Sınıraşan Gazeteciler Örgütü’nün Türkiye
2026 basın özgürlüğü raporu
2026 RSF
Endeksi: basın özgürlüğü 25 yılın en düşük seviyesinde
DÜNYA:
Sınır
Tanımayan Gazeteciler (RSF) Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi tarihinde ilk kez
dünya ülkelerinin yarısından fazlası artık basın özgürlüğü açısından “zor” ya
da “çok ciddi” kategorilerinde yer alıyor. Son 25 yılda, Endeks kapsamında
incelenen 180 ülke ve bölgenin ortalama puanı hiç bu kadar düşük olmamıştı.
2001’den bu
yana, özellikle ulusal güvenlik siyasalarıyla bağlantılı olan giderek daha
kısıtlayıcı yasal düzenlemelerin yaygınlaşması, demokratik ülkeler de dahil
olmak üzere bilgi edinme hakkını sürekli aşındırıyor. Endeksin hukuksal
göstergesi son bir yılda en büyük düşüşü kaydetti. Bu da gazeteciliğin dünya
genelinde giderek daha fazla “kriminalize” edildiğinin açık bir göstergesidir.
Amerika
kıtasında da durum önemli ölçüde değişti. Amerika Birleşik Devletleri yedi sıra
gerilerken, birçok Latin Amerika ülkesi şiddet ve baskı sarmalında daha da
derinlere sürüklendi.
2026 RSF
Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nden beş temel çıkarım:
ü Dünya genelindeki tüm ülke ve
bölgelerin ortalama puanı hiç bu kadar düşük olmamıştı. Endeksin 25 yıllık
tarihinde ilk kez, dünya ülkelerinin yarısından fazlası basın özgürlüğü
açısından “zor” veya “çok ciddi” kategorilerinde yer alıyor.
ü Basın özgürlüğünü değerlendirmek için
kullanılan beş göstergeden (ekonomik, hukuksal, güvenlik, siyasal ve toplumsal
ortamlar) hukuksal gösterge bu yıl en keskin düşüşü yaşayan alan oldu.
ü Amerika Birleşik Devletleri yedi sıra
gerilerken, Ekvador ve Peru gibi Amerika kıtasındaki diğer ülkeler de
sıralamada ciddi düşüşler yaşadı.
ü Norveç üst üste onuncu kez birinci
sırada yer alırken, Eritre art arda üçüncü yıl son sırada bulunuyor.
ü Esad sonrası Suriye 2026 Endeksi’nde
yer alan tüm ülke ve bölgeler arasında basın özgürlüğünde en büyük iyileşmeyi
göstererek sıralamada 36 basamak yükseldi.
Çeyrek
yüzyılın en düşük ortalama puanı
RSF’nin 25
yıl önce Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’ni yayımlamaya başlamasından bu yana
basın özgürlüğü kademeli olarak geriliyor. Bu düşüş, her yıl daha da kırmızıya
dönen Endeks haritasında açıkça görülüyor. Gazeteciler hâlâ yaptıkları iş
nedeniyle öldürülüyor ve hapsediliyor, ancak basın özgürlüğünü zayıflatan
yöntemler değişiyor. Gazetecilik, gazetecilere yönelik düşmanca siyasi
söylemlerle boğuluyor, zayıflayan medya ekonomisiyle güç kaybediyor ve basına
karşı bir silah gibi kullanılan yasalarla sıkıştırılıyor.
Son 25 yılda
ilk kez:
ü Değerlendirilen tüm ülkelerin genel
ortalama puanı hiç bu kadar düşük olmadı.
ü Dünya genelindeki ülke ve bölgelerin
yarısından fazlasında (%52,2) basın özgürlüğünün durumu “zor” veya “çok ciddi”
olarak sınıflandırılıyor. Oysa bu oran 2002’de yalnızca küçük bir azınlığa
(%13,7) karşılık geliyordu.
ü 2002’de dünya nüfusunun %20’si basın
özgürlüğünün “iyi” olarak değerlendirildiği ülkelerde yaşıyordu. Yirmi beş yıl
sonra ise dünya nüfusunun %1’inden azı bu kategoride yer alan ülkelerde
yaşamaktadır.
TÜRKİYE:
Türkiye’de
otoriterlik güç kazanıyor ve medya çoğulculuğu sorgulanıyor. Eleştirel gazetecileri
etkisiz kılmak için tüm yöntemler kullanılıyor. 2026 endeksine göre, Türkiye 180
ülke arasında 163. sırada. Puanı ise 100 üzerinden sadece 27,94. Türkiye siyasal
göstergede 163 (20,16), ekonomik göstergede 166 (26,78), hukuksal göstergede
159 (31,20), toplumsal göstergede 162 (28,93) ve güvenlik göstergesinde 159
(32,61) sırada ve puanda yer aldı.
2035 endeksinde
ise 180 ülke arsına 159. sırada yer almıştı ve puanı 29,40 idi. Siyasal
göstergede 162 (19,69), ekonomik göstergede 163 (26,09), hukuksal göstergede
158 (32,42), toplumsal göstergede 154 (33,44) ve güvenlik göstergesinde 149
(35,37) sırada ve puanda idi.
Bu sonuç son
bir yıl içinde Türkiye’nin 4 basamak aşağıya indiğini gösteriyor.
2026
endeksinde Norveç 92.72 puanla birinci, Hollanda 88.92 puanla ikinci, Estonya 88.54
puanla üçüncü, Danimarka 88.47 puanla dördüncü sırada yer almışlardır.
Son 5 ülke ve
puanları şöyle: 176 Suudi Arabistan 19.11, 177 İran, 17.45, 178 Çin 13.85, 179
Kuzey Kore 12.67 ve 180 Eritre 10.24.
Türkiye’de
anlık ihlaller
1 Ocak
2026’dan bu yana öldürülen gazeteci ve medya çalışanı yoktur. Tutuklu olan 3
gazeteci vardır.
Çevrimiçi
sansür: Türkiye’nin sürgündeki gazetecilere yönelik baskısı sürüyor. Sınır
Tanımayan Gazeteciler (RSF), Türk yetkililere bu baskıcı siyasaya son verme
çağrısında bulunuyor.
Türkiye’de
araştırmacı muhabirin tutuklanmasında yargı süreci ihlal edildi. Muhalif günlük
BirGün gazetesinin muhabiri İsmail Arı “yanıltıcı bilgi yayma” suçlamasıyla 22
Mart’ta tutuklu yargılanmak üzere cezaevine konuldu.
Sınır
Tanımayan Gazeteciler ve diğer yedi basın özgürlüğü ve insan hakları kuruluşu,
Türk yetkililere eleştirel gazetecilere ve medya kuruluşlarına yönelik baskıya
son verilmesi çağrısında bulunuyor.
Sınır
Tanımayan Gazeteciler (RSF), muhalif günlük BirGün gazetesinin bir muhabirinin
22 Mart akşamı “yanıltıcı bilgi yayma” suçlamasıyla tutuklu yargılanmak üzere
cezaevine konulmasının ardından, Türkiye’nin Dezenformasyonla Mücadele Yasası’nın
araştırmacı gazetecileri susturmak amacıyla kabul edilemez biçimde kötüye
kullanılmasını kınamaktadır.
Hükümeti
eleştirmesiyle bilinen BirGün gazetesinin araştırmacı muhabiri İsmail Arı,
Ramazan Bayramı’nı kutlamak için gittiği Tokat’ın Turhal ilçesinde 21 Mart
akşamı saat 22.00 sularında gözaltına alındı ve sorgulanmak üzere başkent
Ankara’ya götürüldü. Savcının kendisini sorgulamadan tutuklama talebinde
bulunması üzerine, Ankara’daki Sincan Cezaevi’nde bir yargıç tarafından
tutuklandı. Bu uygulama Türk hukukuna açıkça aykırıdır.
Emniyette
kendisine, X ve YouTube’da paylaştığı içerikler ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip
Erdoğan’ın ailesi tarafından yönetilen vakıflar ağına yapılan kamu fonlarıyla
ilgili araştırmalarına dayanan haberleri hakkında sorular yöneltildi. Ayrıca
İstanbul’un Fatih ilçesindeki imam hatip okullarına yönelik bir inşaat
projesinde iddia edilen usulsüzlüklerle ilgili paylaşımlar da soruşturma konusu
oldu. Gazeteci, avukatları aracılığıyla yaptığı açıklamada, “Beni tutuklamak
için bir yıldır bahane arıyorlardı” dedi.
İsmail Arı,
özellikle kamu kurumlarındaki usulsüzlükler, yolsuzluk, kayırmacılık ve diğer
kötüye kullanımlar üzerine yaptığı araştırmalarla tanınmaktadır. Ayrıca hükümet
ile dinsel (tarikat) gruplar arasındaki ilişkileri ve bu bağların etkilerini de
incelemiştir.
“‘Yanıltıcı
bilgi yayma’ suçlamasının gazetecileri tutuklamak için sıkça kullanılması,
Türkiye’de araştırmacı ve eleştirel gazeteciliği kriminalize etmeyi
amaçlamaktadır. Bu ülkede bilgi edinme hakkı güvence altına alınana kadar,
araştırmacı gazeteci İsmail Arı’nın derhal serbest bırakılmasını talep etmeye
ve bu tür ihlalleri kınamaya aralıksız devam edeceğiz. Erol Önderoğlu, RSF
Türkiye Temsilcisi”
İsmail Arı,
Ekim 2022’de Ceza Kanunu’na eklenen ve “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma”yı
cezalandıran 217/A maddesi kapsamında yargılanmaktadır. Bu madde o tarihten bu
yana onlarca gazeteci ve araştırmacı muhabirin tutuklanmasında yaygın şekilde
kullanılmaktadır. Bunlar arasında, IŞİD bağlantılı Türk vatandaşlarının geri
getirilmesine ilişkin bir haberin ardından Şubat ayında gözaltına alınan Alman
kamu yayıncısı Deutsche Welle muhabiri Alican Uludağ da bulunmaktadır. Bağımsız
haber sitesi T24’ün araştırmacı gazetecisi Tolga Şardan da 2023 yılında
yargıdaki yolsuzlukla ilgili haberleri nedeniyle haksız şekilde suçlanmıştır. İsmail
Arı ve Alican Uludağ’a ek olarak, Türkiye’de halen iki gazeteci daha tutuklu
bulunmaktadır. Bunlar, TELE1 televizyon kanalının genel yayın yönetmeni Merdan
Yanardağ ile Gerçek Gündem haber sitesinin muhabiri Furkan Karabay’dır. Karabay
ev hapsinde tutulmaktadır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder