Hakkımda

FİRUZ DEMİR YAŞAMIŞ Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirmiştir (1968). University of Southern California’da planlama (kentsel ve bölgesel çevre) ve kamu yönetimi yüksek lisans programlarını bitirmiştir (1976). Siyaset ve Kamu Yönetimi Doktoru (1991). Yerel Yönetimler, Kentleşme ve Çevre Politikaları bilim dalında doçent (1993). Başbakanlık Çevre Müsteşarlığı’nın kuruluşu sırasında müsteşar vekili. (1978-80) UNICEF Türkiye temsilciliği. (1982-84) Dünya Bankası’nın Çukurova Kentsel Gelişme Projesi’nde kurumsal gelişme uzmanı. (1984-86) Çankaya Belediyesi’nin kurumsal gelişme projesini yürütmüştür. (1989-91) Yedinci Kalkınma Planı “Çevre Özel İhtisas Komisyonu”nun başkanlığı. DPT “Çevre Yapısal Değişim Projesi” komisyonu başkanlığı. Cumhurbaşkanlığı DDK’nun Devlet Islahat Projesi raportörü. (2000-1) Çevre Bakanlığı Müsteşarı (Şubat 1998 – Ağustos 1999). Sabancı Üniversitesi tam zamanlı öğretim üyesi. (2001-2005) Halen yarı zamanlı öğretim üyesi olarak çeşitli üniversitelerde ders vermektedir. Şimdiye kadar ders verdiği üniversiteler arasında Ankara, Orta Doğu, Hacettepe, Fatih, Yeditepe, Maltepe ve Lefke Avrupa (Kıbrıs) üniversiteleri bulunmaktadır.
Blogger tarafından desteklenmektedir.

Translate

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

EVİM: ARKEON, TUZLA, ISTANBUL, TÜRKİYE

EVİM: ARKEON, TUZLA, ISTANBUL, TÜRKİYE
EV

Bu Blogda Ara

14 Mart 2026 Cumartesi

 

İlber Ortaylı’yı Anlamak

 

Prof. Dr. Firuz Demir Yaşamış

 

 

Genel Olarak

İlber Ortaylı Türkiye’de en tanınmış tarihçilerden biridir. Ancak onu değerlendirirken iki ayrı boyutu ayırmak gerekir: akademik tarihçi olarak konumu ve popüler entelektüel / kamu tarihçisi rolü. Akademik tarihçi olarak Ortaylı’nın uzmanlık alanı esas olarak Osmanlı yönetim tarihi, diplomasi tarihi ve imparatorluk yapılarıdır. Özellikle Osmanlı taşra yönetimi, Osmanlı çağdaşlaşması ve imparatorluklar arası karşılaştırmalar konularında çalışmıştır. Doktora çalışmasını University of Chicago’da Osmanlı yerel yönetimi üzerine yapmıştır. Akademik kariyerinde uzun süre Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde çalışmıştır. Akademik açıdan güçlü tarafları çok dilli tarihçilik (Rusça, Almanca vb. kaynakları kullanabilmesi), Osmanlı bürokrasi tarihine egemenliği ve imparatorluk tarihini geniş Avrupa bağlamında ele almasıdır. Özellikle Osmanlı yerel yönetimleri üzerine yaptığı erken dönem çalışmalar akademik yazında önemli kabul edilir.

Popüler tarihçi olarak Ortaylı’nın Türkiye’deki etkisinin büyük kısmı popüler tarih anlatıcılığıdır. Televizyon programları, konferanslar ve kitaplar aracılığıyla geniş kitlelere tarih anlatmıştır, tarihsel merakı artırmıştır ve Osmanlı tarihini popülerleştirmiştir. Bu yönüyle Ortaylı çoğu zaman kamu tarihçisi gibi görülür.

Bazı akademisyenler Ortaylı hakkında şu eleştirileri yaparlar: Yazılarının bir kısmının çözümleyici makale formatından çok deneme biçeminde olması, popüler kitaplarının kaynakça ve yöntembilim bakımından sınırlı olması ve zaman zaman genelleştirici yorumlar yapması. Bu eleştirilere karşın Ortaylı’nın Türkiye’de tarih alanında entelektüel etkisi çok güçlü olmuştur.

Uluslararası akademide Osmanlı tarihçiliğinin en etkili isimleri olarak genellikle Halil İnalcık, Şerif Mardin ve Suraiya Faroqhi görünür. Ortaylı ise bu çevrede tanınan ama daha çok Türkiye’de popülerliği yüksek bir tarihçi olarak değerlendirilir.

Bir tarihçi olarak Ortaylı’yı Osmanlı yönetim tarihi konusunda yetkin bir akademisyen, Türkiye’de en etkili popüler tarih anlatıcılarından biri ve akademik üretimi güçlü olmakla birlikte kamu entelektüeli kimliği akademik kimliğinin önüne geçmiş bir tarihçi olarak konumlandırmak olanaklıdır. İlber Ortaylı’nın akademik kimliğini anlamak için popüler kitaplarından çok bilimsel çalışmalarına bakmak gerekir. Aşağıdaki eserleri tarih yazınında onun en ciddi akademik katkıları olarak görülür.

The Ottoman Empire and the World Economy: Makalelerin yer aldığı bu çalışmada Ortaylı Osmanlı İmparatorluğu’nun dünya sistemi içindeki yerini ve Avrupa ile ekonomik ve yönetsel ilişkilerini çözümler. Osmanlı’nın çevre–merkez ilişkileri içinde nasıl konumlandığını tartışır.

Tanzimat Devrinde Osmanlı Yerel Yönetimleri (1840–1880): Bu eser Ortaylı’nın en önemli akademik çalışması olarak kabul edilir. Kitapta Tanzimat reformlarının taşra yönetimine etkisi, vilayet (il) sistemi ve merkez–taşra ilişkileri incelenir. Osmanlı yerel yönetimleri konusunda uzun süre temel referans eserlerden biri olmuştur.

Local Administration in the Ottoman Empire: Bu çalışma Ortaylı’nın doktora araştırmasının geliştirilmiş sürümüdür. Osmanlı’da eyalet ve vilayet yapısı, yerel bürokrasi ve yönetim reformları ayrıntılı biçimde ele alınır.

İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı: Bu kitap akademik çalışmaya yakın olmakla birlikte yarı-popüler bir tarih eseridir. 19. yüzyılda Osmanlı çağdaşlaşmasını inceler. Reformlar, bürokrasi, Avrupa etkisi, devlet yapısının dönüşümü ve Türkiye’de çağdaşlaşma tarihini anlamak için sıkça okunur.

Osmanlı-Rus İlişkileri Üzerine Çalışmaları: Ortaylı’nın önemli bir uzmanlık alanı da Osmanlı-Rus ilişkileridir. Bu konuda Rusça ve Avrupa kaynaklarını kullanabilmesi onu birçok Türk tarihçiden ayırır.

Ortaylı’nın Akademik Konumunu Anlamak İçin Bir Karşılaştırma

Osmanlı tarihçiliğinde üç farklı tip akademisyen görülür:

Çizelge 1:

 

Tarihçilik Biçemleri

Tarihçi

Özelliği

Halil İnalcık

Arşiv temelli büyük tarihçi

Suraiya Faroqhi

Toplumsal tarih yaklaşımı

İlber Ortaylı

Yönetim tarih ve kamu tarihçiliği

 

Ortaylı özellikle Osmanlı yönetim yapısı ve bürokrasi tarihi konusunda etkili olmuştur. İlber Ortaylı, güçlü bir Osmanlı yönetim tarihi uzmanı, çok dilli kaynak kullanabilen bir tarihçi, ancak kariyerinin ikinci yarısında popüler tarih anlatıcılığı akademik üretiminin önüne geçen bir kamu entelektüelidir.

İlber Ortaylı hakkında bazı akademisyenler onun en güçlü yönünün yalnızca arşiv çalışması değil, “imparatorluk zihniyetini (imperial mindset)” kavrama ve anlatma becerisi olduğunu söyler. Ortaylı’nın tarih anlatısında merkezi fikirlerden biri şudur: Osmanlı İmparatorluğu ulus-devlet mantığıyla anlaşılmaz, Osmanlı birçok etnik unsurlu ve çok dinli imparatorluk düzenidir. Bu yaklaşım aslında çağdaş tarih yazımında önemli bir bakış açısıyla örtüşür. Benzer yaklaşımlar özellikle Halil İnalcık ve Suraiya Faroqhi’de görülür. Bu tarihçiler Osmanlı’yı çağdaş milliyetçilik kategorileriyle değil, imparatorluk yapısı içinde çözümlerler. Çok sayıda dil bilmesi, Avrupa ve Rus tarihini birlikte okuyabilmesi ve Osmanlı’yı Avrupa imparatorluklarıyla karşılaştırması nedenleriyle Ortaylı tarih anlatısında belirleyici olmuştur. Bu nedenle Ortaylı’nın tarih anlatısı çoğu zaman karşılaştırmalı imparatorluk tarihi bakış açısı taşır.

Bazı akademik eleştirilerde ise sistemli kuram kullanımının sınırlı olması, bazı eserlerinin deneme veya konferans metni formatında hazırlanmış olması ve toplumsal ve ekonomik tarih çözümlemelerinin sınırlı kalması gibi konular ön plana çıkmaktadır. Bu nedenle bazı tarihçiler onu büyük bir tarih anlatıcısı olarak niteler fakat her zaman kuramsal tarihçi olarak görmezler.

Türkiye’deki Tarihçi Tipleri

Türkiye’de Osmanlı tarihçiliği kabaca üç akademik geleneğe ayrılır:

Çizelge 2:

 

Tarih Akademik Gelenekler

Yaklaşım

Temsilci

Klasik arşiv tarihçiliği

Halil İnalcık

Toplumsal ve ekonomik tarih

Suraiya Faroqhi

Entelektüel / yorumlayıcı tarih

İlber Ortaylı

 

Ortaylı üçüncü kategoriye daha yakındır. Ortaylı, uluslararası akademide en büyük Osmanlı tarihçisi sayılmasa da Türkiye’de imparatorluk tarihini geniş kitlelere anlatabilen ve tarih bilincini etkileyen en güçlü entelektüellerden biridir. Türkiye’de tarih çevrelerinde zaman zaman yapılan bir karşılaştırma, İlber Ortaylı ile Halil İnalcık arasındaki tarihçilik yaklaşımı farkı üzerinedir. Bu karşılaştırma çoğu zaman “tarihçi ile tarih anlatıcısı” ayrımı üzerinden açıklanır. Burada amaç birini küçültmek değil, iki farklı akademik yöntemi ayırt etmektir.

Halil İnalcık: Arşiv Temelli Akademik Tarihçilik

Halil İnalcık genellikle klasik akademik tarihçiliğin en güçlü temsilcilerinden biri olarak görülür. Onun yaklaşımının özellikleri Osmanlı arşiv belgelerine yoğun dayanma, ayrıntılı belge çözümlemesi, ekonomik ve toplumsal yapıların sistemli incelenmesi ve güçlü dipnot ve kaynak kullanımıdır. Bu nedenle İnalcık’ın eserleri uluslararası akademide temel referans niteliği kazanmıştır.

İlber Ortaylı: Yorumlayıcı ve Entelektüel Tarihçilik

İlber Ortaylı ise daha farklı bir biçemi temsil eder. Özellikleri geniş tarihsel bilgi birikimi, karşılaştırmalı imparatorluk bakış açısı, güçlü anlatım ve yorumlama ve konferans ve deneme türündeki yazılardır. Ortaylı çoğu zaman tarihsel olayları geniş bir uygarlık bakış açısı içinde yorumlayan bir entelektüel olarak öne çıkar.

 

Çizelge 3:

 

Akademik Üretim Biçemi Farkları

Özellik

Halil İnalcık

İlber Ortaylı

Yöntem

Arşiv merkezli

Yorumlayıcı

Yazım biçemi

Akademik monografi

Deneme / konferans

Akademik etki

Uluslararası yazın

Türkiye’de güçlü

Kamu etkisi

Sınırlı

Çok yüksek

 

Kamu Entelektüeli Rolü

Ortaylı’nın Türkiye’deki etkisinin önemli bir kısmı televizyon programları, konferanslar ve popüler tarih kitapları nedeniyle kamu entelektüeli rolünden gelir. Bu yönüyle Ortaylı aslında “kamu tarihçisi” (public historian) kategorisine yaklaşır. Bu nedenle birçok tarihçi Halil İnalcık büyük akademik tarihçisidir ve İlber Ortaylı güçlü tarih bilgisine sahip kamu entelektüelidir değerlendirmesi yaparlar. Her iki isim de Osmanlı tarihçiliğinde önemli yer tutar, ancak akademik üretim biçemleri farklıdır.

Uygarlık Tarihi Yaklaşımı

Bazı akademisyenlerin İlber Ortaylı’yı “uygarlık tarihçisi” olarak değerlendirmesinin nedeni, onun tarih anlatısının klasik olay kronolojisinden çok uygarlıklar, kültürler ve imparatorluklar arası ilişkiler üzerinde yoğunlaşmasıdır.  Ortaylı “uygarlık tarihi” yaklaşımında tarihi yalnızca savaşlar veya siyasal olaylar üzerinden değil kültür, kurumlar, kent yaşamı, bürokrasi, eğitim ve entelektüel çevreler üzerinden inceler. Bu yaklaşım Avrupa tarih yazımında özellikle Fernand Braudel ve Arnold J. Toynbee gibi büyük tarihçilerle ilişkilendirilir. Bu tarihçiler tarihi uzun dönemli uygarlık süreçleri içinde çözümlemişlerdir.

Ortaylı’nın pek çok konuşmasında ve yazısında şu düşünce görülür: Osmanlı yalnızca bir devlet değil bir uygarlık düzenidir. Osmanlı kentleri çok kültürlü imparatorluk merkezleridir. İmparatorluk bürokrasisi bir yönetim kültürü üretmiştir. Bu nedenle Ortaylı’nın anlatısında İstanbul, Balkan kentleri ve imparatorluk bürokrasisi sıklıkla uygarlık unsurları olarak ele alınır.

İmparatorluk Bakış Açısı

Ortaylı’nın tarih yorumunda önemli bir fikri de ulus-devlet tarih yazımının çoğu zaman imparatorlukları yanlış yorumlarla karşı karşıya bırakmasıdır. Bu nedenle Osmanlı’yı anlamak için çok etnik unsurlu yapı, çok dinli toplum ve esnek yönetim sistemi gibi özelliklere bakmak gerekir. Bu yaklaşım çağdaş imparatorluk tarihçiliğinde de yaygınlaşmıştır. Bazı akademisyenler Ortaylı için klasik arşiv tarihçiliği değil ve geniş bakış açılı uygarlık yorumu yapmıştır değerlendirmesi yaparlar. Bu nedenle onu bazen “imparatorluk kültürü yorumcusu” veya “uygarlık tarihçisi” olarak nitelendirirler.

İlber Ortaylı klasik anlamda yalnızca bir olay tarihçisi değil, Osmanlı’yı bir imparatorluk uygarlığı olarak yorumlayan bir tarih anlatıcısı ve entelektüel olarak değerlendirilebilir. Bu değerlendirme, bazı tarihçilerin İlber Ortaylı’yı özellikle “imparatorluk çağdaşlaşması” konusunu yorumlama becerisiyle öne çıkan bir tarihçi olarak görmesinden kaynaklanır. Bu konu Osmanlı tarih yazımında çok önemli bir tartışma alanıdır.

Osmanlı Çağdaşlaşması Sorunu

19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu büyük bir dönüşüm yaşamıştır. Bu süreç genellikle Tanzimat dönemiyle ilişkilendirilir. Bu dönemde merkezi bürokrasi güçlendirilmiş, vilayet sistemi kurulmuş, hukuk ve eğitim reformları yapılmış ve Avrupa kurumları örnek alınmıştır. Osmanlı çağdaşlaşmasının nasıl yorumlanacağı tarihçiler arasında uzun süre tartışılmıştır. Ortaylı’nın en önemli akademik çalışması sayılan Tanzimat Devrinde Osmanlı Yerel Yönetimleri bu tartışmaya doğrudan katkı yapar. Bu çalışmada Ortaylı Osmanlı çağdaşlaşmasının tam bir Batılılaşma olmadığını bunun yerine Osmanlı bürokrasisi reformları imparatorluk yapısını koruyarak uyguladığını ve reformların yerel yönetim ve yönetim sistemi üzerinden gerçekleştiğini vurgular. Bu yorum Osmanlı çağdaşlaşmasını kurumsal dönüşüm açısından açıklayan önemli bir yaklaşımdır. Osmanlı çağdaşlaşması konusunda farklı tarihçiler farklı bakış açıları geliştirmiştir: Halil İnalcık ekonomik ve toplumsal dönüşüm, Şerif Mardin merkez–çevre ilişkisi ve İlber Ortaylı bürokratik ve yönetsel dönüşüm kavramları üzerinde durmuşlardır. Bu nedenle Ortaylı’nın katkısı özellikle yönetsel kurumların çağdaşlaşması konusundadır.

Ortaylı’nın yaklaşımı şu önemli noktayı gösterir: Osmanlı reformları yalnızca Batı’dan alınan kurumlar değildir, aynı zamanda imparatorluğun kendi bürokratik geleneği içinde uyarlanmıştır. Bu nedenle Ortaylı’nın çalışmaları Tanzimat bürokrasisi, vilayet sistemi ve merkez–taşra ilişkileri konularında referans kabul edilir. İlber Ortaylı, Osmanlı çağdaşlaşmasını özellikle bürokrasi ve yönetsel kurumlar üzerinden yorumlayan önemli bir tarihçi olarak kabul edilir. Ancak kariyerinin ilerleyen dönemlerinde popüler tarih anlatıcılığı akademik üretiminin önüne geçmiştir.

Çoğu kişinin kestiriminin aksine, uluslararası akademik atıf istatistiklerinde Osmanlı tarihçiliği alanında en çok atıf alan isimlerden biri Suraiya Faroqhi’dir. Suraiya Faroqhi özellikle Osmanlı toplumsal tarihi, gündelik yaşam tarihi, kent ve ticaret tarihi ve zanaatkârlar ve üretim ilişkileri konusunda çok etkili çalışmalar yapmıştır. Onun çalışmaları Osmanlı’yı yalnızca devlet ve saray üzerinden değil, toplum üzerinden inceleyen yeni tarih yazımının önemli örnekleridir. Eserleri arasında “Approaching Ottoman History”, “Subjects of the Sultan” ve “The Ottoman Empire and the World Around It” gibi çalışmalar bulunmaktadır. Bu eserler Batı üniversitelerinde Osmanlı tarihi derslerinde temel kaynaklar arasında yer alır.

Osmanlı Tarihçiliğinde Uluslararası Etki

Genel olarak uluslararası akademide en çok atıf alan Osmanlı tarihçileri arasında Suraiya Faroqhi, Halil İnalcık, Cemal Kafadar ve Karen Barkey gibi isimler sayılır. Bu isimlerin ortak özelliği, çalışmalarının uluslararası akademik yazında yoğun biçimde kullanılmasıdır. Uluslararası akademik atıf ve etki açısından Osmanlı tarihçiliğinde en güçlü isimlerden biri Suraiya Faroqhi’dir. İlber Ortaylı’nın akademik atıf durumu, Osmanlı tarihçiliğinin uluslararası ölçekte en çok atıf alan isimleriyle karşılaştırıldığında orta düzeydedir. Bu durum birkaç yapısal nedenden kaynaklanır. Uluslararası akademik veri tabanlarında (Google Scholar, Scopus vb.) Ortaylı’nın atıfları bazı makaleleri ve erken dönem çalışmaları için dikkate değer ancak Osmanlı tarihçiliğinin en çok atıf alan isimleri kadar yüksek değildir. Karşılaştırma açısından Halil İnalcık çok yüksek uluslararası atıf, Suraiya Faroqhi çok yüksek atıf, Cemal Kafadar yüksek atıf ve İlber Ortaylı orta düzey atıf almışlardır. Bu durumun nedenleri yayın dilinin Türkçe olması, yayın türü ve dönemsel yoğunluk farklılaşmasıdır. Ortaylı’nın eserlerinin büyük kısmı Türkçe yayımlanmıştır. Uluslararası akademide atıf üretiminin büyük bölümü ise İngilizce yayınlar üzerinden gerçekleşir. Ortaylı’nın birçok kitabı deneme, konferans metni ve popüler tarih formatındadır. Bu tür yayınlar akademik makaleler kadar sık atıf almaz. Ortaylı’nın en yoğun akademik üretimi 1970–1990 yılları arasındadır. Daha sonraki dönemde kamu entelektüeli rolü ağır basmıştır. Ortaylı’nın akademide en çok referans verilen çalışması genellikle “Tanzimat Devrinde Osmanlı Yerel Yönetimleri (1840–1880)” çalışmasıdır. Bu eser Osmanlı taşra yönetimi üzerine önemli bir referans kabul edilir.

Akademik Etki ile Kamu Etkisi Farkı

Burada önemli bir ayrım vardır. Ortaylı Türkiye’de en etkili tarih anlatıcılarından biridir, fakat uluslararası akademik yazındaki atıf yoğunluğu daha sınırlıdır.

Çizelge 4:

 

Ortaylı’nın Akademik Konumu

Alan

Ortaylı

Akademik katkı

Orta

Kamu etkisi

Çok yüksek

Yöntembilim

Yorumlayıcı

Kuramsal katkı

Sınırlı

 

İlber Ortaylı güçlü bir tarih bilgisine sahip akademisyen olmakla birlikte, uluslararası akademik atıf üretimi açısından İnalcık, Faroqhi veya Kafadar gibi isimlerin gerisinde kalmaktadır. Osmanlı tarihçiliğinde uluslararası akademik atıflara bakıldığında ortaya çıkan tablo çoğu kişinin tahmin ettiğinden biraz farklıdır. Google Scholar ve benzeri veri tabanlarına dayanan genel eğilimlere göre en çok atıf alan Osmanlı tarihçileri arasında şu isimler öne çıkar: Halil İnalcık, Suraiya Faroqhi, Cemal Kafadar, Karen Barkey, Donald Quataert, Rifa'at Ali Abou-El-Haj, Şevket Pamuk, Baki Tezcan, Caroline Finkel ve Carter V. Findley.

Osmanlı tarihçiliği çok uluslararası bir alandır. Listeye bakıldığında birçok tarihçinin ABD ve Avrupa üniversitelerinde çalıştığı görülür. Toplumsal ve ekonomik tarih ağırlığı vardır. Son 40 yılda Osmanlı tarihçiliği yalnızca siyasal tarih değil, toplum ve ekonomi üzerine yoğunlaşmıştır. Türkiye’de çok tanınan bazı isimler uluslararası yazında daha sınırlı etkiye sahiptir. Bu durum özellikle popüler tarih anlatıcıları için geçerlidir.

Uluslararası Tarih Yazımı İçinde İlber Ortaylı’nın Yeri

İlber Ortaylı akademik yazında saygın bir isimdir, ancak uluslararası atıf sayısı yukarıdaki listenin üst sıralarındaki tarihçiler kadar yüksek değildir. Türkiye’deki etkisi kamu entelektüeli ve popüler tarihçi kimliğinden gelir. Osmanlı tarihçiliğinin uluslararası merkezi büyük ölçüde ABD ve Avrupa üniversiteleridir ve bu nedenle en çok atıf alan tarihçilerin önemli bir kısmı bu akademik çevrelerde üretim yapmaktadır. Tarih yazımında üç temel yaklaşım vardır ve çağdaş tarih yazımı genel olarak üç ana yöntembilimsel geleneğe ayrılır:

Çizelge 5:

 

Temel Histografik Yöntemler

Yaklaşım

Özellik

Temsilci

Klasik siyasal / arşiv tarihçiliği

Devlet, diplomasi, belgeler

Halil İnalcık

Toplumsal ve ekonomik tarih

Toplum, ekonomi, gündelik hayat

Suraiya Faroqhi

Yorumlayıcı uygarlık tarihi

Kültür, uygarlık, zihniyet

Fernand Braudel

 

Bu üç yaklaşım çağdaş historigrafinin temel metodolojik çerçevesini oluşturur.

20. yüzyılda tarih yazımını en çok etkileyen akımlardan biri Annales Okulu olmuştur. Bu yaklaşım yalnızca siyasal olaylara odaklanmaz, uzun dönemli uygarlık süreçlerini inceler ve toplum, ekonomi ve kültürün birlikte çözümlemesini yapar. Bu okulun en önemli temsilcilerinden biri Fernand Braudel’dir. Braudel tarih araştırmasını üç katmana ayırır: kısa süreli olaylar, orta dönemli toplumsal süreçler ve uzun dönemli uygarlık yapıları.

İlber Ortaylı’nın tarih anlayışı tam olarak Annales yöntembilimine [1] dayanmasa da bazı yönlerden bu yaklaşım ile örtüşür. Özellikle imparatorluk kurumları, bürokrasi kültürü, kent yaşamı ve çok kültürlü imparatorluk yapısı gibi konular Ortaylı’nın tarih anlatısında önemli yer tutar. Bu nedenle bazı akademisyenler Ortaylı’nın yaklaşımını “uygarlık tarihi bakış açısı” içinde değerlendirir.

Son 30 yılda tarih yazımında gelişen önemli alanlardan biri de imparatorluk çalışmalarıdır (Empire Studies). Bu yaklaşım imparatorlukları ulus-devlet bakış açısıyla ile değil çok kültürlü yönetim sistemleri olarak inceler. Bu alanda çalışan bazı önemli tarihçiler Karen Barkey ve Cemal Kafadar’dır. Ortaylı’nın Osmanlı yorumunda da benzer bir düşünce görülür: Osmanlı İmparatorluğu bir çok etnikli ve çok dinli imparatorluk uygarlığıdır. Bu yaklaşım çağdaş imparatorluk tarihçiliği ile büyük ölçüde uyumludur.

Son yıllarda tarih yazımında gelişen başka bir alan da kamu tarihidir. (public history) Kamu tarihçisi akademik araştırmayı geniş toplum kesimlerine aktarır. Bu kavram özellikle David McCullough ve Simon Schama gibi tarihçiler için kullanılır. Türkiye’de bu role en yakın tarihçilerden biri İlber Ortaylı’dır. Televizyon programları, konferanslar ve popüler kitaplar aracılığıyla geniş kitlelere tarih anlatması nedeniyle Ortaylı çoğu zaman kamu tarihçisi olarak değerlendirilir.

Uluslararası tarih yazımı açısından bakıldığında Ortaylı’nın konumu şu şekilde özetlenebilir:

Çizelge 6:

 

Uluslararası Tarih Yazımın ve Ortaylı

Boyut

Değerlendirme

Tarih yöntemi

Yorumlayıcı

Tarih yaklaşımı

Uygarlık ve kurum tarihi

Akademik katkı

Osmanlı yönetim tarihi

Kamu etkisi

Çok yüksek

 

Bu nedenle İlber Ortaylı hem akademik tarihçi hem de güçlü bir kamu entelektüeli olarak değerlendirilebilir.

Siyasal ideoloji

İlber Ortaylı’yı siyasal ideolojiler açısından irdelemek biraz duyarlı ama akademik olarak olanaklıdır. Ortaylı’nın akademik ve kamu kimliği ile siyasal duruşu birbirinden kısmen ayrıdır. Ortaylı’nın tarih yorumları çoğu zaman siyasetle doğrudan bağlantılı görünmese de özellikle Osmanlı ve Cumhuriyet tarihini anlatırken belli değer yargıları ve ideolojik tercihleri açığa çıkar. Merkezi devlet vurgusu ve Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan bir güçlü merkezi devlet anlayışına sahiptir. Toplum mühendisliği kavramına uzak durmuştur. Çağdaş Türkiye tarihini ele alırken, devletin toplum üzerindeki müdahalesini eleştirel ama temkinli bir şekilde değerlendirir. Osmanlı mirasına olumlu bakar. Osmanlı’nın çok etnik unsurlu, çok dinli yapısını anlatırken, tutucu ama liberal olmayan bir nostalji duygusu vardır. Bu, onun tarih anlatımının siyasal ideolojiye etkisini gösterir.

Ortaylı’nın kamuoyundaki söylemleri ve programları incelendiğinde merkez sağ veya milliyetçi bir bakış açısı ön plana çıkar. Kemalist laiklik anlayışına ılımlı yaklaşır. Cumhuriyet tarihini anlatırken eleştirel ama temkinlidir. Popüler tarih söylemi açısından siyasal tarafsızlık vurgusu yapmakla birlikte, bazen ulusal ve kültürel değerlere ağırlık verir. Bu nedenle Ortaylı’yı klasik sağ-tutucu entelektüel olarak sınıflandıranlar vardır, ama bunu siyasetçi gibi değil, tarihçi bakışıyla yapar.

Ortaylı’nın siyasal etkisi çoğunlukla popüler tarih anlatıcılığı üzerinden gelir. TV programları, konferanslar ve yazılarıyla ulusal ve kültürel bilinç üzerinde etkilidir. Bu rolü ona kamuoyu üzerinden ideolojik bir etki alanı sağlar. Fakat doğrudan siyasal partilerle organik bir ilişkisi yoktur ve bağımsız entelektüel kimliği ön plandadır.

Bazı akademisyenler Ortaylı’nın tarihsel çözümlemelerinin çoğu zaman devlet ve merkez bakış açısıyla sınırlı kaldığını söylerler. Toplumsal muhalefet ve alt kültürler hakkında derinlemesine eleştirisinin nadir olduğunu belirtirler. Bu nedenle onun tarih anlatısı geleneksel ve merkez odaklı bir ideolojik çerçeve olarak değerlendirilir.

Çizelge 7:

 

Kısa Özet

Boyut

Değerlendirme

Devlet anlayışı

Güçlü merkezi devlet vurgusu

Osmanlı yorumu

Çok etnik unsurlu, çok dinli imparatorluğu olumlu anlatır

Cumhuriyet yorumları

Ilımlı Kemalist ve ulusal değer vurgusu

Popüler etki

Ulusal bilinç ve tarih bilincini güçlendirici

Akademik tarafsızlık

Genel olarak korunsa da merkez bakış açısı ön planda

 

İlber Ortaylı, siyasal ideolojiler açısından merkez sağ/milliyetçi ve devlet odaklı bir entelektüel olarak görülebilir. Ancak bu ideolojik duruş, akademik tarih üretiminin önüne geçmez, daha çok popüler tarih ve kültürel yorum alanında etkili olur. Ortaylı’da merkezi devlet vurgusu ve Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan güçlü bir devlet anlayışı vardır. Uygarlık bakış açısına sahiptir ve Osmanlı’yı bir kültürel ve bürokratik uygarlık olarak anlatır. Popüler tarih anlatıcısıdır ve kamuoyuna hitap eden, ulusal ve kültürel değerlere vurgu yapan eserler yazmıştır. Bu özellikler Ortaylı’yı merkez sağ / milliyetçi entelektüel gelenek içinde konumlandırır.

 

Çizelge 8:

 

Türkiye’deki Farklı Tarihçi/Entelektüel Geleneği

Geleneğin adı

Temsilci

Özellikler

Ortaylı ile karşılaştırma

Klasik Kemalist tarihçilik

Mithat Sertoğlu (örnek)

Ulus-devlet kurma, laiklik, Batı merkezli çağdaşlaşma

Ortaylı’ya göre daha ideolojik, devlet eleştirisi daha sınırlı

Sol tarihçilik / Marksist yaklaşım

Halil Berktay

Toplumsal sınıf, ekonomik ve toplumsal tarih odaklı

Ortaylı’nın merkezi ve elit bakış açısına karşıt; alt sınıfları daha ön plana alır

Ulusal-tutucu tarihçilik

Ahmet Yalçınkaya

Osmanlı mirası, merkeziyetçi devlet, geleneksel değerler

Ortaylı ile büyük ölçüde örtüşür; ancak Ortaylı akademik ağırlığı ve popülerliği ile öne çıkar

Çağdaş entelektüel tarihçiler

Cemal Kafadar

Osmanlı’yı mikro düzeyde, toplumsal ve kültürel bağlamda inceler

Ortaylı daha makro ve uygarlık bakış açısı; Kafadar daha alt kültür odaklı

 

Ortaylı merkez sağ/milliyetçi bir entelektüel geleneği temsil eder. Akademik olarak tarafsızdır ama tarih anlatısında devlet ve kültürel mirası olumlu çerçevede sunar. Popüler tarih ve kültürel değer vurgusu Türkiye’de geniş bir kamuoyu etkisi yaratmıştır. Bu nedenle Ortaylı’yı akademik üretimiyle klasik tarihçi, kamuoyu etkisiyle ideolojik yorumcu olarak görmek doğru olur.

Çizelge 9:

 

Akademik Etki ve Popüler Etki

Boyut

Akademik

Popüler / Siyasal

Etki alanı

Orta-düzey uluslararası atıf

Çok yüksek Türkiye kamuoyu

Biçem

Arşiv ve yönetim tarihi

Anlatıcı ve yorumlayıcı

İdeolojik renk

Çok az, merkez bakış açısı

Merkez sağ / milliyetçi vurgular belirgin

 

İlber Ortaylı, Türkiye’de tarih anlatımında merkez sağ/milliyetçi ve devlet odaklı entelektüel geleneğin en etkili temsilcilerinden biridir. Akademik üretimi tarafsız ve güçlü olmakla birlikte, popüler tarih ve kültürel yorum alanında ideolojik etkisi daha görünür.

Tarih Yöntembilimini Kullanma

İlber Ortaylı’nın tarih yöntembilimini kullanma biçimi Türkiye’deki tarih yazımı içinde ayrı bir yere sahiptir. Onu değerlendirmek için tarih yöntembiliminin temel unsurlarına bakmak gerekir: kaynak kullanımı, eleştirel çözümleme, kuramsal çerçeve ve tarihsel yorum. Ortaylı’nın güçlü yönlerinden biri çok dilli kaynak kullanımıdır. Çalışmalarında Osmanlı arşiv belgeleri, Rusça ve Almanca kaynaklar ve Avrupa diplomatik belgeleri kullanmıştır. Bu açıdan klasik Osmanlı tarihçiliğinin temsilcilerinden biri olan Halil İnalcık ile aynı geleneğin içinde görülür. Ancak Ortaylı’nın birçok eserinde ayrıntılı belge çözümlemesi yerine sentez ve yorum daha ağır basar. Tarih yöntembiliminde önemli bir unsur çözümleyici yapı kurmaktır: hipotez, kanıt, tartışma ve sonuç. Ortaylı’nın akademik çalışmalarında bu yapı bulunur. Fakat popüler eserlerinde çoğu zaman deneme ve anlatı biçemi ön plana çıkar. Bu nedenle bazı akademisyenler onun eserlerini akademik monografi ve entelektüel tarih anlatısı arasında bir yerde görür. Çağdaş tarih yazımında kuramsal yaklaşımlar önemlidir: toplumsal tarih, ekonomik tarih, mikro tarih ve kültürel tarih. Bu tür kuramsal yaklaşımlar özellikle şu tarihçilerde güçlüdür: Suraiya Faroqhi ve Cemal Kafadar. Ortaylı ise daha çok klasik tarih anlatımı ve kurum tarihi geleneğine yakındır. Yani kuramsal model kurmaktan çok tarihsel olayları yorumlayarak açıklama eğilimindedir. Ortaylı’nın yöntembilimsel katkısı özellikle kurum tarihi, bürokrasi tarihi ve yerel yönetim tarihi alanlarında önemlidir. Tanzimat Devrinde Osmanlı Yerel Yönetimleri çalışması bu açıdan yöntembilimsel bir örnektir.

Popüler Tarih ile Akademik Tarih Arasındaki Konumu:

Çizelge 10:

 

İrdeleme

Boyut

Ortaylı'nın yöntemi

Kaynak kullanımı

Güçlü

Belge eleştirisi

Orta

Kuramsal çerçeve

Sınırlı

Anlatı gücü

Çok güçlü

Akademik monografi

Sınırlı sayıda

 

İlber Ortaylı tarih yöntembilimini bilen ve kullanan bir akademisyendir. Ancak onun tarih yazımı güçlü bir anlatı ve sentez yeteneği içerir ve kuramsal tarihçilikten çok yorumlayıcı ve kurum tarihine dayalı bir yaklaşım sergiler. Türkiye’de bazı tarihçiler ve akademisyenler İlber Ortaylı hakkında Ortaylı’nın gücü yöntembilimsel tarih üretiminden çok “ansiklopedik tarih bilgisi” ve sentez yeteneğidir eleştirisini yaparlar. Bu ifade genellikle çok geniş tarih bilgisi, farklı ülkelerin tarihine egemenlik, çok sayıda dili kullanabilme ve hızlı bağlantı kurabilme özelliklerine işaret eder.  Ortaylı’nın gerçekten güçlü olduğu alanlardan biri budur. Osmanlı, Rusya, Avrupa ve Orta Asya tarihine aynı anda referans verebilmesi bu özelliğin göstergesidir. Çağdaş akademik tarihçilikte beklenen açık bir kuramsal çerçeve, belirli bir araştırma sorusu, yoğun arşiv çalışması ve yeni bir tarihsel model veya sav gibi özellikler vardır. Bu yaklaşım özellikle Halil İnalcık, Suraiya Faroqhi ve Cemal Kafadar gibi tarihçilerde daha belirgindir. Bu tarihçiler genellikle yeni tezler ve yöntembilimsel katkılar üretmişlerdir. Ortaylı’nın yaklaşımı daha çok tarihsel olayları yorumlayarak anlatmak, geniş tarih bilgisini sentezlemek, kurumların ve devlet yapısının gelişimini açıklamak ve tarihsel olayları güncel kültürel bağlamla ilişkilendirmek gibi özellikler taşır. Bu nedenle bazı akademisyenler onun biçemini “entelektüel tarih anlatıcılığı” olarak tanımlar. Ortaylı’nın Türkiye’de çok etkili olmasının nedeni yöntembilimsel tarih üretiminden çok güçlü anlatı, geniş kültürel referanslar, medyada görünürlük ve kamuoyuna hitap edebilme özellikleridir. Bu açıdan Ortaylı akademisyen ama aynı zamanda kamu entelektüeli tipine benzetilir. İlber Ortaylı tarih yöntembilimini bilen ve kullanan bir tarihçidir, ancak akademik yazındaki özgün katkısından çok geniş tarih bilgisi, yorum gücü ve kamuoyuna tarih anlatma becerisi ile öne çıkmıştır.

Genel Değerlendirme ve Sonuç

Bu çalışma, İlber Ortaylı’nın tarihçilik anlayışını akademik üretimi, tarih yöntembilimini kullanma biçimi ve kamu entelektüeli rolü çerçevesinde incelemeyi amaçlamıştır. Yapılan irdeleme Ortaylı’nın tarih yazımında iki farklı fakat birbirini tamamlayan kimliğe sahip olduğunu göstermektedir: akademik tarihçi ve popüler tarih anlatıcısı.

Akademik tarihçilik açısından bakıldığında Ortaylı’nın temel uzmanlık alanı Osmanlı yönetim tarihi, imparatorluk kurumları ve özellikle Tanzimat dönemi yönetsel dönüşümleridir. Osmanlı taşra yönetimi, vilayet sistemi ve merkez–taşra ilişkileri üzerine yaptığı çalışmalar Osmanlı bürokrasi tarihinin anlaşılmasına önemli katkılar sağlamıştır. Çok dilli kaynak kullanabilmesi ve Osmanlı tarihini Avrupa ve Rusya tarihi ile karşılaştırmalı biçimde ele alabilmesi onun akademik tarihçiliğinin güçlü yönleri arasında yer almaktadır. Özellikle Tanzimat reformlarının yerel yönetimler üzerindeki etkisini inceleyen çalışmaları Osmanlı çağdaşlaşması tartışmalarında önemli bir referans noktası olarak kabul edilmektedir.

Bununla birlikte Ortaylı’nın tarih yazımı yalnızca arşiv temelli klasik akademik tarihçilik ile sınırlı değildir. Onun tarih anlatısında geniş bir uygarlık bakış açısı ve imparatorluk tarihi yaklaşımı dikkat çekmektedir. Osmanlı İmparatorluğu’nu yalnızca siyasal olaylar üzerinden değil, kurumlar, bürokrasi kültürü, kent yaşamı ve çok kültürlü imparatorluk yapısı üzerinden yorumlaması Ortaylı’nın tarih anlayışının önemli özelliklerinden biridir. Bu yaklaşım, çağdaş historigrafide gelişen imparatorluk çalışmaları ve uygarlık tarihi perspektifleriyle belirli ölçüde örtüşmektedir.

Ortaylı’nın tarihçilik anlayışının ayırt edici özelliklerinden biri de güçlü anlatı yeteneği ve geniş tarihsel sentez kurabilme kapasitesidir. Bu özellik onu yalnızca akademik çevrelerde değil, geniş kamuoyunda da etkili bir tarih anlatıcısı durumuna getirmiştir. Televizyon programları, konferanslar ve popüler tarih kitapları aracılığıyla tarih bilgisini geniş toplum kesimlerine aktarması onun kamu entelektüeli kimliğini öne çıkarmıştır. Bu yönüyle Ortaylı, çağdaş tarih yazımında “kamu tarihçisi” olarak adlandırılan akademisyen tipine yaklaşmaktadır.

Bununla birlikte bazı akademik değerlendirmelerde Ortaylı’nın tarih yazımında kuramsal model oluşturma ve sistemli yöntem kullanımı açısından sınırlı kaldığı yönünde eleştiriler de bulunmaktadır. Özellikle toplumsal ve ekonomik tarih alanlarında geliştirilmiş çözümleyici modellerin Ortaylı’nın çalışmalarında daha az yer aldığı görülmektedir. Bu nedenle bazı tarihçiler onu klasik anlamda kuramsal tarihçi yerine güçlü bir tarih yorumcusu ve entelektüel tarih anlatıcısı olarak değerlendirmektedir.

Uluslararası akademik literatürde Osmanlı tarihçiliği alanında en çok atıf alan tarihçiler arasında Halil İnalcık, Suraiya Faroqhi ve Cemal Kafadar gibi isimler öne çıkmaktadır. Ortaylı ise uluslararası akademik atıf üretimi açısından bu isimlerin gerisinde kalmakla birlikte Türkiye’de tarih bilincinin oluşmasında ve Osmanlı tarihinin geniş kitleler tarafından anlaşılmasında önemli bir entelektüel rol oynamıştır.

Sonuç olarak İlber Ortaylı, Osmanlı yönetim tarihi konusunda yetkin bir akademisyen, geniş tarihsel bilgi birikimine sahip bir entelektüel ve Türkiye’de tarih anlatıcılığı alanında en etkili kamu tarihçilerinden biridir. Akademik üretimi ile popüler tarih anlatıcılığı arasındaki bu ikili konum, onun tarih yazımındaki özgün yerini belirlemektedir. Ortaylı’nın çalışmaları Osmanlı İmparatorluğu’nun bir ulus-devlet çerçevesi içinde değil, çok kültürlü bir imparatorluk uygarlığı olarak anlaşılması gerektiğini vurgulaması bakımından çağdaş tarih yazımı içinde önemli bir katkı olarak değerlendirilebilir.


 

Referanslar

 

Cemal Kafadar. (1995). Between two worlds: The construction of the Ottoman state. Berkeley: University of California Press.

Donald Quataert. (2005). The Ottoman Empire, 1700–1922 (2nd ed.). Cambridge: Cambridge University Press.

Erik Jan Zürcher. (2004). Turkey: A modern history (3rd ed.). London: I.B. Tauris.

Halil İnalcık. (1973). The Ottoman Empire: The classical age 1300–1600. London: Weidenfeld & Nicolson.

Halil İnalcık. (1994). An economic and social history of the Ottoman Empire, 1300–1914. Cambridge: Cambridge University Press.

İlber Ortaylı. (1974). Tanzimat’tan sonra mahallî idareler (1840–1878). Ankara: Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü Yayınları.

İlber Ortaylı. (2008). Türkiye teşkilat ve idare tarihi. Ankara: Cedit Neşriyat.

İlber Ortaylı. (2010). Osmanlı’yı yeniden keşfetmek. İstanbul: Timaş Yayınları.

İlber Ortaylı. (2014). İmparatorluğun en uzun yüzyılı. İstanbul: Timaş Yayınları.

Suraiya Faroqhi. (2004). The Ottoman Empire and the world around it. London: I.B. Tauris.

Suraiya Faroqhi. (2016). A cultural history of the Ottomans: The imperial elite and its artefacts. London: I.B. Tauris.



[1] Annales yöntembilimi, olay merkezli siyasal tarih yerine uzun dönemli toplumsal yapıları, ekonomik ilişkileri ve zihniyet dünyasını incelemeyi öne çıkaran ve Marc Bloch ile Lucien Febvre tarafından geliştirilen tarih yaklaşımıdır.

Hiç yorum yok: