaya çıkmıştır. Bazı belediye başkanları
kartellerle pazarlık yapmak zorunda kalmış ve aksi durumda şiddet tehdidiyle
karşılaşmıştır.
Özetle, Meksika’da yolsuzluk güvenlik
ve adaletin en zayıf halkasıdır ve kartellerin gücünü artıran bir araçtır. Toplumsal
güveni ve ekonomiyi zedeleyen temel sorundur. Yolsuzluk, şiddet ve örgütlü suç
döngüsünü besleyen yapısal bir unsurdur.
TÜRKİYE VE
MEKSİKA ARASINDAKİ BENZERLİKLER VE FARKLILIKLAR
|
Çizelge 10: Siyasal Sistem |
|||
|
Özellik |
Meksika |
Türkiye |
Yorum |
|
Yönetim şekli |
Federal başkanlık sistemi |
Tekil başkanlık sistemi |
Meksika’da eyaletler geniş özerkliğe sahip; Türkiye’de merkezi
yönetim daha güçlü |
|
Yürütme başı |
Cumhurbaşkanı (6 yıl, tek dönem) |
Cumhurbaşkanı (5 yıl, yeniden seçilebilir) |
Her iki ülkede başkan yürütme gücüne sahip; Meksika’da tek dönem
sınırlaması var |
|
Yasama |
İki meclis: Senato ve Temsilciler Meclisi |
Tek meclis: TBMM |
Meksika federal, Türkiye tekil; iki meclis sistemi Meksika’da
eyalet temsili sağlar |
|
Yerel yönetim |
Valiler eyaletler için seçimle gelir, belediye başkanları ayrı
seçilir |
Valiler merkezi atama, belediye başkanları seçimle gelir |
Meksika’da yerel özerklik yüksek, Türkiye’de valiler merkezi
yönetimin temsilcisi |
|
Çizelge 11: Seçim Sistemi ve Siyasal Partiler |
|||
|
Özellik |
Meksika |
Türkiye |
Yorum |
|
Başkan seçimi |
Doğrudan halk oylaması, çoğunluk yeterli |
Doğrudan halk oylaması, mutlak çoğunluk (ilk turda %50+1) |
Meksika’da ikinci tur yok, Türkiye’de gerekirse ikinci tur
yapılır |
|
Parlamento |
Temsilciler Meclisi (çoğunluk ve göreli temsil), Senato |
TBMM (göreli temsil) |
Türkiye’de temsil tümüyle göreli, Meksika’da karma sistem var |
|
Partiler |
Çok partili, MORENA önde |
Çok partili, AK Parti önde |
İki ülkede egemen parti sistemi var, ama Meksika’da daha fazla
bölgesel varyasyonlar var |
|
Çizelge 12: Ekonomi ve Gelir Eşitsizliği |
|||
|
Özellik |
Meksika |
Türkiye |
Yorum |
|
Gini katsayısı |
Yaklaşık 0,46 (yüksek eşitsizlik) |
Yaklaşık 0,41 -0,43 (orta-yüksek eşitsizlik) |
Her iki ülkede de gelir dağılımı adaletsiz, Meksika biraz daha
yüksek eşitsizlik |
|
İşsizlik |
Resmi %2,7, kayıt dışı işgücü Yaklaşık %50 |
Resmi yaklaşık %11–12, kayıt dışı iş gücü yüksek |
Meksika resmi işsizlik düşük ama kayıt dışı, Türkiye’de hem
resmi hem kayıt dışı işsizlik önemli |
|
Bölgesel eşitsizlik |
Kuzey-güney farkı belirgin |
Marmara ve güneydoğu farkı belirgin |
İki ülkede de gelir ve ekonomik fırsatlar bölgeler arasında
dengesiz |
|
Çizelge 13: Toplumsal Güvenlik ve Örgütlü Suç |
|||
|
Özellik |
Meksika |
Türkiye |
Yorum |
|
Kartel / örgütlü suç |
Güçlü ve bölgesel karteller, silahlı çatışmalar |
Terör örgütleri ve örgütlü suçlar var ama devlet baskısı yüksek |
Meksika’da karteller eylemli yerel otorite kurabilir, Türkiye’de
devlet genellikle denetimi sağlar |
|
Yolsuzluk |
Yaygın, özellikle polis ve yerel yönetimlerde |
Var, özellikle bazı belediye ve kurumlarda |
Her iki ülkede de yolsuzluk sorunu var, Meksika’da kartellerle
ilişkili olarak daha sistemsel |
|
Şiddet oranı |
Cinayet ve silahlı çatışmalar yüksek |
Cinayet oranı daha düşük, şehirlerde toplu şiddet nadir |
Güvenlik farkı ciddi, Meksika’da şiddet günlük yaşamı
etkileyebilir |
Kültürel ve Toplumsal
Etmenler
Meksika: Şiddet normalleşebilir, narco kültürü popüler
kültürde var ve gençler yasa dışı ekonomiye yönelebilir.
Türkiye: Genç nüfus ekonomik fırsat eksikliğine dikkat
eder ama şiddet kültürel olarak yaygın değildir ve yasal sistem daha etkilidir.
Her iki ülkede de merkezi otoritenin
bölgesel güçleri sınırlaması yerel eşitsizlik ve ekonomik fırsatlarla ilişkilidir.
Değerlendirilecek olursa, iki ülke arasındaki
benzerlikler çok partili sistem, egemen parti eğilimi, gelir dağılımı ve
bölgesel eşitsizlik ve kayıt dışı ekonomi ve toplumsal etkilerdir. Farklılıklar
ise, Meksika’nın federal ve Türkiye’nin tekil devlet sistemine sahip olmasıdır.
Karteller Meksika’da devlete paralel çalışan eylemli güç iken Türkiye’de devlet
sokağa egemendir. Meksika’da şiddet oranı ve örgütlü suç günlük yaşamı doğrudan
etkilemektedir. Meksika’da valiler seçimle iş başına gelirken, Türkiye’de merkezi
atama ile göreve gelmektedir.
Suç Türleri
Suç türleri ve raporlama yöntemleri
ülkeden ülkeye farklılık göstermektedir. Bu yüzden tam sayısal karşılaştırmadan
çok eğilimler ve bölgesel yoğunluk üzerinden kıyaslama yapabilmek olanaklıdır.
|
Çizelge 14: Meksika – Ana Suçlar ve Dağılım |
||
|
Suç Türü |
Özellik |
Bölgesel Yoğunluk |
|
Cinayet ve örgütlü suç şiddeti |
Karteller arası çatışmalar, intikam ve uyuşturucu ticareti |
Kuzey (Chihuahua, Sinaloa), Batı ve Orta (Jalisco, Michoacan),
bazı güney eyaletleri |
|
Uyuşturucu üretimi ve ticareti |
Fentanil, metamfetamin, kokain, eroin |
Batı ve kuzey bölgeler (CJNG, Sinaloa) |
|
Kaçakçılık |
Silah, insan ve değerli eşya kaçakçılığı |
Kuzey sınır, limanlar (Manzanillo, Veracruz) |
|
Haraç toplama ve yerel şiddet |
Kartellerin eylemli otorite kurduğu alanlarda |
Kırsal ve orta boy şehirler |
|
Yolsuzluk ve rüşvet |
Polis, belediye ve eyalet düzeyi |
Ülke genelinde; özellikle yolsuzluk ve kartel ilişkili bölgeler
(Jalisco, Guerrero) |
Meksika’da cinayet oranı yüksek, yılda
30–35 bin civarındadır ve bölgesel olarak kartel şiddetine bağlı yoğunluk
değişir.
|
Çizelge 15: Türkiye – Ana Suçlar ve Dağılım |
||
|
Suç Türü |
Özellik |
Bölgesel Yoğunluk |
|
Hırsızlık ve mala zarar verme |
Genellikle kent merkezlerinde yaygın |
İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirler |
|
Dolandırıcılık ve ekonomik suçlar |
Banka, internet dolandırıcılığı |
Büyük şehirler ve ticaret merkezleri |
|
Cinayet ve şiddet |
Toplam cinayet oranı düşük (yaklaşık 2–3 bin/yıl) |
Ege ve Marmara’da yüksek, genel olarak kırsal farkı az |
|
Terör ve örgütlü suç |
PKK ve diğer örgütlü terör etkinlikleri |
Doğu ve Güneydoğu, ara sıra büyük şehirlerde etkili |
|
Uyuşturucu ve kaçakçılık |
Daha küçük ölçekli, sınır ve limanlarda yoğun |
Doğu sınır, Marmara ve büyük limanlar |
Türkiye’de şiddet ve örgütlü suç oranı
Meksika’ya kıyasla çok daha düşüktür ve devletin denetimi yüksektir.
|
Çizelge 16: Karşılaştırmalı Özet |
||
|
Özellik |
Meksika |
Türkiye |
|
Cinayet oranı |
Çok yüksek (Yaklaşık 30–35 bin/yıl) |
Düşük (Yaklaşık2–3 bin/yıl) |
|
Örgütlü suç |
Karteller, uyuşturucu, silahlı çatışma |
Örgütlü suçlar sınırlı, terörle sınırlı |
|
Uyuşturucu ticareti |
Küresel ticaretin önemli parçası |
Daha küçük ölçekli, sınırlı pazar |
|
Yolsuzluk ve rüşvet |
Yoğun ve kartellerle ilişkili |
Var ama devlet denetimi altında |
|
Bölgesel yoğunluk |
Kuzey–batı ve bazı güney eyaletleri yüksek |
Büyük şehirler ve doğu sınır belirgin |
Değerlendirilecek olursa, Meksika’da
suçlar yüksek şiddet ve kartel etkisiyle yoğunlaşmıştır ve özellikle cinayet ve
örgütlü suç alanında yoğunlaşmaktadır. Türkiye’de suçlar daha çok ekonomik ve
küçük ölçeklidir, şiddet oranı düşüktür ve devlet denetimi daha etkilidir. Coğrafi
dağılım açısından Meksika’da suçlar kartellerin etkililik bölgeleriyle örtüşmekte
iken, Türkiye’de suçlar büyük şehirlerde ve Doğu sınırında yoğunlaşmakta ve örgütlü
suçun şiddet boyutu sınırlı bulunmaktadır.
GENEL SONUÇ VE
DEĞERLENDİRME
Bu çalışma, Meksika’nın siyasal
yapısını, sosyo-ekonomik göstergelerini ve örgütlü suç devingenlerini bütüncül
bir çerçevede incelemiş ve elde edilen bulguları Türkiye ile karşılaştırmalı
olarak değerlendirmiştir. Çözüleme, kartel şiddetinin yalnızca suç oluşturan
bir sorun olarak ele alınamayacağını, bunun kurumsal kapasite, gelir dağılımı,
yolsuzluk ve yönetişim kalitesi ile doğrudan bağlantılı yapısal bir olgu
olduğunu göstermektedir.
Meksika örneğinde devlet, hukuksal
egemenliğini sürdürmekle birlikte bazı bölgelerde güvenlik ve denetim
kapasitesini sınırlı ölçüde kullanabilmektedir. Bu durum, merkezi otoritenin
tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmemekte ancak yerel düzeyde farklı güç
odaklarının ortaya çıkmasına olanak tanımaktadır. Dolayısıyla sorun yalnızca
örgütlü suçun varlığı değil, devlet kapasitesinin yersel ve kurumsal olarak
farklılaşmasıdır.
Gelir eşitsizliği ve sosyal
hareketlilikteki sınırlılıklar, örgütlü suç yapılarının insan kaynağına
erişimini kolaylaştıran bir zemin oluşturmaktadır. Bununla birlikte eşitsizlik
tek başına açıklayıcı değildir. Eşitsizliğin yüksek olduğu ancak kurumsal kapasitenin
güçlü kaldığı ülkelerde benzer ölçekte şiddet üretimi gözlenmemektedir. Bu
nedenle belirleyici olan unsur, sosyo-ekonomik kırılganlık ile kurumsal
zayıflığın birlikte ortaya çıkmasıdır.
Yolsuzluk ise yalnızca etik bir
problem değil, örgütlü suçun işleyiş maliyetini düşüren yapısal bir etmendir.
Güvenlik ve adalet mekanizmalarının geçirgen duruma gelmesi suç örgütlerinin
hareket alanını genişletmektedir. Bu bağlamda yolsuzlukla mücadele, güvenlik siyasalarından
ayrı düşünülemez.
Federal yapının sunduğu yerel özerklik
kurumsal kapasite farklılıkları derin olduğunda güvenlik açısından
dengesizlikler üretebilmektedir. Meksika’da bazı eyaletlerin kartel etkisine
daha açık duruma gelmesi bu kapasite farklarıyla ilişkilidir. Bu durum federal
sistemin doğrudan nedeni değil kurumsal eşitsizliklerin sonucudur.
Türkiye ile yapılan karşılaştırma, iki
ülke arasında önemli yapısal farklılıklar bulunduğunu göstermektedir.
Türkiye’de tekil (üniter) devlet yapısı ve merkezi güvenlik örgütlenmesi
Meksika’daki ölçekte bölgesel egemenlik kayıplarının ortaya çıkmasını
sınırlandırmaktadır. Bununla birlikte gelir dağılımı, yolsuzluk algısı ve
kurumsal aşınma göstergeleri uzun vadede devlet kapasitesinin korunmasının
önemini ortaya koymaktadır.
Genel olarak bu çalışma, örgütlü suçun
ortaya çıkışında ekonomik etmenlerin tek başına yeterli olmadığını ve
belirleyici unsurun kurumsal kapasite, yönetişim kalitesi ve cezasızlık düzeyi
olduğunu göstermektedir. Devletin güvenlik tekeli hukuksal bir ilke olmakla
birlikte bu tekelin sürdürülebilirliği kurumsal işleyişin niteliğine bağlıdır.
Meksika örneği, kurumsal zayıflığın bölgesel düzeyde eylemli egemenlik
farklılaşmalarına yol açabileceğini göstermektedir.
Bu çerçevede, devlet kapasitesinin
korunması yalnızca güvenlik siyasalarının değil, gelir dağılımı, yolsuzlukla
mücadele ve kurumsal saydamlık alanındaki siyasaların bütüncül biçimde ele
alınmasını gerektirmektedir.
Meksika örneği, çağdaş devletin
yalnızca hukuksal egemenlikle ayakta kalamayacağını ve kurumsal kapasite,
sosyal adalet ve yönetişim kalitesi zayıfladığında egemenliğin parçalanabileceğini
göstermektedir. Bu bağlamda sorun yalnızca kartellerin varlığı değil, devletin
hangi eşikte kendi şiddet tekelini kaybetmeye başladığıdır.
KAYNAKÇA
Andreas, P. (2000). Border games:
Policing the U.S.–Mexico divide. Cornell University Press.
Astorga, L. (2003). Drug trafficking
in Mexico: A first general assessment. UNESCO. https://unesdoc.unesco.org/ark:/48223/pf0000117644
Astorga, L., ve Shirk, D. A. (2010).
Drug trafficking organizations and counter-drug strategies in the U.S.–Mexican
context. E. L. Olson, D. A. Shirk, ve A. Selee (Eds.), Shared responsibility:
U.S.–Mexico policy options for confronting organized crime (pp. 31–61). Woodrow
Wilson International Center for Scholars. https://escholarship.org/uc/item/8j647429
Bailey, J., ve Godson, R. (Eds.).
(2000). Organized crime and democratic governability: Mexico and the
U.S.–Mexican borderlands. University of Pittsburgh Press.
Buscaglia, E. (2013). Vacíos de poder
en México: Cómo combatir la delincuencia organizada. Debate.
Centeno, M. A. (2002). Blood and debt:
War and the nation-state in Latin America. Pennsylvania State University Press.
Centeno, M. A., Kohli, A., ve Yashar,
D. J. (Eds.). (2017). States in the developing world. Cambridge University
Press.
CONEVAL. (2023). Medición de la
pobreza en México. Consejo Nacional de Evaluación de la Política de Desarrollo
Social.
Duncan, G. (2014). Drug trafficking
and political power in Colombia: The paradox of violent political order. Lynne
Rienner Publishers.
Felbab-Brown, V. (2010). Shooting up:
Counterinsurgency and the war on drugs. Brookings Institution Press.
Felbab-Brown, V. (2012). The violent
drug market in Mexico and lessons from Colombia. Brookings Institution.
Freedom House. (2024). Freedom in the World
2024: Mexico. Freedom House.
Fukuyama, F. (2013). What is
governance? Governance, 26(3), 347–368. https://doi.org/10.1111/gove.12035
Geddes, B., Wright, J., ve Frantz, E.
(2018). How dictatorships work: Power, personalization, and collapse. Cambridge
University Press.
INEGI. (2024). Estadísticas de
defunciones registradas. Instituto Nacional de Estadística y Geografía.
International Crisis Group. (2022).
Mexico’s everyday war: Guerrero and the trials of peace. ICG Report. https://www.crisisgroup.org/rpt/latin-america-caribbean/mexico/080-mexicos-everyday-war-guerrero-and-trials-peace
International IDEA. (2023). Electoral
system design database: Mexico. International IDEA.
Lessing, B. (2015). Logics of violence
in criminal war. Journal of Conflict Resolution, 59(8), 1486–1516. https://doi.org/10.1177/0022002715587100
Lessing, B. (2017). Making peace in
drug wars: Crackdowns and cartels in Latin America. Cambridge University Press.
Mazzuca, S. L. (2010). Access to power
versus exercise of power: Reconceptualizing the quality of democracy in Latin
America. Studies in Comparative International Development, 45(3), 334–357.
https://www.researchgate.net/publication/225248588_Access_to_Power_Versus_Exercise_of_Power_Reconceptualizing_the_Quality_of_Democracy_in_Latin_America
Migdal, J. S. (2001). State in
society: Studying how states and societies transform and constitute one
another. Cambridge University Press.
North, D. C., Wallis, J. J., ve
Weingast, B. R. (2009). Violence and social orders: A conceptual framework for
interpreting recorded human history. Cambridge University Press.
O’Donnell, G. (1993). On the state,
democratization and some conceptual soruns: A Latin American view. World
Development, 21(8), 1355–1369. https://kellogg.nd.edu/documents/1427
OECD. (2023). Income inequality data
update: Mexico. OECD Publishing. https://www.oecd.org/en/publications/oecd-regional-outlook-2023-country-notes_be47635c-en/mexico_f74a2d50-en.html
Olson, E. L., Shirk, D. A., ve Selee,
A. (Eds.). (2010). Shared responsibility: U.S.–Mexico policy options for
confronting organized crime. Woodrow Wilson International Center for Scholars.
Shirk, D. A. (2011). The drug war in
Mexico: Confronting a shared threat. Council on Foreign Relations.
Snyder, R., ve Duran-Martínez, A.
(2009). Does illegality breed violence? Drug trafficking and state-sponsored
protection rackets. Crime, Law and Social Change, 52(3), 253–273.
Tilly, C. (1985). War making and state
making as organized crime. In P. Evans, D. Rueschemeyer, ve T. Skocpol (Eds.),
Bringing the state back in (pp. 169–191). Cambridge University Press.
Transparency International. (2023).
Corruption perceptions index 2023. https://www.transparency.org
Trejo, G., ve Ley, S. (2020). Votes,
drugs, and violence: The political logic of criminal wars in Mexico. Cambridge
University Press.
U.S. Drug Enforcement Administration.
(2024). National drug threat assessment. DEA.
United Nations Office on Drugs and
Crime. (2023). Global study on homicide. UNODC.
United Nations Office on Drugs and
Crime. (2023). World drug report. UNODC.
World Bank. (2023). World development
indicators. https://data.worldbank.org
World Bank. (2024). World development
indicators. https://data.worldbank.org
World Bank. (2024). Worldwide
governance indicators. https://info.worldbank.org/governance/wgi/