Hakkımda

FİRUZ DEMİR YAŞAMIŞ Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirmiştir (1968). University of Southern California’da planlama (kentsel ve bölgesel çevre) ve kamu yönetimi yüksek lisans programlarını bitirmiştir (1976). Siyaset ve Kamu Yönetimi Doktoru (1991). Yerel Yönetimler, Kentleşme ve Çevre Politikaları bilim dalında doçent (1993). Başbakanlık Çevre Müsteşarlığı’nın kuruluşu sırasında müsteşar vekili. (1978-80) UNICEF Türkiye temsilciliği. (1982-84) Dünya Bankası’nın Çukurova Kentsel Gelişme Projesi’nde kurumsal gelişme uzmanı. (1984-86) Çankaya Belediyesi’nin kurumsal gelişme projesini yürütmüştür. (1989-91) Yedinci Kalkınma Planı “Çevre Özel İhtisas Komisyonu”nun başkanlığı. DPT “Çevre Yapısal Değişim Projesi” komisyonu başkanlığı. Cumhurbaşkanlığı DDK’nun Devlet Islahat Projesi raportörü. (2000-1) Çevre Bakanlığı Müsteşarı (Şubat 1998 – Ağustos 1999). Sabancı Üniversitesi tam zamanlı öğretim üyesi. (2001-2005) Halen yarı zamanlı öğretim üyesi olarak çeşitli üniversitelerde ders vermektedir. Şimdiye kadar ders verdiği üniversiteler arasında Ankara, Orta Doğu, Hacettepe, Fatih, Yeditepe, Maltepe ve Lefke Avrupa (Kıbrıs) üniversiteleri bulunmaktadır.
Blogger tarafından desteklenmektedir.

Translate

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

EVİM: ARKEON, TUZLA, ISTANBUL, TÜRKİYE

EVİM: ARKEON, TUZLA, ISTANBUL, TÜRKİYE
EV

Bu Blogda Ara

7 Mart 2026 Cumartesi

 

İran Krizi V: İran’ın Kürt Bölgelerinde Demografik Yapı ve Ekonomik Koşulların Siyasal Davranışa Etkisi

 

Prof. Dr. Firuz Demir Yaşamış

 

Öz

Bu çalışma, İran’ın batısında yer alan ve Kürt nüfusunun yoğunlaştığı bölgelerde demografik yapı, mezhepsel dağılım, ekonomik koşullar ve siyasal davranış arasındaki ilişkileri incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada İran’ın Kürt nüfusunun yoğunlaştığı Batı Azerbaycan, Kürdistan, Kirmanşah ve İlam eyaletleri ele alınmıştır. Çalışma kapsamında demografik veriler, ekonomik göstergeler ve bölgedeki siyasal hareketler birlikte değerlendirilerek bölgenin toplumsal ve siyasal devingenleri çözümlenmiştir. Bulgular, söz konusu bölgelerde etnik yapının uyum içermediğini, Kürt nüfusunun yanı sıra Azeri, Lur ve diğer toplulukların da demografik yapının bir parçası olduğunu göstermektedir. Mezhepsel açıdan ise Sünni ve Şii Kürt topluluklarının birlikte varlığı dikkat çekmektedir. Ekonomik göstergeler, bölgenin ülke ortalamasına kıyasla daha düşük gelir düzeylerine ve sınırlı sanayi gelişimine sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Çalışma ayrıca bölgedeki siyasal davranışın yalnızca etnik kimlik temelinde açıklanamayacağını ve ekonomik koşullar, mezhepsel farklılıklar ve tarihsel deneyimlerin siyasal eğilimleri önemli ölçüde etkilediğini göstermektedir. Bu çerçevede araştırma, İran’ın Kürt bölgelerinde siyasal dinamiklerin çok boyutlu bir yapıya sahip olduğunu ortaya koymayı amaçlamaktadır.

Anahtar Kelimeler: İran Kürtleri, demografik yapı, mezhepsel dağılım, bölgesel ekonomi, siyasal davranış

Abstract

This study examines the relationship between demographic structure, sectarian distribution, economic conditions, and political behavior in the Kurdish-populated regions of western Iran. The research focuses on the provinces of West Azerbaijan, Kurdistan, Kermanshah, and Ilam, where Kurdish populations are concentrated. By analyzing demographic data, economic indicators, and political movements in the region, the study aims to identify the main social and political dynamics shaping these areas. The findings suggest that the ethnic composition of the region is not homogeneous; alongside the Kurdish population, Azeris, Lurs, and other communities also form part of the demographic structure. In sectarian terms, both Sunni and Shia Kurdish communities coexist in the region. Economic indicators reveal that these provinces generally display lower income levels and relatively limited industrial development compared to the national average. The study also demonstrates that political behavior in the region cannot be explained solely through ethnic identity. Instead, economic conditions, sectarian diversity, and historical experiences play significant roles in shaping political attitudes and mobilization patterns. In this context, the research highlights the multidimensional nature of political dynamics in Iran’s Kurdish regions.

Keywords: Iranian Kurds, demographic structure, sectarian distribution, regional economy, political behavior

GİRİŞ

İran, çok çok etnik unsurlu ve çok kültürlü toplumsal yapıya sahip bir ülkedir. Ülkenin batı kesiminde yer alan Kürt bölgeleri, tarihsel, demografik ve sosyo-ekonomik özellikleri bakımından İran’ın diğer bölgelerinden kısmen farklı devingenler göstermektedir. Bu bölgeler başlıca Kürdistan, Kirmanşah, Batı Azerbaycan’ın bazı kesimleri ve İlam eyaletlerini kapsamaktadır. Söz konusu bölgelerde Kürt nüfus çoğunluğu oluşturmakla birlikte Azeriler, Farslar, Lurlar ve diğer küçük etnik gruplar da bulunmaktadır. Mezhepsel açıdan ise Sünni ve Şii toplulukların bir arada yaşadığı karma bir yapı görülmektedir.

Son yıllarda İran’da meydana gelen protesto hareketleri, bölgesel ekonomik eşitsizlikler ve uluslararası gerilimler Kürt bölgelerinin siyasal ve toplumsal eğilimlerinin daha yakından incelenmesini gerekli kılmıştır. Bu bölgelerdeki ekonomik gelişmişlik düzeyi, kişi başına düşen gelir, istihdam olanakları ve devlet yatırımları gibi etmenler, toplumsal davranış ve siyasal tutumları doğrudan etkileyebilmektedir. Bunun yanında etnik kimlik, mezhepsel yapı ve sınır bölgelerinde bulunmanın getirdiği jeopolitik koşullar da bölgenin siyasal devingenlerini şekillendiren önemli unsurlar arasında yer almaktadır.

Bu makale, İran’ın Kürt bölgelerinde demografik yapı, mezhepsel dağılım ve ekonomik koşulları inceleyerek söz konusu etmenlerin siyasal davranış üzerindeki etkilerini çözümlemeyi amaçlamaktadır. Ayrıca bölgedeki toplumsal eğilimler, protesto devingenleri ve dış müdahalelere yönelik toplumsal tutumlar, mevcut veriler ve gözlemler çerçevesinde değerlendirilecektir.

Amaç ve Hedefler

Araştırmanın Amacı

Bu makalenin temel amacı, İran’ın batı bölgelerinde yer alan Kürt illerinin demografik, mezhepsel ve ekonomik yapısını inceleyerek bu etmenlerin bölgedeki siyasal davranış ve toplumsal eğilimler üzerindeki etkilerini çözümlemektir. Çalışma, özellikle Kürt nüfusun yoğun olarak yaşadığı eyaletlerde toplumsal yapı ile siyasal tutumlar arasındaki ilişkiyi ortaya koymayı amaçlamaktadır. Ayrıca bölgedeki ekonomik koşullar, kişi başına gelir düzeyi, etnik ve mezhepsel dağılım gibi unsurların, protesto hareketleri, siyasal seferberlik ve dış müdahalelere yönelik toplumsal tutumlar üzerindeki etkisi değerlendirilecektir. Bu çerçevede çalışma İran’ın Kürt bölgelerinde ortaya çıkan siyasal eğilimleri daha geniş bir bölgesel ve jeopolitik bağlam içinde anlamayı hedeflemektedir.

Araştırmanın Hedefleri

Bu makale kapsamında aşağıdaki hedeflere ulaşılması amaçlanmaktadır:

İran’ın Kürt nüfusunun yoğun olarak yaşadığı bölgelerdeki etnik ve mezhepsel yapıyı ortaya koymak.

Bölgedeki ekonomik yapı ve kişi başına gelir düzeyini inceleyerek sosyo-ekonomik koşulları değerlendirmek.

Ekonomik ve toplumsal etmenlerin siyasal davranış ve protesto eğilimleri üzerindeki etkisini çözümleme etmek.

Bölge halkının dış müdahalelere ve uluslararası gelişmelere yönelik tutumlarını değerlendirmek.

İran’ın genel siyasal yapısı içinde Kürt bölgelerinin toplumsal ve siyasal konumunu çözümlemek.

Araştırma Soruları

Bu çalışma, İran’ın Kürt nüfusunun yoğun olarak yaşadığı bölgelerdeki demografik, ekonomik ve toplumsal devingenlerin siyasal davranış üzerindeki etkilerini anlamaya yönelik olarak aşağıdaki temel araştırma sorularına odaklanmaktadır:

İran’ın Kürt bölgelerinde etnik ve mezhepsel yapı nasıl bir dağılım göstermektedir?

Bu bölgelerdeki ekonomik yapı, istihdam olanakları ve kişi başına gelir düzeyi ülke ortalamasıyla karşılaştırıldığında nasıl bir görünüm sunmaktadır?

Bölgedeki sosyo-ekonomik koşullar halkın siyasal tutumları ve protesto eğilimleri üzerinde nasıl bir etki yaratmaktadır?

İran’daki genel siyasal gelişmeler ve protesto hareketleri sırasında Kürt bölgelerinde nasıl bir toplumsal ve siyasal davranış ortaya çıkmaktadır?

Bölge halkının dış müdahalelere ve uluslararası aktörlere yönelik tutumu hangi etmenlerden etkilenmektedir?

İran’ın genel siyasal ve toplumsal yapısı içinde Kürt bölgeleri nasıl bir konuma sahiptir ve bu konum gelecekte nasıl bir siyasal davranış modeli ortaya çıkarabilir?

YÖNTEM

Bu çalışma, İran’ın Kürt bölgelerindeki demografik yapı, ekonomik koşullar ve siyasal davranış eğilimlerini incelemek amacıyla nitel araştırma yöntemine dayalı betimleyici ve çözümleyici bir yaklaşım benimsemektedir. Araştırmada bölgenin toplumsal ve siyasal devingenlerini anlamaya yönelik olarak mevcut istatistiksel veriler, akademik çalışmalar ve çeşitli raporlar değerlendirilmiştir.

Araştırmanın veri kaynaklarını, İran’daki demografik ve ekonomik göstergelere ilişkin yayımlanan istatistikler, uluslararası kuruluşların raporları, akademik yazın ve bölgesel çözümlemeler oluşturmaktadır. Bu kapsamda bölgedeki nüfus yapısı, etnik ve mezhepsel dağılım, kişi başına gelir düzeyi ve ekonomik etkinlikler gibi veriler incelenmiş ve karşılaştırmalı olarak çözümlenmiştir.

Çalışmada ayrıca İran’daki toplumsal hareketler ve protesto devingenleri bağlamında Kürt bölgelerinin siyasal davranış eğilimleri değerlendirilmiştir. Bu çözümlemede, bölgenin ekonomik koşulları, demografik yapısı ve jeopolitik konumu dikkate alınarak neden-sonuç ilişkisi çerçevesinde yorumlayıcı bir değerlendirme yapılmıştır.

Bu yöntem sayesinde çalışma, İran’ın Kürt bölgelerinde toplumsal yapı ile siyasal davranış arasındaki ilişkiyi ortaya koymayı ve bölgenin genel siyasal devingenler içindeki konumunu daha geniş bir bakış açısından çözümlemeyi amaçlamaktadır.

KURAMSAL ÇERÇEVE VE YAZIN TARAMASI

Kuramsal Çerçeve

Bu çalışma, toplumsal yapı ile siyasal davranış arasındaki ilişkiyi açıklayan çeşitli kuramsal yaklaşımlardan yararlanmaktadır. Özellikle siyasal sosyoloji, etnik kimlik ve siyasal seferberlik kuramları ile merkez-çevre yaklaşımı, araştırmanın temel kuramsal çerçevesini oluşturmaktadır. Siyasal sosyoloji yazınında toplumsal yapı, ekonomik koşullar ve kimlik unsurlarının siyasal davranış üzerinde belirleyici etkileri olduğu kabul edilmektedir. Bu yaklaşıma göre ekonomik eşitsizlikler, işsizlik, gelir dağılımındaki dengesizlikler ve bölgesel gelişmişlik farkları toplumsal hoşnutsuzlukları artırarak siyasal seferberliği tetikleyebilmektedir. Etnik kimlik ve siyasal seferberlik kuramları ise etnik ve kültürel kimliklerin siyasal davranışın şekillenmesinde önemli bir rol oynadığını vurgulamaktadır. Bu çerçevede etnik kimlik, toplumsal dayanışma ve siyasal örgütlenme açısından bir seferberlik aracı olarak değerlendirilmektedir. İran’ın Kürt bölgeleri, etnik kimliğin toplumsal ve siyasal süreçler üzerindeki etkisini incelemek açısından önemli bir örnek oluşturmaktadır. Araştırmada ayrıca merkez-çevre yaklaşımından yararlanılmıştır. Bu yaklaşım, devletin siyasal ve ekonomik gücünün genellikle merkez bölgelerde yoğunlaştığını ve çevre bölgelerde ise ekonomik gelişmişlik düzeyinin ve siyasal temsilin daha sınırlı olabildiğini öne sürmektedir. İran’da merkezi bölgeler ile sınır bölgeleri arasındaki gelişmişlik farkı bu bağlamda değerlendirilmektedir.

Yazın Taraması

İran’daki etnik yapı, bölgesel eşitsizlikler ve siyasal davranış üzerine yapılan çalışmalar oldukça geniş bir yazın oluşturmaktadır. Bu çalışmaların önemli bir kısmı, İran’ın çok çok etnik unsurlu yapısının toplumsal ve siyasal süreçler üzerindeki etkisini incelemektedir. Yazında özellikle İran’daki Kürt nüfusun toplumsal ve siyasal konumu üzerine yapılan araştırmalar, bölgedeki etnik kimlik, ekonomik gelişmişlik düzeyi ve siyasal seferberlik arasındaki ilişkiye dikkat çekmektedir. Bu çalışmalar, Kürt bölgelerinde ekonomik gelişmişlik düzeyinin ülke ortalamasının altında olduğunu ve bunun toplumsal hoşnutsuzlukları artırabildiğini göstermektedir.

Bunun yanı sıra İran’daki protesto hareketlerini inceleyen araştırmalar, ekonomik sorunların, genç işsizliğinin ve bölgesel eşitsizliklerin protesto davranışını etkileyen önemli etmenler olduğunu ortaya koymaktadır. Etnik ve mezhepsel farklılıkların bulunduğu bölgelerde ise bu etmenlerin siyasal seferberlikle daha güçlü bir şekilde bağlantılı olabildiği ifade edilmektedir.

Son yıllarda yapılan çalışmalar ayrıca İran’daki protesto hareketlerinin sadece etnik etmenlerle değil, aynı zamanda ekonomik koşullar, toplumsal beklentiler ve siyasal temsil talepleriyle de yakından ilişkili olduğunu göstermektedir. Bu nedenle İran’ın Kürt bölgelerindeki toplumsal devingenlerin anlaşılabilmesi için demografik yapı, ekonomik koşullar ve siyasal süreçlerin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bu çalışma, mevcut yazındaki bulguları dikkate alarak İran’ın Kürt bölgelerinde demografik yapı, ekonomik koşullar ve siyasal davranış arasındaki ilişkiyi bütüncül bir bakış açısıyla çözümlemeyi amaçlamaktadır.

ÇÖZÜMLEME

Bu bölümde, İran’ın Kürt bölgelerinin demografik, ekonomik ve siyasal yapısı üzerinden elde edilen bulgular bir araya getirilerek çözümleme edilmektedir. Amaç, bölgenin toplumsal yapısının siyasal davranış ve protesto eğilimleri üzerindeki etkilerini ortaya koymaktır.

Şekil 1: İran’da Kürt kimliğinin coğrafi dağılımı

KÜRT BÖLGESİNDE DEMOGRAFİK VE MEZHEPSEL YAPI

İran’ın Kürt nüfusunun yoğun olarak yaşadığı bölgeler, etnik ve mezhepsel açıdan karmaşık bir yapı sergilemektedir: Kürtler, bölgedeki nüfusun çoğunluğunu oluştururken, Farslar, Azeriler ve Lurlar gibi diğer etnik gruplar da mevcuttur. Mezhepsel açıdan, bölgede Sünni Kürtler ile Şii azınlıklar bir arada yaşamaktadır. Bu etnik ve mezhepsel karmaşıklık, toplumsal dayanışmayı hem güçlendiren hem de siyasal seferberliği sınırlandıran bir unsur olarak öne çıkmaktadır. Bu yapı, dış müdahalelere ve merkezi yönetimin siyasalarına karşı temkinli ve ölçülü bir toplumsal davranış ortaya çıkarmaktadır. Halkın farklı etnik ve mezhepsel kökenlere sahip olması bölgedeki protesto ve siyasal hareketlerin heterojen ve parçalı olmasına yol açmaktadır.

İran’ın Kürt illerindeki etnik ve mezhepsel yapı hem tarihsel hem sosyokültürel açıdan oldukça çeşitlidir. İran Kürdistanı genellikle batı ve kuzeybatı İran’da yer alan Kürt yoğunluklu bölgeleri kapsar. Bu iller arasında başlıca Kürdistan, Kirmanşah, İlam ve bazı kesimler Batı Azerbaycan ve Lorestan sayılabilir.

Etnik Yapı

Kürtler

İran Kürtlerinin çoğu bu bölgelerde yaşar ve nüfusun büyük kısmını oluşturur. Kürtler kendi içlerinde Kurmanci, Sorani ve Gorani lehçelerini konuşurlar.  Kurmanci Batı Kürdistan ve Kuzey Kürt bölgelerinde daha yaygındır. Sorani Özellikle İran Kürdistanı’nın merkezi ve doğu kesimlerinde yoğundur. Gorani daha çok Hawraman (Horaman) bölgesinde konuşulur.

Azınlıklar

Farslar şehir merkezlerinde ve bazı köylerde küçük topluluklardır. Lurlar özellikle Kirmanşah ve İlam’ın güney kesimlerinde yoğunluk gösterir. Araplar ve Türkmenler daha sınırlı ve nadir görülür. Ermeniler ve Yahudiler tarihsel olarak şehirlerde azınlık olarak bulunur.

Mezhepsel Yapı

Sünni Kürtler

İran’daki Kürtlerin yaklaşık %70-75’i Sünni Müslümandır. Genellikle Şafii mezhebini benimserler. Sünni Kürtler çoğunlukla kırsal kesimde ve kuzey-batı İran’da yoğunlaşır.

Şii Kürtler

Şii Kürtler özellikle Kirmanşah’ın bazı bölgelerinde ve İran Kürdistanı’nın güneyinde bulunur. On İki İmamcı Şiilik yaygındır.

Aleviler ve Yarsanlar (Kakailer)

Yarsanlık (Ahl-i Haqq): Goran ve Hawraman bölgelerinde yerel bir inanç grubudur. Bazı Kürtler Alevi mezhebini benimsemiştir. Özellikle Kirmanşah çevresinde yaşarlar.

Bölgesel Özellikler

Çizelge 1:

 

Bölgesel özellikler

İl

Baskın Etnik Grup

Mezhep Dağılımı

Kürdistan

Kürt

Sünni (Şafii) çoğunluk, az Şii

Kirmanşah

Kürt, Lur

Şii ve Sünni karışık, Yarsan toplulukları

İlam

Kürt, Lur

Sünni ve Şii karışık

Batı Azerbaycan (doğusu)

Kürt, Azeri

Sünni Kürtler, Şii Azeriler

 

Çizelge 2:

 

İran Kürt illerinin demografik ve mezhepsel yapısı

İl

Toplam Nüfus (Kestirimsel)

Baskın Etnik Grup

Diğer Etnik Gruplar

Mezhepsel Dağılım

Kürdistan

Yaklaşık 1.44 milyon

Kürt

Azınlık: Fars, Lur

Sünni (Şafii) yaklaşık %70, Şii yaklaşık %20, Yarsan/Alevi yaklaşık %5-10

Kirmanşah

Yaklaşık 1.88 milyon

Kürt, Lur

Azınlık: Fars

Şii yaklaşık %35, Sünni (Şafii) yaklaşık %60, Yarsan/Alevi yaklaşık %5

İlam

Yaklaşık 0.55 milyon

Kürt

Lur, Az Fars

Şii yaklaşık %30, Sünni yaklaşık %65, Yarsan/Alevi yaklaşık %5

Batı Azerbaycan (Kürt bölgeleri)

Yaklaşık 2.87 milyon

Kürt

Azeri, Az Fars

Sünni (Şafii) yaklaşık %65, Şii yaklaşık %30, Yarsan/Alevi yaklaşık %5

 

Yukarıdaki çizelgede yer alan veriler resmi nüfus sayımlarından çok alan araştırmaları ve uluslararası kestirimlere dayanmaktadır. Sünni Kürtler genellikle kuzey ve batı bölgelerde yoğundur. Şii Kürtler Kirmanşah ve İlam’da daha yaygındır. Yarsan (Ahl-i Haqq) ve Alevi topluluklar sınırlı ve yerel dağılımdadır.

Çizelge 3:

 

İran Kürt illerindeki diğer etnik grupların sayısı ve kestirimsel oranları

İl

Toplam Nüfus (Kestirimsel)

Kürt Oranı

Diğer Etnik Gruplar

Kestirimsel Oran / Sayı

Mezhepsel Dağılım

Kürdistan

Yaklaşık 1.44 milyon

Yaklaşık %85

Fars, Lur

Yaklaşık %15 (Yaklaşık 216.000 kişi)

Sünni (Şafii) Yaklaşık %70, Şii Yaklaşık %20, Yarsan/Alevi Yaklaşık %5-10

Kirmanşah

Yaklaşık 1.88 milyon

Yaklaşık %70

Lur, Fars

Yaklaşık %30 (Yaklaşık 564.000 kişi)

Şii Yaklaşık %35, Sünni (Şafii) Yaklaşık %60, Yarsan/Alevi Yaklaşık %5

İlam

Yaklaşık 0.55 milyon

Yaklaşık 80

Lur, Fars

Yaklaşık %20 (Yaklaşık 110.000 kişi)

Şii Yaklaşık %30, Sünni Yaklaşık %65, Yarsan/Alevi Yaklaşık %5

Batı Azerbaycan (Kürt bölgeleri)

Yaklaşık 2.87 milyon

Yaklaşık 5%

Azeri, Fars

Yaklaşık 50% (Yaklaşık1.435.000 kişi)

Sünni (Şafii) Yaklaşık %65, Şii Yaklaşık %30, Yarsan/Alevi Yaklaşık %5

 

Oranlar kestirimsel ve alan araştırmalarına dayalıdır. Batı Azerbaycan’da Azeriler, Kürt nüfusu ile hemen hemen eşit sayıda ve belirli ilçelerde çoğunluğu oluşturur. Kirmanşah ve İlam’da Lur toplulukları Kürt azınlığın büyük bölümünü oluşturur.

Özetle, İran Kürt illeri etnik olarak çoğunlukla Kürtlerden oluşur. Azınlık olarak Lur, Fars ve diğer etnik gruplar bulunur. Mezhepsel olarak Sünni Şafii Kürtler çoğunluktadır. Şii Kürtler, Yarsanlar ve Alevi Kürtler bölgesel olarak önemli bir yer tutar. Bu çeşitlilik, hem İran Kürt toplumunun kültürel zenginliğini hem de bazı siyasal ve toplumsal gerilimlerin tarihsel kökenlerini açıklar.

Ekonomik Yapı ve Kişi Başına Gelir

Ekonomik veriler, Kürt bölgelerinin ulusal ortalamaya kıyasla daha düşük gelir düzeyine sahip olduğunu göstermektedir: Bölgede kişi başına düşen gelir ülke ortalamasının altındadır. İşsizlik oranları yüksek ve ekonomik fırsatlar sınırlıdır. Yatırımların ve devlet projelerinin çoğu merkez bölgelerde yoğunlaşmaktadır. Bu ekonomik geri kalmışlık toplumsal hoşnutsuzluk yaratmakta, ancak bölge halkının güvenlik kaygıları nedeniyle bu hoşnutsuzluk doğrudan açık protesto ve dış destekli eylemlere dönüşmemektedir.

Siyasal Davranış ve Protesto Eğilimleri

Tarihsel Gelişim ve Kronoloji

İlk Yıllar — 1918–1940’lar: Simko Şikak Ayaklanması (1918–1922): İran’daki ilk büyük Kürt silahlı başkaldırısıdır. Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşü sonrası Şikak aşiret lideri Ağa Simko öncülüğünde merkezi hükümete karşı çıkmıştır. Ayaklanma İran devleti tarafından bastırılmıştır.

Kürt Demokratik Partisi’nin (KDPI) İlk Kuruluşu (1945): İkinci Dünya Savaşı sonrası İran’da Kürdistan Demokrat Partisi (KDPI) kurulmuştur. 1946’da Mahabad Cumhuriyeti ilan edilmiştir. Kısa ömürlü bir bağımsız devlet denemesidir. Bu hareket kısa sürede merkezi İran hükümeti tarafından yok edilmiştir.

1979 İslami Devrim ve Sonrası:

1979 Kürt İsyanı: İran’daki İslami Devrim’den hemen sonra, KDPI ve müttefik güçler Şii merkezi hükümete karşı isyan çıkarmıştır. 1979–1983 arasında yoğun çatışmalar olmuş ve sonunda isyan bastırılmıştır. Bu dönemde binlerce Kürt ölmüş ve on binlerce kişi yerinden edilmiştir.

1980–90’lar – KDPI–Komala Çatışması ve Devlet Baskısı: 80’lerde KDPI ile Komala arasında ideolojik ve askeri çatışmalar görülmüştür. Sol örgütsel yarışma olarak nitelenmiştir. Her iki grup da İran devletiyle ayrı ayrı uzun süren silahlı savaşım yürütmüştür. 1990’lara kadar bu çatışma da İran’da çözülememiştir.

2000’ler – Yeni Silahlı Yapılar

PJAK’ın (Kürdistan Özgür Yaşam Partisi) Doğuşu (2004): PJAK, PKK’ya ideolojik ve örgütsel yakın bir yapı olarak ortaya çıkmıştır. Dağlık sınır bölgelerinde silahlı gerilla etkinlikleri yürütmüştür. 2000’lerin sonuna kadar İran güvenlik güçleriyle çatışmalar yaşanmıştır.

PDKI ve Diğer Grupların Etkinlikleri: KDPI dönemin büyük bölümünde sürgünde, siyasal ve silahlı muhalefet çizgisini sürdürmüştür. Komala ve diğer küçük örgütler de alanda çeşitli düzeylerde etkinlik göstermiştir.

2010’lar – 2020’ler Arası

2016–2023 Batı İran Çatışmaları: PJAK, PAK, Komala ve KDPI arasında düşük yoğunluklu çatışmalar yaşanmıştır. İran’daki güvenlik güçleri bu gruplara silahlı müdahalelerle karşılık vermiştir.

2020’ler – Güncel Dönem ve 2026

2022’den Sonra Siyasal Eylemler: İran’da 2022’de Mahsa Amini olayıyla başlayan protesto dalgası Kürt siyasal gruplarını daha eş güdümlü bir duruma getirdi. Farklı Kürt partileri arasında “Dialogue Center” adıyla siyasal birlik çabaları başlamıştır.

2026 – Yeni Koalisyon Kuruluşu: 22 Şubat 2026’da beş Kürt örgütü (PDKI/KDPİ, PJAK, PAK, Komala, Khabat) “İran Kürdistanı Siyasal Güçleri Koalisyonu adıyla ortak bir siyasal cephe ilan etmiştir. Bu ittifak İran rejimini devirmek, Kürt haklarını savunmak ve iç siyasal birlik oluşturmak amacıyla kurulmuştur.

Örgütlerin Tarihsel Rolü ve Yapıları

PDKI (Kürdistan Demokrat Partisi / KDPI): 1945’te kurulmuştur. En eski ve en bilinen İran Kürt siyasal/askeri örgütüdür. 1979 isyanının ana liderlerindendir ve tarih boyunca merkezi hükümete silahlı muhalefet yürütmüştür. Bugün de koalisyonun çekirdek bileşeni olarak siyasal ve militarist çizgiyi temsil etmektedir.

PJAK (Kürdistan Özgür Yaşam Partisi): 2004’te kurulmuştur. PKK’yla bağlantılı bir gerilla grubu olarak bilinmektedir. Dağlık bölgelerde silahlı etkinlikler yürütmüştür ve 2010’lardan itibaren İran’la sık karşılaşmalar yaşanmıştır. Koalisyonun en etkin militan gruplarından biridir.

PAK (Kürdistan Özgürlük Partisi): 1991’de kurulmuştur. Irak Kürdistanı alansında de facto savaş deneyimi vardır. 2026 protesto döneminde etkili roller üstlenmeye başlamıştır.

Komala (Komala Party of Iranian Kurdistan): 1969’da kurulan sol kökenli örgüttür. Farklı dönemdeki fraksiyonları ile uzun süre muhalefette olmuştur. Hem siyasal hem silahlı eylemlere geçmişte katılmıştır.

Khabat Örgütü: 1980’lerde İslam Devletine karşı savaşımda de yer almıştır. Günümüzde siyasal muhalefet çizgisindedir.

Genel olarak değerlendirilirse, 20. yüzyılda Kürt muhalefeti kısa süreli bağımsızlık denemeleri, büyük isyanlar ve bölgesel savaşımlarla şekillenmiştir. 1979 devrimi sonrası sistemli ayrılıkçı ve özerklik talebiyle merkezle çatışmıştır. PJAK gibi yeni militan yapılar 2000’lerde etkili olmuş ancak örgütler sürekli bölünmeler nedeniyle baskı altında kalmıştır. 2026 itibarıyla beş partinin oluşturduğu yeni koalisyon, İran rejimine karşı siyasal ve örgütsel birlik arayışını temsil etmektedir ve kentlerde protesto desteği kazanmış durumdadır.

İran hükümeti bu grupları genellikle “ayrılıkçı ve terörist” olarak nitelendirirken, örgütler Kürt hakları ve özerklik taleplerini öne çıkarmaktadır. Bu nedenle tarihsel anlatımda farklı bakış açıları tarih boyunca var olmuştur.

Çözümlemeler, Kürt bölgelerinde siyasal davranışın belirli bir ölçüde temkinli, ölçülü ve bölgesel olarak farklılık gösteren bir model izlediğini ortaya koymaktadır. Bölgede gerçekleştirilen protesto hareketleri genellikle ekonomik ve toplumsal taleplerle sınırlıdır. Dış müdahalelere ve uluslararası aktörlerin çağrılarına karşı halk, soğuk ve şüpheci bir tavır sergilemektedir. Merkezi yönetimle doğrudan çatışma riskini gözeten bölge halkı çoğu zaman güvenlik önlemlerini dikkate alarak temkinli davranmaktadır.

Bu bölgelerde ayrılıkçılık eğilimlerinin gücü ve derecesi: İran içindeki Kürt ayrılıkçılığı tarihsel olarak var olmuştur. Fakat uzun yıllar boyunca sönük ve sınırlı olmuştur. Bölgedeki Kürt milliyetçiliği devlet baskısı, mezhepsel ve dilsel farklılıklar ve örgütsel zayıflık yüzünden İran’da diğer Kürt bölgelerine göre daha az etkili olmuştur. İran devletinin güçlü güvenlik yapısı da buna etki etmektedir. 2026’deki savaş atmosferi bazı silahlı grupların sınır çizgisinde hareketlendiğine ilişkin haberlerin çıkmasına yol açmıştır. Bununla birlikte bu güçlerin örgütsel kapasitesi hala sınırlıdır ve kestirimsel olarak 5.000–8.000 hafif silahlı militan civarındadır. Bu düzey, geniş çaplı bağımsızlık savaşından çok sınır gerilimleri ve küçük çaplı saldırı ve gerilla eylemleri için yeterli görülmektedir. Özetle, mevcut durumda genel Kürt nüfusu içinde ayrılıkçı eğilimler geniş tabana yayılmış değildir ve daha çok örgütsel çevrelerde ve silahlı militan gruplarda sınırlı bir kapasite söz konusudur.

ABDİsrailin ayaklanma çağrısında destek düzeyi: ABD ve İsrail, 2026’de İran’a karşı yürüttükleri askeri kampanyada bazı İranlı Kürt muhalefet unsurlarıyla ilişki kurduklarını gösteren raporlar mevcuttur. ABD yönetimi bazı Kürt liderlerle görüşmeler yürütmüş ve destek talep eden gruplara hava desteği vaatleri olduğu bildirilmiştir. Reuters ve diğer kaynaklar, İsrail’in ve ABD’nin bu grupları askeri açıdan destekleme niyetinde olduklarını belirtmektedir. Ancak gerçek askeri desteğin kapsamı henüz netleşmemiştir ve dış destek koşullu ve ölçülü görünmektedir. Ayrıca Irak’ın Kürdistan Bölgesel Yönetimi resmen doğrudan askeri destek vermediğini ve tarafsız kalmak istediğini açıklamıştır. Bölgedeki Kürt liderler destek çağrılarına temkinli yaklaşmaktadır. Özetle, ABDİsrailin İran Kürtlerine yönelik resmi ayaklanma çağrısı” yoktur ama bazı silahlı muhalif gruplarla ilişki içindedir ve sınırlı stratejik destek olasılığı konuşulmaktadır.

Türkiye’nin Yaklaşımı: Dışişleri Bakanı Hakan Fidan yaptığı açıklamada İran'da iç savaş çıkarma girişimlerine karşı uyararak bunları "son derece tehlikeli" olarak nitelendirdi. İstanbul'da düzenlediği basın toplantısında Fidan "Etnik veya dini bölünmeleri kullanarak İran'da iç savaş çıkarmayı amaçlayan tüm senaryolara karşıyız. Bu son derece tehlikeli bir senaryodur. Hem Batılıları hem de Doğuluları bu senaryoya karşı kamuoyu önünde uyarıyoruz" dedi. ABD'nin İran Kürt gruplarını İran'a karşı bir savaşa katılmaları için eğitmesi ve silahlandırması olasılığı hakkında konuşan bakan "Bu konuyu ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile yaptığımız telefon görüşmesinde gündeme getirdim. Onlar, böyle bir projeye dahil olmadıklarını ve böyle bir niyetlerinin olmadığını teyit ettiler" ifadelerini kullandı. [1] Irak Kürt yönetimi tarafından yapılan bu açıklamayla birlikte ele alındığında ve Rubio’nun Fidan’a söyledikleri düşünüldüğünde İran’da rejime karşı bir ayaklanmanın söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır.

Hangi Kürt örgütünün denetiminde? Bölgede birkaç farklı muhalif Kürt örgütü bulunmaktadır. Bunların bazıları son dönemde yeniden eş güdüm içindedir.

Çizelge 4:

 

İran’daki karşı muhalif/ayrılıkçı örgütler:

Örgüt

Doğası / Amaç

Notlar

Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK)

Silahlı militan grup; Kürtlerin kendi kaderini tayin hakkı/özerklik arayışı

İran tarafından terör örgütü olarak tanımlanıyor; Irak Kürdistan’ında üslenmiş durumda.

İran Kürdistan Demokratik Partisi (PDKI)

Eski ve en köklü Kürt siyasal parti; zaman zaman silahlı kanadı da mevcut

İran’da yasaklı; siyasal ve silahlı muhalefet çizgisi var.

Komala / Komala Reform Hareketi

Solcu Kürt örgütü, silahlı geçmiş

Irak Kürdistan’ında etkinlik yürütüyor.

Kurdistan Özgürlük Partisi (PAK)

Silahlı grubun parçası

2026’de protestolar bağlamında doğrudan eylemlerde göründüğü sav edildi.

İran Kürdistan Siyasal Güçler Koalisyonu

6 muhalif grubun ittifakı (2026’de kuruldu)

Birleşik muhalefet yapısı olarak görülüyor.

 

Genel olarak bu örgütler Irak’ın Kuzey Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nde üslenmiş fakat doğrudan İran topraklarında etkili bir denetim yapısına sahip değildir ve yerel halkın gündelik yaşamının denetimini sağlayamamaktadırlar. Değerlendirilecek olursa, ayrılıkçılık gücü sınırlıdır ve örgütsel kapasite ise düşükorta düzeyli ve devlet baskısı altındadır. ABDİsrail desteğinde ise yapısal ve stratejik temaslar vardır, ancak geniş halk tabanlı ayaklanma çağrısı veya yaygın askeri destek açıkça açıklanmış değildir. Denetim açısından belirli silahlı muhalif örgütlerin var ve (PJAK, PDKI, PAK, Komala vb.) etkin olduğu ancak alanda siyasal ve toplumsal denetimlerin sınırlı olduğu anlaşılmaktadır.

KÜRT BÖLGELERİNDE GÜVELİK VE SALDIRI ETKİSİ

Hedef Alma ve Bombardımanlar

ABD ve İsrail saldırıları yalnızca İran’ın merkezi kentlerine değil, batı ve kuzeybatı İran’daki Kürt yoğunluklu alanlarda da askeri hedeflere yöneldi. Özellikle Devrim Muhafızları (IRGC), istihbarat üsleri, düşman güvenlik birimleri ve askeri noktalar gibi hedefler Kürt illerinin çeşitli merkezlerinde vuruldu. Bu saldırılar Urmiye, Sine (Sanandaj), Kirmanşah, İlam, Marivan ve çevresindeki yerlerde rapor edilmiştir. Bu tür saldırılar hem askeri hem de sivil altyapıyı etkiledi ve bazı raporlara göre güvenlik siteleri ile bölge yönetsel binaları yoğun şekilde zarar gördü.

Askeri Devingenler ve Yerel Gerilimler: ABDİsrail’in Operasyon Stratejisi

Saldırılar, genel İran savaş kampanyasının bir parçası olarak yürütülmektedir. Hedefler arasında İran’ın balistik sistemleri, hava savunma sistemleri, komuta üsleri ve askeri altyapı vardır. Bu stratejinin bir parçası olarak Kürt bölgelerindeki hedefler de vurulmaktadır. Çünkü bu bölgeler güvenlik güçleri ve istihbarat merkezleri açısından kritik önemdedir. Bazı kaynaklar ayrıca CIA üzerinden silah ve destek sağlanması amacıyla İran Kürt muhalefetiyle ilişkiye geçildiğini öne sürmüştür. Bu da bölgedeki güvenlik devingenlerini daha karmaşık duruma getirmiştir.

Kürt Gruplarına Etki ve Tepkiler: İran Hükümetinin Tehdidi

İran Savunma Konseyi, Kürt muhalefet güçlerini sınır yakınında etkinlik yürütmemeleri konusunda açıkça uyarmış ve aksi duruma Irak Kürdistan Bölgesi’ndeki üsler de dahil olmak üzere daha geniş alanların hedef alınacağını belirtmiştir. Bu, İran’ın Kürt siyasalarını sertleştirdiğine işaret etmektedir.

Kürt Gruplarının Tutumu

Bazı Kürt muhalefet örgütleri (PJAK, PDKI, PAK gibi) sınır bölgelerinde etkili olup saldırılarla ilgili temkinli konuşmakta ya da destek beklentisi içinde bulunmaktadır. Ancak Irak Kürdistan Bölgesi yönetimi resmen silahlı müdahale ve İran’a geçişi reddettiğini açıklamıştır. Bu durum, Kürt örgütlerinin stratejik karar alma süreçlerinde önemli bir kaygı ve belirsizlik yaratmıştır.

Sivil Toplum ve Gündelik Yaşama Etkiler: Sivil Kaybı ve Hasar

Saldırılar nedeniyle sivil hedeflerin de zarar gördüğü, binaların, hastanelerin ve diğer sivil altyapıların etkilendiği bildirilmiştir. İran hükümet sözcüleri ciddi sivil hasarlara ve kayıplara dikkat çekmiştir. Bu durum bölgede yaşayan Kürt halkı dahil olmak üzere geniş sivil nüfusun güvenlik endişelerini artırmış ve günlük yaşamda bozulmalara yol açmıştır.

Güvenlik Açısından Olası Genişleme Riski

Orta Doğu’daki savaşın daha geniş bir bölgesel çatışmaya dönüşme riski vardır. Bu da Kürt bölgeleri dahil İran’ın batı sınır çizgisini bir cephe gibi görme olasılığını güçlendirmektedir. Bu risk, yerel silahlı gruplar için hem fırsat hem ciddi tehdit unsuru oluşturmaktadır.

Kısaca özetlemek gerekirse, ABDİsrail saldırıları İran’ın Kürt bölgelerinde askeri ve güvenlik hedeflerini de etkilemektedir. Bu durum, yerel güvenlik dengelerini bozmaktadır. Kürt örgütlerinde belirsizlik ve stratejik kaygılara yol açmaktadır. İran hükümeti saldırı ve muhalefete karşı sert tutum sergileyerek bölgesel gerilimi artırmaktadır. Sivil nüfus üzerinde ciddi psikolojik ve gündelik yaşam etkileri ortaya çıkmaktadır.

2026 ABD VE İSRAİL SALDIRILARININ KÜRTLER ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

Siyasal ve Örgütsel Etkiler

Saldırılar, Kürt örgütler (PJAK, PDKI, PAK, Komala) üzerinde hem fırsat hem risk oluşturmaktadır. ABD ve İsrail desteği olasılığı örgütlerde stratejik tartışmalara yol açmıştır. Bazı gruplar etkili direniş planlarken, bazıları temkinli davranmaktadır. Koalisyon çabaları (2026’da kurulan “İran Kürdistanı Siyasal Güçleri Koalisyonu”) örgütler arası iş birliği gereksinimini artırmıştır.

Toplumsal ve Demografik Etkiler

Güvenlik zayıflıkları ve saldırı tehdidi, yerinden edilme ve göç riskini artırmıştır. Sivil altyapıya verilen zarar ve psikolojik baskı, bölgedeki Kürt halkının güvenlik algısını ve günlük yaşamını bozmuştur. Saldırı sonrası halk arasında devletle iş birliği yapma veya protestolara katılma ikilemi daha belirgin duruma gelmiştir.

Bölgesel Güvenlik ve Komşu Bölgeler

Saldırılar, İran’ın batı sınır hattında askeri hareketliliği artırmıştır. Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi ve Türkiye sınırındaki güvenlik önlemleri sıkılaştırılmıştır. Bu da bölgedeki askeri ve diplomatik gerginliği yükseltmiştir. İran, Kürt bölgelerini olası cephe hattı olarak görmekte ve dolayısıyla güvenlik ve askeri önlemleri kalıcı kılmaktadır.

Uzun Vadeli Senaryolar

Olumlu olasılık: Kürt örgütler arası birleşme ve siyasal bütünleşme artabilir. ABD ve İsrail’in stratejik desteği sınırlı da olsa örgütlerin moralini yükseltebilir.

Olumsuz olasılık: İran devletinin sert misillemeleri ve saldırı sonrası güvenlik baskısı bölgedeki sivil ve örgütsel yapıyı zayıflatabilir.

Bölgesel kararlılık: Uzun vadede İran-Kürt ilişkileri ve Irak Kürdistanı’nın sınır güvenliği, bölgesel kararlılığı doğrudan etkileyebilir.

KÜRT HALKININ TEPKİSİ

2026’de ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından İran Kürt bölgelerinde halkın tepkisi çok yönlü ve bölgesel ve grup bazlı farklılıklar göstermektedir.

Genel İranlı Halkın Tepkisi (Bir bütün olarak): İran hükümeti saldırı sonrası güçlü bir ulusal bir tepki ve ulusal dayanışma çağrısı yaptı ve saldırıları “yabancı işgal girişimi” olarak nitelendirip halkı birlik olmaya çağırdı. Resmi medya, sivillere verilen zararları vurgulayarak gelen saldırıları kınadı ve rejime destek mesajını güçlendirdi. Bakanlık düzeyinde yapılan açıklamalarda saldırganlar sert dille eleştirildi ve tepki gösterildi. Saldırılar nedeniyle sivillerin öldüğü ve geniş çaplı hasar yaşandığına ilişkin resmi İran verileri halk arasında tepkiyi rejim karşıtı yatkınlığı azaltıp milliyetçi duyguları artırma eğilimine yol açtı.

Kürt Bölgesi Halkının Tepkileri: Ulusal ve Aşiretçi Düzeyde Çoğunluk

Çoğu Kürt halkı, İran devletinin egemenliği içinde yaşamakta ve doğrudan ayrılıkçı hareketlere geniş destek vermemektedir. Saldırılar sonrası İran devletinin “bölgeye dış güçler tarafından saldırıldığı” vurgusuyla milliyetçi duyarlılık artmıştır. Bu bağlamda, İran Kürt toplumunun büyük bir kısmında saldırıları doğrudan destekleyen geniş çaplı bir yaygın coşku veya ayaklanma duygusu olduğunu gösteren net veriler yoktur. Birçok kişi belirsizlik ve korku içinde beklemeyi tercih etmektedir.

Muhalif Siyasal Eylemciler Arasında Çeşitli Tepkiler: Saldırganlara Kısmen Sivil Destek

Bazı muhalif Kürt siyasal çevreleri ve küçük gruplar, saldırıların rejim üzerindeki baskıyı artırdığı ve uzun vadede demokratik değişim şansını güçlendirebileceği savıyla daha olumlu bir bakış sergileyebilmektedir. Söz konusu gruplar, rejimin baskısından kurtulmayı savunan bakış açısıyla saldırganların İran yönetimini zayıflatacağı beklentisi taşıdığını belirtmektedir. Ancak bu tutum, geniş halk desteğinden çok etkili muhalefet çevrelerine özgü küçük bir destek eğilimi olarak değerlendirilmelidir. Toplumsal düzeyde uyumlu bir destekten söz etmek için henüz yeterli kanıt yoktur.

Trump’ın Çağrılarına Şüpheci Yaklaşım: Bazı Kürt muhalif liderler ve çevreler ABD’nin çağrılarına ve dış müdahale stratejisine temkinli yaklaşmakta ve güven sorunları yaşamaktadır. Bu kesimler, dış destek savlarına rağmen ABD ile tam iş birliğinin siyasal maliyetlerinden veya güvenilirlik sorunlarından dolayı çekimser veya şüpheci bir tavır sergilemektedir.

Rejim Yanlısı Milliyetçi Tepkiler: İran merkezi yönetimi ve resmi medya saldırıları “dış güçlerin iç işlere müdahalesi” olarak sunarak, Kürt dahil tüm etnik gruplarda ulusal birlik çağrılarını öne çıkarmaktadır. Bu çerçevede rejimi destekleyen yurtsever veya milliyetçi duygular özellikle saldırıların sivil kayıplar ve zararlar üzerinden aktarıldığı yerlerde daha yüksek görünmektedir.

Küresel ve Diaspora Tepkileri: İran dışındaki İranlı topluluklarında (özellikle diasporada) bazı kesimler saldırıları rejim karşıtı bir fırsat olarak gördüğünü belirtmektedir. Rejim değişikliğine ilişkin umutları güçlenmiş olabilir. Ancak bu diasporadaki tepkiler doğrudan İran Kürt bölgelerindeki halk tepkileriyle örtüşmeyebilir ve yerel devingenlerden bağımsızdır.

Kısaca özetlemek gerekirse, İran Kürt bölgelerinde saldırı sonrası halk tepkisi bir bütün olarak uyum içinde değildir ve korku, belirsizlik ve milliyetçi duyarlılık güçlüdür. Çoğunluk, saldırıları doğrudan desteklememekte ve rejim yanlısı milliyetçi söylemlere eğilim gösterebilmektedir. Küçük muhalif çevrelerde saldırıların rejim üzerindeki baskıyı artırabileceği yönünde sınırlı bir destek eğilimi vardır. Fakat bu geniş halk kesimlerine yayılmış bir tutum değildir. ABD ve İsrail’in çağrılarına yönelik tepki genel olarak şüphe ve temkinlilikle karışık bir konumdadır. Geniş çaplı “ayaklanma” çağrılarına doğrudan halk desteği göstermeye yeterli veri yoktur.

KÜRT BÖLGELERİNDE PROTESTO EĞİLİMİ

Ocak–Şubat 2026’deki protestolarda Kürt bölgeleri etkili bir şekilde yer aldı. Kürt siyasal partileri (PJAK, KDPI, PAK, Komala, Khabat vb.) ortak açıklamalarla protestoları ve iş bırakma çağrılarını desteklediler ve halkı sokaklara çağırdılar. Bu, protestoların yalnızca ekonomik taleplerle değil, rejim karşıtı taleplerle de ilişkilendiğini gösterdi. Güneybatı İran’ın Kürt kentleri (Kirmanşah, Sanandaj, Mahabad vb.) protesto dalgasında yer aldı ve İran güvenlik güçlerinin müdahalesi nedeniyle şiddetli çatışmalar yaşandı. Bazı olaylarda, protestolar doğrudan rejim karşıtı sloganlarla sokaklara taşındı ve devlet güçlerinin müdahalesiyle karşılaşıldı. En az bir 17 yaşında Kürt gencinin protestolar sırasında öldürüldüğü rapor edildi ve bu da bölgedeki öfkeyi artırdı.

Halkın Eğilimi – Talepler ve Yönelim: Rejim Karşıtı Talepler

Birçok Kürt kentinde halk ekonomik taleplerin ötesinde rejimin temel yapısına yönelik eleştirilerde bulundu. Özgürlük, demokrasi ve siyasal hak talepleri öne çıktı. Bazı uzmanlar, protestoların Kürt bölgelerinde “daha ileri siyasal talepler” ile ifade edildiğini yazdı. Bazı Kürt eylemciler federalizm, demokrasi ve kendi geleceğini belirleme hakkı gibi daha köklü değişim talepleri dillendirdi.

Sert Baskı ve Tutuklamalar: Güvenlik güçlerinin protestolara yönelik müdahalesi sert oldu. Birçok kişiye ateş açıldı, yüzlerce Kürt protestocu gözaltına alındı ve ciddi insan hakları ihlalleri rapor edildi. İnsan hakları izleme kuruluşları, protestolarda Kürt bölgelerinde çok sayıda ölüm ve tutuklama olduğunu bildirdi.

Genel Halkın Toplumsal Tutumu: Birlik veya Bölünme?

Kürt nüfusun önemli bir bölümü, protestolarda rejim karşıtı taleplerle yan yana yer aldı. Ancak bu, her zaman resmi ayrılıkçılık talebi olarak ifade edilmedi. Birçok kişi yüksek ekonomik zorluklara ve siyasal baskıya vurgu yaptı. Bunun yanı sıra bölgesel eşitsizlikler protestolara yön verdi.

Muhalif Partiler: Kürt siyasal partileri, protestoları destekleyerek halkla dayanışma içinde olduklarını açıkladılar ve ortak siyasal eş güdüm çağrısı yaptılar.

Devlet Yanlısı Kesimler ve Baskı: Resmi medya ve yetkililer protestoları dış güçler ve “ayrılıkçı öğeler” ile ilişkilendirmeye çalışarak rejime destek çağrısı yaptı. Bu da toplum içinde bir bölünme devingeni yarattı. Bazı kesimler reform talep ederken, diğerleri güvenlik savı ile rejimi savunmaya yönlendirildi.

Sonuç: Genel Eğilimler

Kürt bölgelerinde protestolar geniş çapta yaşandı ve çoğu zaman rejim karşıtı taleplerle ilişkilendi. Bu gösterilerde yer alanlar rejime olan hoşnutsuzluğu doğrudan ifade etti. Sadece ekonomik talepler değil siyasal dönüşüm çağrısı da vardı. Devletin sert baskısı ve tutuklamalar, protestocular arasında hem öfke hem de temkinli davranma eğilimi yarattı. Bu da toplumsal davranışı çeşitlendirdi. Genel halk içinde, bazı kesimler protestoları desteklese de bu, uyumlu bir eğilim olmayıp bölgeye, yaş grubuna ve toplumsal gruba göre farklılık göstermektedir. Kısaca, Kürt bölgelerinde protestolar etkili ve belirgin oldu. Halk önemli ölçüde rejim eleştirisi yöneltti. Ancak bu, Kürt toplumunun tamamında tek tip bir siyasal dönüşüm çağrısı şeklinde ifade edilmedi. Çok sesli ve karmaşık bir tepkiler bütünü var olduğu görülmektedir.

Dış Müdahale ve Jeopolitik Etkiler

ABD ve İsrail gibi dış aktörlerin bölgeye yönelik çağrı ve müdahaleleri Kürt bölgelerinde sınırlı bir etki yaratmaktadır. Halkın ABD’ye ve dış müdahalelere karşı duyduğu güvensizlik, dış destek çağrılarına doğrudan yanıt verilmesini engellemektedir. Bölgesel güvenlik devingenleri ve devletin baskı kapasitesi, dış müdahale riskini azaltmaktadır. Dolayısıyla dış müdahalelerin bölgedeki toplumsal ve siyasal değişim üzerinde hızlı ve belirleyici bir etkisi olma olasılığı düşüktür.

KÜRT BÖLGESİNDE EKONOMİK YAPI

İran Kürt bölgelerinin ekonomik yapısı (Kürdistan, Kirmanşah, İlam, Batı Azerbaycan Kürt bölgeleri) genel olarak tarım, hayvancılık ve sınır ticareti üzerine kuruludur. Sanayi altyapısı sınırlıdır.

Tarım ve Hayvancılık

Tarım: Tahıl (buğday, arpa), baklagiller, meyve ve sebze üretimi yaygındır. Özellikle Kirmanşah ve İlam buğday ve arpa üretiminde önemli paya sahiptir.

Hayvancılık: Koyun ve keçi yetiştiriciliği başta gelir. Et ve süt ürünleri hem yerel tüketim hem de bölgesel ticaret için üretilir.

Tarım ve hayvancılık bölge ekonomisinin temelini oluşturur, GSYİH’nin büyük kısmını bu alanlardan sağlar.

Sanayi ve Üretim

Büyük sanayi tesisleri sınırlıdır. Küçük ölçekli işleme tesisleri (gıda işleme, süt ve et paketleme) ve el sanatları yaygındır. Kürt bölgelerinde enerji ve maden kaynakları sınırlıdır. Ancak Batı Azerbaycan ve Kirmanşah’da küçük petrol ve doğal gaz tesisleri vardır.

Sınır Ticareti

İran-Irak sınırına yakın olan Kürt bölgeleri, sınır ticareti ve geçici gümrükler üzerinden ekonomik etkinlik gösterir. Özellikle Sanandaj, Mahabad ve Urmiye hem resmi hem de gayriresmi ticaret açısından önemli merkezlerdir.

İşsizlik ve Göç

İşsizlik oranı ülke ortalamasının üstündedir. İşsizlik özellikle genç nüfus arasında yüksektir. Ekonomik fırsatların sınırlı olması, iç ve dış göçü artırmıştır. Bazı gençler bölgeyi terk ederek büyük kentlerde veya yurt dışında iş aramaktadır.

Çizelge 5:

 

Ekonomik Özet Tablosu

Sektör

Pay ve Durum

Önemli Bölgeler / Notlar

Tarım

Yüksek (Yaklaşık %40–50 yerel ekonomik üretim)

Buğday, arpa, sebze, meyve; Kirmanşah, İlam, Mahabad

Hayvancılık

Orta-yüksek (Yaklaşık %30)

Koyun, keçi, süt ve et ürünleri; Sanandaj, Bukan

Sanayi

Düşük (Yaklaşık %10–15)

Gıda işleme, küçük ölçekli tesisler; sınırlı maden/enerji

Sınır Ticareti

Orta (Yaklaşık %10–15)

İran-Irak sınırı; Urmiye, Mahabad, Sanandaj

Hizmetler

Orta (Yaklaşık %10)

Küçük kentlerde, eğitim ve sağlık alanları

 

Kısaca, Kürt bölgeleri tarım ve hayvancılığa dayalı, sınırlı sanayi ve yoğun sınır ticareti ile karakterize bir ekonomik yapıya sahiptir. İşsizlik ve genç nüfus göçü önemli ekonomik sorunlardır.

Çizelge 6:

 

İran Kürt bölgelerinin iller bazında kestirimsel ekonomik yapısı (%)

İl

Tarım Payı

Hayvancılık Payı

Sanayi Payı

Sınır Ticareti

Hizmetler

Önemli Ürün / Etkinlik

Kürdistan

45

35

10

5

5

Buğday, arpa, koyun-keçi, gıda işleme

Kirmanşah

50

30

10

5

5

Buğday, arpa, sebze, süt ürünleri

İlam

40

40

10

5

5

Tarım, hayvancılık, küçük ölçekli sanayi

Batı Azerbaycan (Kürt bölgeleri)

35

30

15

15

5

Sınır ticareti, tarım, küçük sanayi

 

Tarım ve hayvancılık bölge ekonomisinin omurgasını oluşturmaktadır. Sanayi, sınırlı ve genellikle küçük ölçekli gıda veya süt ve et işleme tesisleriyle sınırlıdır. Sınır ticareti, özellikle Batı Azerbaycan’daki Urmiye ve Mahabad civarında önemlidir. Hizmetler sektörü, kent merkezlerinde eğitim, sağlık ve yerel hizmetlerle sınırlıdır.

Birey Başına Ulusal Gelir

İran genelinde kişi başına ortalama gelir (GSYH/nüfus) ile ilgili ulusal düzeyde güvenilir veriler mevcutken, bölge (örneğin İran Kürt illeri) bazında güncel resmi istatistikler kapsamlı şekilde açıklanmamaktadır. Bununla birlikte eldeki verilere dayanarak hem ülke ortalamasını hem de bölgesel eğilimlere ilişkin kestirimsel bilgiler aşağıda özetlenmiştir.

IMF ve güncel ekonomik istatistiklere ve 2025 verilerine göre İran’ın toplam ekonomik çıktısı ve kişi başına düşen gelir kişi başına GSYH (nominal) yaklaşık $4,000–$4,250 civarındadır. Bu rakam, satın alma gücü paritesine (PPP) göre önemli ölçüde daha yüksek görünse de nominal değerde ortalama bu düzeydedir. Bu, İran genelinde ortalama gelir olup kişi başı ulusal gelir sayılır. Gelir dağılımındaki eşitsizlikler nedeniyle birçok bölge bu ortalamanın altında kalır.

Kürt bölgelerinde iller arasında ekonomik gelir farkı oldukça belirgindir. Resmi bölgesel gelir verileri nadiren açıklanır. Fakat bütçe ve kamu harcamaları verileri bölgesel ekonomik kapasite hakkında fikir verebilir. Çeşitli çözümlemeler İran’ın batı ve kuzeybatı gibi kırsal ve az gelişmiş bölgelerinde kişi başı gelir ülke ortalamasının önemli ölçüde altında olduğuna işaret etmektedir. Kestirimsel olarak, İran Kürt bölgelerinde kişisel gelir ve kişi başı GSYH ülke genel ortalamasından daha düşüktür ve büyük şehir ve sanayi merkezlerinin yoğun olduğu bölgelerin altında kalmaktadır.

Bölgesel gelir eşitsizliği İran’da kronik bir sorundur. Batı ve kırsal bölgelerin tarıma dayalı yapısı, sanayi ve hizmet sektörü olmamasına bağlı olarak gelir düzeylerini aşağı çeker. Sınır bölgelerinde ticaret kısıtlıdır ve altyapı yatırımları görece düşük düzeydedir. Uluslararası yaptırımlar ekonomik büyümeyi engelleyerek ulusal gelir ortalamasını baskılamıştır.

Özetle, ulusal kişi başı gelir (nominal) yaklaşık $4,000–$4,250 civarındadır. Kürt bölgelerinde ise ekonomik altyapı daha geri düzeyde olduğundan kişisel gelir düzeyi ortalamanın altında kestirilmektedir. İran’da resmi ayrıntılı istatistikler nadiren açıklanır. Bölgesel bütçe özgülemeleri bölgesel ekonomik kapasite farklarını dolaylı olarak ortaya koymaktadır.

Şekil 2: İran Kürt bölgelerinde kestirimsel birey başına düşen yıllık gelir (dolar)

 

KÜRT BÖLGELERİNDE BEKLENEN SİYASAL DAVRANIŞ PROJEKSİYONU

Mevcut bilgiler (ekonomik yapı, kişi başı gelir, Kürt nüfus yoğunluğu, protesto eğilimleri ve güvenlik durumu) ışığında İran Kürt bölgeleri için olası siyasal davranış projeksiyonu aşağıda verilmiştir.

Genel Eğilimler

Ekonomik düşük gelir, yüksek işsizlik toplumsal hoşnutsuzluk kaynağıdır. Kırsal bölgelerde ekonomik yoksulluk genç nüfusu rejim karşıtı veya muhalif hareketlere yönlendirebilir. Sınır ticareti ve küçük sanayi ile sınırlı ekonomik etkinlik ekonomik bağımlılık ve devlet desteğine duyulan gereksinim toplumsal güveni etkilemektedir. Daha önceki protestolar ve rejim karşıtı hareketler bölgede rejime karşı etkili bir siyasal bilinç olduğunu göstermektedir.

Toplumsal ve Kültürel Devingenler

Kürt bölgeleri etnik ve kültürel farklılıkları nedeniyle ulusal siyasaya göre daha özerk bir kimlik geliştirmiştir. Mezhepsel yapı (çoğunluk Şii olmasa da) ve yerel aşiret yapısı, toplumsal örgütlenmede örgütlü direniş veya dayanışma kapasitesini artırabilir.

Çizelge 7:

 

Olası Siyasal Davranış Senaryoları

Senaryo

Koşullar

Beklenen Tepki

Protesto ve Kitlesel Eylem

Ekonomik zorlukların artması + merkezi hükümetin baskıcı siyasaları

Kitle protestoları, iş bırakma, sokak eylemleri. Özellikle genç ve şehirli nüfus aktif.

Edilgin Direniş / Temkinli Bekleme

Rejim baskısı + dış müdahalelerden şüphe

Toplumun çoğu sessiz kalır, günlük yaşamın bozulmamasına öncelik verir.

Siyasal Örgütlerle İş Birliği / Yerel Konsolidasyon

Muhalif Kürt partileri güçlü + bölgesel dış destek (sınır ötesi)

PJAK, PDKI gibi örgütler ile halk arasında sınırlı eş güdüm; yerel dayanışma artar.

Dış Müdahalelere Yönelik Temkinli veya Olumsuz Tavır

ABD/İsrail gibi dış aktörlerin saldırı ve çağrıları

Halk, dış müdahaleye temkinli yaklaşır, açık destek nadirdir; milliyetçi ve bağımsız refleksler ön plana çıkar.

 

Projeksiyon Özeti:

Kısa vadede: Özellikle şehir merkezlerinde ve genç nüfusta protestolar ve toplumsal hareketlilik yüksek olabilir.

Orta vadede: Rejim baskısı ve ekonomik kısıtlamalar nedeniyle edilgin direniş veya temkinli bekleme artabilir.

Uzun vadede: Ekonomik iyileşme, altyapı yatırımları veya siyasal reformlar yoksa toplumsal hoşnutsuzluk sürekli bir risk etmeni olarak kalacaktır.

Dış müdahaleler (ABD/İsrail desteği) toplumsal davranışı karmaşıklaştırır. Doğrudan destek sınırlı ve temkinli olacaktır. Özetle, Kürt bölgelerinde siyasal davranış ekonomik ve güvenlik koşulları ile doğrudan bağlantılı, protesto ve muhalefet devingenleri etkili ama kırılgan, dış müdahaleye karşı temkinli ve ölçülü bir eğilim gözlenebilir. Dış müdahaleye karşı temkinli ve ölçülü bir eğilim ifadesi, ABD ve İsrail gibi dış aktörlerin çağrılarına veya müdahalelerine Kürt bölgelerindeki halkın doğrudan coşkulu veya açık destek vermediğini göstermektedir. Bu, soğuk veya şüpheci bir tutumu ifade eder ve birkaç nedenle açıklanabilir:

Güven Sorunu: Halk, dış güçlerin niyetine veya uzun vadeli planlarına güvenmemektedir.

Milliyetçi Refleks: Toplum, dış müdahale yerine kendi özerk çıkarlarını korumaya öncelik vermektedir.

Rejim Baskısı: Açık destek vermek ciddi güvenlik riskleri içerdiği için temkinli davranılmaktadır.

Siyasal Hesaplama: Kısa vadede dış destekle hareket etmek toplumsal birlik ve yerel siyasal çıkarlar açısından riskli görülmektedir.

ABD'ye Güvensizlik de Bir Başka Etmen mi?

ABD’ye karşı duyulan güvensizlik Kürt bölgelerinde dış müdahaleye temkinli yaklaşımın ana etmenlerinden biri olarak görülebilir. Bu güvensizlik birkaç temel etmene dayanmaktadır:

Geçmiş Deneyimler ve Siyasal Tutarsızlık: ABD’nin Ortadoğu’daki geçmiş müdahaleleri söz verilen desteklerin her zaman güvenilir olmadığını gösterdi. Özellikle Irak ve Suriye’deki Kürt gruplarla ilişkilerdeki dalgalanmalar Kürtler arasında ABD’ye karşı şüpheyi artırdı.

Kendi Ulusal Çıkarlarını Önceliklendirme: Halk ve yerel liderler ABD’nin çıkarlarının bölge halkının uzun vadeli çıkarlarıyla örtüşmeyebileceğini düşünmektedir. Bu nedenle, dış destek önerileri genellikle temkinle karşılanmakta ve hemen benimsenmemektedir.

Bölgesel Jeopolitik Riskler: ABD desteği kabul edilirse İran tarafından ciddi misilleme riski oluşacaktır. Halk ve örgütler bu tür riskleri değerlendirerek soğuk tepki veya ölçülü yaklaşım geliştirmektedir.

Dış Müdahale ve Özerklik İkilemi: Halk kendi özerk kimliğini ve bağımsız hareket yeteneğini korumak istemektedir. Dış güçlere çok bağımlı olmak uzun vadede kendi siyasal esnekliğini sınırlayabilir.

Sonuç olarak, ABD’ye güvensizlik, Kürt bölgelerinde dış müdahaleye temkinli ve ölçülü yaklaşımı güçlendiren bir etmen olarak öne çıkmaktadır. Bu da saldırılara veya çağrılara doğrudan açık destek vermeme şeklinde yansımaktadır.

ABD-İSRAİL GİRİŞİMİNİN OLASI SONUCU

Bu durumda ABD ve İsrail'in İran savaşında başarı kazanması zor olacaktır. Mevcut verilere ve projeksiyonlara dayanarak ABD ve İsrail’in İran Kürt bölgelerinde veya İran genelinde hızlı ve net bir başarı kazanması zor görülmektedir. Bunun başlıca nedenleri aşağıda gösterilmiştir.

Halk Tepkisi ve Toplumsal Devingenler: Kürt bölgelerinde halk, dış müdahalelere temkinli ve ölçülü yaklaşmaktadır. Dış güçlere doğrudan destek sınırlı ve şüphecidir. Bu da ABD ve İsrail’in alanda güvenilir bir yerel müttefik bulmasını zorlaştıracaktır. Rejim karşıtı protestolar olsa da bunlar ekonomik ve siyasal taleplerle sınırlıdır ve geniş çaplı dış destekli bir ayaklanma eğilimi gözlemlenmemektedir.

Rejim ve Askeri Kapasite: İran, bu bölgelerde güçlü güvenlik ve askeri varlık bulundurmaktadır. Şehir ve kırsal alanlarda devletin baskısı ve güvenlik önlemleri dış müdahalenin etkisini sınırlandırmaktadır. Sınır bölgelerinde misilleme ve askeri karşı atılımlar dış müdahale riskini artırmaktadır.

Ekonomik ve Demografik Etmenler: Kürt bölgelerinin düşük ekonomik gelir ve işsizlik oranları, hoşnutsuzluk yaramakta ama bu otomatik olarak dış müdahaleyi destekleme davranışına dönüşmemektedir. Genç ve kırsal nüfusun çoğu temkinli kalmakta ve devletle çatışmayı riskli görmektedir.

Dış Müdahale ve Güvensizlik: ABD’ye ve İsrail’e karşı güvensizlik dış destek çağrılarına doğrudan yanıt vermeyi engellemektedir. Halk ve yerel örgütler kendi özerkliklerini korumayı ve İran misillemesine karşı temkinli olmayı öncelikli görmektedir.

Stratejik Değerlendirme Sonucu

ABD ve İsrail’in İran’da hızlı bir başarı kazanması zor görünmektedir. Dış müdahale etkisi sınırlı ve çoğunlukla siyasal baskı ve güvenlik önlemleriyle dengelenmektedir. Uzun vadeli ve kalıcı bir etki yaratmak için çok daha karmaşık ve riskli bir strateji gerekmektedir. Halk desteği sınırlı, rejim baskısı güçlü ve bölgesel devingenler kırılgandır.

Çizelge 8:

 

İran Kürt Bölgeleri Üzerinden Siyasal-Askeri Başarı Projeksiyonu

Etmen

Mevcut Durum

ABD-İsrail için Etki

Halkın dış müdahaleye yaklaşımı

Temkinli ve çoğunlukla soğuk

Yerel destek sınırlı

ABD’ye güven düzeyi

Düşük / şüpheci

İş birliği olasılığı zayıf

Rejim karşıtı hoşnutsuzluk

Var ancak parçalı

Protesto var ama dış destekli ayaklanmaya dönüşmesi zor

Yerel örgütlerin gücü

Sınırlı ve parçalı

Büyük çaplı eş  güdümlü isyan zor

İran güvenlik varlığı

Güçlü (IRGC, güvenlik aygıtı)

Ayaklanma veya dış destekli operasyonları bastırma kapasitesi yüksek

Ekonomik hoşnutsuzluk

Yüksek işsizlik ve düşük gelir

Olası protesto zemini var

Bölgesel jeopolitik risk

Türkiye, Irak ve İran sınır dengeleri

Operasyon alanı karmaşık

Toplumsal milliyetçi refleks

Dış saldırı durumunda artabilir

Rejim etrafında geçici bütünleşme olabilir

 

Çizelge 9:

 

Olası Senaryolar

Senaryo

Olasılık (yaklaşık değerlendirme)

Açıklama

Yerel ayaklanma ve dış destek

Düşük

Halkın dış müdahaleye temkinli yaklaşması nedeniyle

Sınırlı sınır çatışmaları

Orta

Sınır bölgelerinde vekil aktörler üzerinden

Uzun süreli yıpratma / hibrit savaş

Orta-yüksek

Ekonomik baskı, siber ve vekil aktörler

Rejimin iç protestolarla zayıflaması

Belirsiz

Ekonomik ve siyasal krizlere bağlı

 

Genel Değerlendirme: Bu veriler ışığında hızlı askeri veya siyasal başarı olasılığı düşüktür. Dış aktörlerin etkisi daha çok dolaylı ve uzun vadeli baskı stratejileri üzerinden olabilir. Kürt bölgeleri tek başına rejimi kararsızlığa düşürecek bir kaldıraç oluşturmakta sınırlı kalabilir. Kısacası, yerel toplumsal destek zayıf olduğu için dış müdahalenin başarı olasılığı sınırlı ve uzun vadeli süreçlere bağlıdır.

Çizelge 10:

 

İran’da Başlıca Etnik Bölgelerin Siyasal Davranış Eğilimleri

Bölge / Grup

Nüfus Payı (yaklaşık)

Coğrafi Bölge

Rejimle İlişki

Ayrılıkçı Eğilim

Dış Müdahaleye Tepki

Fars (merkez nüfus)

%50–55

Orta İran

Rejimin ana toplumsal tabanı

Çok düşük

Genelde olumsuz

Azeriler

%20–25

Kuzeybatı

Devlet elitinde güçlü temsil

Çok düşük

Soğuk / millilyetçi tepki

Kürtler

%8–10

Batı sınırları

Tarihsel gerilim

Orta

Temkinli / şüpheci

Beluciler

%2–3

Güneydoğu

En zayıf bütünleşme

Orta–yüksek

Bazı gruplarda daha açık

Araplar (Huzistan)

%2–3

Güneybatı

Ekonomik gerilim yüksek

Orta

Karmaşık

Türkmenler

%1–2

Kuzeydoğu

Görece sakin

Düşük

Nötr

 

Stratejik Açıdan Öne Çıkan Noktalar

İran’da etnik parçalanma sınırlıdır. Birçok çok etnik unsurlu devlete kıyasla büyük gruplar devlet yapısıyla bütünleşmiştir. Özellikle Azeriler sistem içinde güçlüdür. Bu durum devlet kararlılığını artırır. En kırılgan bölgeler ya da görece daha duyarlı bölgeler Belucistan, Huzistan (Arap nüfus) ve Kürt bölgeleridir. Ancak bu bölgeler bile tek başına rejim kararlılığını bozabilecek güçte değildir.

Dış müdahaleye karşı ortak refleks: İran’da sık görülen bir olgudur. Ülke içinde protestolar olabilir. Ama dış saldırı durumunda milliyetçi bütünleşme oluşabilir. Bu nedenle dış baskı bazen beklenenin tersine rejimin etrafında geçici birlik yaratabilir.

En Duyarlı Bölge: Çözümlemelerin çoğunda en kırılgan bölgenin Sistan-Belucistan bölgesi olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Bu sonucun nedenleri yüksek yoksulluk, sınır kaçakçılığı, devlet yatırımlarının sınırlı olması ve coğrafi yalıtılmışlıktır.

Kürt Bölgesinin Konumu

İran Kürt bölgeleri tümüyle kararsız değildir. Fakat orta düzey duyarlı bölge olarak görülmektedir. Bunun nedeni etnik kimlik bilinci, sınır aşan Kürt nüfus ve ekonomik geri kalmışlıktır. Ancak aynı zamanda güçlü güvenlik varlığı, şehirleşme ve devletle bütünleşme bu bölgenin tam bir kırılma noktası olmasını engellemektedir.

Stratejik Sonuç: İran’ın jeopolitik dayanıklılığını açıklayacak model merkezin güçlü çevre bölgeler kısmen duyarlı olmasıdır. Bu nedenle İran’da krizler genellikle ekonomik protestolar ve bölgesel huzursuzluklar şeklinde ortaya çıkar. Fakat ülke çapında hızlı siyasal çöküş nadirdir.

İran’ın siyasal dayanıklılığı şu üç etmene dayanır: güçlü güvenlik aygıtı, etnik grupların kısmi bütünleşmesi ve dış müdahaleye karşı milliyetçi refleks. Bu nedenlerle İran’da hızlı rejim değişimi senaryoları genellikle düşük olasılıklı görülür.

İran’da Devlet Gücünün En Yoğun Olduğu Bölgeler

İran’ın siyasal kararlılığını anlamak için sadece “kırılma bölgelerine” değil, aynı zamanda devlet gücünün yoğunlaştığı merkezlere de bakmak gerekir. İran’da rejimin dayanıklılığı büyük ölçüde bu merkezlere dayanmaktadır. Stratejik çözümlemelerde İran’ın 6 ana güç merkezi olduğu kabul edilir.

Çizelge 11:

 

İran’ın “Güç Çekirdeği” (Power Core)

Bölge

Özellik

Stratejik Rol

Tahran

Siyasal ve askeri merkez

Devlet yönetimi ve güvenlik kurumları

İsfahan

Sanayi ve savunma üretimi

Ağır sanayi, nükleer altyapı

Meşhet

Dinsel ve ekonomik merkez

Dinsel meşruluk ve ticaret

Şiraz

Kültürel ve askeri merkez

Güney lojistiği

Tebriz

Sanayi ve ticaret

Türkiye ve Kafkasya bağlantısı

Kum

Dinsel otorite merkezi

İdeolojik meşruluk

 

İran’ın “Güç Üçgeni”

Birçok stratejik çözümleme İran’ın çekirdeğini şu üç merkezde toplamaktadır: ‘Tahran – İsfahan – Meşhet’. Bu üç bölge nüfusun büyük kısmını, ekonomik üretimin önemli bölümünü ve askeri altyapıyı barındırır.

Jeopolitik Sonuç

Bu yapı nedeniyle İran’da çevre bölgelerde protesto olabilir ve bazı etnik bölgelerde huzursuzluk yaşanabilir ama merkez bölgeler kararlı kaldığı sürece rejimin çökmesi zor olur.

Çizelge 12:

 

İran’da Protesto Riski En Yüksek 4 Bölge

Bölge

Şehir

Neden Kritik

Tahran

Tahran

Üniversiteler, orta sınıf, medya ve siyasal merkez

Huzistan

Ahvaz

Petrol bölgesi, Arap nüfus, ekonomik eşitsizlik

Kürdistan

Senendec (Sanandaj)

Kürt kimliği ve siyasal seferberlik

Sistan-Belucistan

Zahidan

Devletle gerilim ve dini/etnik farklılık

 

Tahran – Protestoların Kalbi: Öğrenci hareketleri, orta sınıf protestoları ve kadın hareketlerine sahne olmaktadır. İran’daki büyük protesto dalgalarının çoğu Tahran’da başlamaktadır.

Huzistan – Ekonomik Protestolar: Bu bölgedeki protestolar genellikle su krizi, işsizlik ve petrol gelirlerinin dağılımı gibi ekonomik nedenlerle ortaya çıkmaktadır.

Kürdistan – Siyasal Seferberlik: Kürt bölgelerinde protestolar hızlı örgütlenebilir. Siyasal sloganlar içerebilir. Bu yüzden İran güvenlik kurumları bu bölgeleri yakından izlemektedir.

Sistan-Belucistan – En Yüksek Güvenlik Riski: Bu bölge İran’ın en fakir bölgesidir. Etnik ve mezhepsel farklılıklar vardır. Zaman zaman silahlı gruplar etkilidir. Bu nedenle İran güvenlik stratejisinde en duyarlı bölge olarak kabul edilir.

İran’daki protestolar genelde şu modelle yayılır: Tahran’dan büyük şehirlere, etnik sınır bölgelerine veya bazen tam tersi sınır bölgelerinden ulusal protesto dalgası görülebilir.

Genel sonuç, İran’da protestolar tümüyle bastırılamasa da devletin güçlü güvenlik aygıtı ve merkez şehirlerin denetimi sayesinde protestoların rejim değişimi talebine dönüşmesi nadir görülür.

GENEL DEĞERLENDİRME VE SONUÇ

Bu çalışma, İran'ın batısında yer alan Kürt nüfusunun yoğunlaştığı bölgelerde demografik yapı, mezhepsel dağılım, ekonomik koşullar ve siyasal davranış arasındaki ilişkileri incelemeyi amaçlamıştır. Araştırma kapsamında elde edilen bulgular, söz konusu bölgelerde siyasal eğilimlerin yalnızca etnik kimlik üzerinden açıklanamayacağını, demografik çeşitlilik, mezhepsel farklılıklar ve ekonomik yapının siyasal davranış üzerinde belirleyici rol oynadığını göstermektedir.

Demografik açıdan değerlendirildiğinde İran Kürt bölgeleri uyumlu bir etnik yapı sergilememektedir. Kürt nüfusunun yanı sıra Azeriler, Lurlar ve diğer bazı yerel topluluklar da bölgenin demografik bileşimini oluşturmaktadır. Bu durum, bölgedeki siyasal seferberliğin tek bir etnik kimlik etrafında birleşmesini sınırlayan bir etmen olarak ortaya çıkmaktadır. Mezhepsel açıdan bakıldığında ise Kürt nüfusun önemli bir bölümünün Sünni Şafii mezhebine mensup olduğu, ancak özellikle Kirmanşah ve İlam gibi bölgelerde Şii Kürt nüfusunun da belirgin bir ağırlığa sahip olduğu görülmektedir. Bu mezhepsel çeşitlilik siyasal tercihler ve devletle kurulan ilişkiler üzerinde etkili olabilmektedir.

Ekonomik yapı incelendiğinde Kürt bölgelerinin İran ortalamasına kıyasla daha düşük gelir düzeylerine sahip olduğu ve ekonomik kalkınma göstergeleri açısından görece geri kalmışlık sergilediği anlaşılmaktadır. Tarım, küçük ölçekli ticaret ve sınır ticareti bölgesel ekonominin temel bileşenlerini oluştururken sanayi üretimi sınırlı düzeydedir. Bu durum ekonomik memnuniyetsizlik ve bölgesel eşitsizlik algısını güçlendirebilmekte ve zaman zaman protesto hareketlerine zemin hazırlayabilmektedir.

Siyasal davranış açısından elde edilen bulgular, bölgede etnik temelli ayrılıkçı eğilimlerin var olmakla birlikte geniş toplumsal kesimlere yayılan güçlü bir siyasal seferberlik düzeyine ulaşmadığını göstermektedir. Kürt siyasal örgütleri tarihsel olarak bölgedeki muhalif hareketlerin önemli aktörleri olmuş olsa da örgütler arasındaki ideolojik ve örgütsel farklılıklar ile bölgesel toplumsal yapı, kapsamlı bir siyasal birlik oluşmasını zorlaştırmaktadır. Bu bağlamda bölgedeki siyasal hareketliliğin çoğu zaman ekonomik talepler, yerel yönetim beklentileri ve siyasal temsil sorunları etrafında şekillendiği görülmektedir.

Dış müdahaleler veya uluslararası gerilimler bağlamında ise bölgedeki toplumsal tutumların temkinli bir karakter taşıdığı söylenebilir. Tarihsel deneyimler ve bölgesel güç dengeleri dış aktörlere yönelik ihtiyatlı bir yaklaşımın oluşmasına yol açmıştır. Bu nedenle dış destekli siyasal seferberlik girişimlerinin bölgede sınırlı bir karşılık bulma olasılığı olduğu değerlendirilmektedir.

Sonuç olarak İran'ın Kürt bölgelerinde siyasal davranışı belirleyen temel unsurlar yalnızca etnik kimlik değil, demografik çeşitlilik, mezhepsel yapı, ekonomik koşullar ve tarihsel siyasal deneyimlerin birlikte oluşturduğu çok katmanlı bir toplumsal yapıdır. Bu nedenle bölgenin siyasal devingenlerini anlamak için etnik milliyetçilik merkezli tek boyutlu açıklamalar yerine çok değişkenli ve bütüncül bir çözümleme yaklaşımı gerekmektedir. Bu çalışma, söz konusu çok boyutlu yapıyı ortaya koyarak İran Kürt bölgelerindeki toplumsal ve siyasal eğilimlerin daha kapsamlı biçimde anlaşılmasına katkı sağlamayı amaçlamaktadır.

Bu bulgular ışığında Kürt bölgeleri için şu çıkarımlar yapılabilir: Bölge halkı temkinli, ölçülü ve çoğunlukla rejim karşıtı hareketlerde dikkatli bir yaklaşım sergilemektedir. Ekonomik geri kalmışlık ve toplumsal hoşnutsuzluklar, toplumsal gerilimi artırmakta, ancak güvenlik ve etnik heterojen yapı bu gerilimin açık bir isyana dönüşmesini sınırlamaktadır. Dış müdahalelere soğuk tepki, bölgenin kendi çıkarlarını ve güvenliğini önceliklendirdiğini göstermektedir. Jeopolitik olarak, Kürt bölgeleri rejim değişimi açısından tek başına belirleyici bir etmen değil, ancak uzun vadeli siyasal ve ekonomik baskı durumunda etkili olabilir. İran Kürt gruplarını silahlandırmak Tahran üzerindeki baskıyı artırabilir ancak böyle bir ayaklanmanın tek başına rejimi çökertmesi olası görünmemektedir. Aksine, Türkiye ve Irak'ın çatışmaya dahil olma riskini önemli ölçüde artırabilecektir.


 

KAYNAKÇA

 

Ahmadi, H. (2003). The politics of Kurdish nationalism in Iran. Middle East Journal, 57(1), 78–98.

Alinia, M. (2004). Spaces of diasporas: Kurdish identities, experiences of otherness and politics of belonging. Göteborg University.

Bradley, J. (2018). Kurdish political movements in Iran: Dynamics of opposition and survival. Iranian Studies, 51(6), 943–961.

Entessar, N. (2010). Kurdish politics in the Middle East. Lexington Books.

Gunter, M. M. (2011). Historical dictionary of the Kurds (2nd ed.). Scarecrow Press.

Gunter, M. M. (2016). Out of nowhere: The Kurds of Syria in peace and war. Oxford University Press.

Hassanpour, A. (1992). Nationalism and language in Kurdistan, 1918–1985. Edwin Mellen Press.

International Crisis Group. (2015). Iran’s Kurdish insurgency. International Crisis Group Report No. 174.

Koohi-Kamali, F. (2003). The political development of the Kurds in Iran: Pastoral nationalism. Palgrave Macmillan.

McDowall, D. (2004). A modern history of the Kurds (3rd ed.). I.B. Tauris.

Natali, D. (2005). The Kurds and the state: Evolving national identity in Iraq, Turkey, and Iran. Syracuse University Press.

Romano, D. (2006). The Kurdish nationalist movement: Opportunity, mobilization and identity. Cambridge University Press.

Sheyholislami, J. (2011). Kurdish identity, discourse, and new media. Middle East Journal of Culture and Communication, 4(3), 289–312.

Statistical Center of Iran. (2022). Iran statistical yearbook. Tehran.

United Nations Development Programme. (2023). Human development report. UNDP.

Vali, A. (2011). Kurds and the state in Iran: The making of Kurdish identity. I.B. Tauris.

World Bank. (2023). World development indicators. World Bank.

Yildiz, K., & Taysi, T. B. (2007). The Kurds in Iran: The past, present and future. Pluto Press.



[1] Şark ül Avsat. Türkiye Dışişleri Bakanı: İran'da iç savaş çıkarmaya yönelik girişimler "son derece tehlikeli". 8 Mart 2026.