Stratejik Söylem, Jeopolitik Determinizm ve Sayısal
Güvenlik Anlatıları: Joe Kent’in “X” Paylaşımının Eleştirel Çözümlemesi
Prof. Dr.
Firuz Demir Yaşamış
Özet
Bu çalışma, ABD Ulusal Terörle
Mücadele Merkezi’nin eski direktörü Joe Kent tarafından X platformunda yapılan
bir paylaşımı eleştirel söylem çözümlemesi çerçevesinde incelemektedir.
Çalışmanın amacı metnin doğruluğunu değerlendirmek değil, ürettiği jeopolitik
anlam yapıları ve güvenlik temelli anlatı rejimlerini ortaya koymaktır.
Bulgular, söylemin jeopolitik determinizm, seçici nedensellik, kurumsal
araçsallaştırma ve normatif çerçeveleme mekanizmaları üzerinden işlediğini
göstermektedir.
Anahtar Kelimeler:
Eleştirel Söylem Çözümlemesi, Güvenlikleştirme
Kuramsi, Jeopolitik Determinizm, Stratejik Söylem, Sayısal Siyaset, NATO, Türkiye–İsrail
İlişkileri, Suriye İç Savaşı, Bilgi Ekosistemleri, Kaçınılmazlık Söylemi
Giriş
Sayısal çağda uluslararası siyaset
yalnızca devletlerarası resmi diplomatik kanallar üzerinden değil, aynı zamanda
sosyal medya platformları aracılığıyla da üretilmektedir. Bu durum, stratejik
söylemlerin hızla yayılmasına, bağlam kaybına ve gelecek seçenekleriyle ilgili
düşüncelerin çoğalmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda Joe Kent tarafından
yapılan açıklama, Türkiye ile İsrail arasında Suriye sahasında gelecekte bir
çatışma olacağı varsayımı üzerinden NATO’nun olası dönüşümünü tartışmaktadır.
Joe Kent Kimdir?
Joe Kent, Amerikalı eski bir
siyasetçi, emekli Yeşil Bereli (Green Beret) ve eski CIA paramiliter
subayıdır. En son ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi (NCTC) Direktörü olarak
görev yapmış, ancak 2026 yılı başlarında bu görevinden istifa etmiştir.
İstifası ve sonrasındaki açıklamalarıyla dikkat çeken Kent, İran ile olası bir
savaşı ve Donald Trump yönetiminin savaş kararını protesto etmek amacıyla
görevinden ayrılmıştır. İstifasının ardından, gizli bilgileri sızdırdığı
iddiasıyla hakkında bir FBI soruşturması başlatılmıştır. İsrail'in ABD'nin
karar alma süreçlerini etkilediğini ve NATO'nun ABD'nin özgürlüğünü
kısıtladığını savunarak ABD'nin NATO'dan ayrılması gerektiğini iddia eden
açıklamalarıyla gündeme gelmiştir.
Kuramsal Çerçeve
Bu çalışma üç kuramsal yaklaşımın
kesişiminde konumlanmaktadır:
Eleştirel Söylem Çözümlemesi:
Fairclough (1995) ve van Dijk (2006),
söylemin yalnızca iletişim değil, aynı zamanda iktidar üretim mekanizması
olduğunu ileri sürer. Bu yaklaşımda metinler, toplumsal gerçekliği yansıtmaktan
çok onu kuran uygulamalar olarak değerlendirilir.
Güvenlikleştirme Kuramı:
Kopenhag Okulu (Buzan, Waever & de
Wilde, 1998) güvenliği, nesnel bir durum değil, “varoluşsal tehdit” üretimi
üzerinden gerçekleşen bir söylem süreci olarak tanımlar. Bu bağlamda belirli
aktörler ve olaylar söylem yoluyla güvenlik tehdidine dönüştürülür.
Jeopolitik
Determinizm ve Stratejik Anlatılar
Agnew (2003) ve Dalby (2010), jeopolitik
söylemlerin sıklıkla karmaşık siyasal süreçleri doğrusal ve kaçınılmaz çatışma
senaryolarına indirgediğini göstermektedir. Bu yaklaşım, “kaçınılmaz gelecek”
üretimini siyasal bir araç durumuna getirir.
Bu üç yaklaşım birlikte şu çözümleyici
çerçeveyi oluşturur: Söylem, tehdit üretimi ve kaçınılmaz gelecek kurgusu.
Veri ve Yöntem
Çalışma, nitel araştırma tasarımına
sahiptir ve eleştirel söylem çözümlemesi yöntemi kullanılmaktadır. Veri, Joe
Kent tarafından X platformunda paylaşılan metindir. Çözümleme üç düzeyde
yürütülmüştür: Ontolojik düzey (gerçeklik kurulması), nedensel düzey (neden-sonuç
kurgusu) ve normatif düzey (değer yargısı üretimi).
Veri: Birincil
Metin
Kent’in X’de paylaştığı mesaj aşağıda
verilmiştir: “Unfortunately leaving NATO won’t be to avoid foreign entanglements,
we’ll be leaving NATO so we can side with Israel when Turkey & Israel
eventually clash in Syria. This is after we helped topple the secular Syrian
gov & installed a former AQ/ISIS leader as president. Time to stop playing
arsonist & fireman in the Middle East, it’s just not worth it.”
Türkçe çevirisi ise şöyle: “Ne yazık
ki NATO’dan ayrılmak, yabancı çatışmalardan uzak durmak için olmayacak; Türkiye
ile İsrail Suriye’de nihayetinde çatıştığında İsrail’in yanında yer alabilmek
için NATO’dan çıkacağız. Bu, seküler Suriye hükümetini devirmemize ve eski bir
El Kaide/IŞİD liderini başkan olarak yerleştirmemize yardım ettikten sonra
gerçekleşiyor. Orta Doğu’da kundakçı ve itfaiyeci rolü oynamayı bırakma zamanı;
buna değmez.”
Joe Kent şunu söylüyor: ABD’nin
NATO’dan çıkması “izolasyon için değil”dir. Aksine “Türkiye ile İsrail arasında
Suriye’de çıkacak bir çatışmada İsrail’i desteklemek için”dir. ABD Orta Doğu’da
“kundakçı ve itfaiyeci” (arsonist and firefighter) rolü oynamaktadır.
Bulgular: Söylem Çözümlemesi
Bu tweet üç şeyi aynı anda yapmaktadır.
Birincisi NATO’yu araçsallaştırmaktadır. NATO bu mesajda bir güvenlik ittifakı
değil “operasyonel araç” gibi sunulmaktadır. İkincisi Türkiye–İsrail
çatışmasını “kaçınılmazlaştırılmaktadır”. Bu çok önemlidir çünkü “kaçınılmaz
çatışma” (eventually clash) dili bir jeopolitik kader anlatısıdır.
Üçüncüsü ABD’yi “kararsızlık yaratıcı aktör” olarak konumlandırmaktadır. “Kundakçı
ve itfaiyeci” (arsonist & fireman) metaforu ise ABD’nin kriz üretip
sonra müdahale eden güç olduğu savı da çok önemlidir. Bu kavramlar aşağıda
ayrıntılandırılmıştır.
Jeopolitik
determinizm: Metinde Türkiye
ile İsrail arasında Suriye sahasında “kaçınılmaz çatışma” varsayımı
kurulmaktadır. “Eventually” ifadesi, olasılığı zorunluluğa dönüştürerek değişik
senaryoları dışlamaktadır.
Seçici
nedensellik: Metin, ABD
müdahalesi, rejim değişimi ve bölgesel çatışma şeklinde doğrusal bir
nedensellik zinciri kurmaktadır. Bu yapı, çok aktörlü uluslararası sistemi
basitleştirilmiş bir açıklama modeline indirgemektedir.
Kurumsal
araçsallaştırma: NATO toplu
güvenlik yapısı olmaktan çıkarılarak stratejik bir manevra aracı olarak yeniden
çerçevelenmektedir.
Paradoksal devlet
kavramı: ABD, “kundakçı ve itfaiyeci” (arsonist
& fireman) metaforu üzerinden hem kriz üreticisi hem kriz yöneticisi
olarak konumlandırılır. Bu, devletin kendi ürettiği krizleri yönetme
paradoksunu ifade eder.
Normatif
çerçeveleme: “it’s just not worth it”
ifadesi söylemi çözümleyici düzlemden çıkararak doğrudan değer yargısına
dönüştürmektedir.
Tartışma
Metin, bazı yönleriyle uluslararası
ilişkiler yazınındaki belirli gözlemlerle örtüşmektedir: müdahalelerin
beklenmeyen sonuçları, Suriye’de çok aktörlü çatışma yapısı ve büyük güç
müdahalelerinin yan etkileri. Bununla birlikte bu kısmi doğruluklar metnin
temel sorunu olan jeopolitik determinizm ve seçici nedensellik üretimini
ortadan kaldırmamaktadır. Söylem, olasılıkları değil kaçınılmazlıkları merkeze
alarak siyasal gerçekliği daraltmaktadır.
Sonuç
Bu çalışma, Joe Kent tarafından
yapılan paylaşımın bir siyasal çözümleme değil, stratejik bir söylem oluşturma
çabası olduğunu göstermiştir. Söylem, jeopolitik determinizm, seçici
nedensellik ve kurumsal araçsallaştırma üzerinden belirli bir dünya düşüncesini
yeniden üretmektedir. Sonuç olarak, çağdaş uluslararası ilişkilerde mücadele
yalnızca güç dağılımı üzerinden değil, aynı zamanda geleceğin nasıl anlatıldığı
üzerinden de yürümektedir. “Kaçınılmaz” olarak sunulan her senaryo siyasal
gerçekliğin sınırlarını yeniden çizmektedir.
Kaynakça
Agnew, J. (2003). Geopolitics:
Re-visioning World Politics. Routledge.
Buzan, B., Waever, O., & de Wilde,
J. (1998). Security: A New Framework for Analysis. Lynne Rienner.
Castells, M. (2009). Communication
Power. Oxford University Press.
Chadwick, A. (2013). The Hybrid Media
System. Oxford University Press.
Dalby, S. (2010). Geopolitics and the
Post-Cold War World.
Fairclough, N. (1995). Critical
Discourse Analysis. Longman.
van Dijk, T. A. (2006). Discourse and
Power. Palgrave Macmillan.
Wodak, R. (2001). The
Discourse-Historical Approach. Sage.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder