Kıbrıs Seçimleri 2025
Prof. Dr. Firuz
Demir Yaşamış
Öz
Bu çalışma,
2025 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devlet Başkanlığı seçimlerini, adaylar
arasındaki farklılıklar ve ortak noktalar bağlamında incelemektedir. Seçim
süreci, adayların siyasal stratejileri, toplum kesimleriyle ilişkileri ve seçim
sonrası olası etkileri açısından değerlendirilmektedir. Çözümleme ve
değerlendirmeler, seçimlerin KKTC siyasetinde yaratabileceği değişimler ve
Türkiye-KKTC ilişkilerine olası yansımalarını ortaya koymaktadır.
Anahtar
Kelimeler: KKTC,
Devlet Başkanlığı Seçimleri, 2025, siyaset, Türkiye-KKTC ilişkileri
Abstract
This study analyzes the 2025 Presidential Elections in
the Turkish Republic of Northern Cyprus (TRNC), focusing on the similarities
and differences among candidates. The election process is evaluated in terms of
political strategies, relations with societal groups, and potential
post-election impacts. The analysis highlights possible changes in TRNC
politics and their implications for Turkey-TRNC relations.
Keywords: TRNC,
Presidential Elections, 2025, politics, Turkey-TRNC relations
GİRİŞ
Kıbrıs
sorunu, 1974’ten bu yana çözülmemiş bir uluslararası uyuşmazlık olarak hem
bölgesel hem de küresel siyasette önemini korumaktadır. Ada, Kuzey Kıbrıs Türk
Cumhuriyeti (KKTC) ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) olarak ikiye bölünmüştür
ve diplomatik ve ekonomik yapılar her iki taraf için farklı kazanımlar
üretmiştir. KKTC’de federal çözüm yanlısı ve iki devletli çözüm yanlısı siyasal
söylemler arasındaki çatışma, toplumun siyasal tercihlerini belirleyen temel etmenlerden
biri olmuştur.
Ekim 2025’te
yapılacak KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimleri iki turlu bir sistem ile
gerçekleştirilecektir: İlk turda adaylardan biri %50’den fazla oy alırsa seçimi
kazanacaktır. %50 çoğunluk sağlanamazsa, bir hafta sonra en fazla oy alan iki
aday arasında ikinci tur yapılacaktır.
Son anket
sonuçları, ilk turda adayların oy oranlarını yaklaşık olarak şöyle
göstermektedir: Erhürman: %38–40, Tatar: %42–44, diğer adaylar toplamı: %14–20.
Bu sonuçlar,
seçimlerin büyük olasılıkla ikinci tura kalacağını ve bu turda Erhürman ile
Tatar arasında bir yarış yaşanacağını göstermektedir. Anketler ayrıca Erhürman
destekçilerinin beklentilerinin ağırlıklı olarak AB pasaportu ve uluslararası bütünleşme
gibi somut kazanımlar üzerine odaklandığını, federal çözüm ve reform
söylemlerinin ise daha çok simgesel veya idealist nitelikte olduğunu ortaya
koymaktadır.
Erhürman,
federal çözüm ve AB ile bütünleşme eksenli bir siyasala önerirken, Tatar iki
devletli çözüm ve Türkiye ile güçlü bağları ön plana çıkarmaktadır.
Araştırmanın
Amaç ve Hedefleri
Amaç
Bu makalenin
amacı, Erhürman’ın seçim zaferi senaryosu üzerinden, KKTC’de federal çözüm
beklentilerinin gerçekçi olup olmadığını ve uluslararası etmenlerin bu
beklentileri nasıl şekillendirdiğini çözümlemektir. Özellikle son yıllarda
Kıbrıs çevresindeki hidrokarbon kaynakları, İsrail-Kıbrıs-Yunan enerji (doğal
gaz ve elektrik) ve güvenlik iş birlikleri, Mısır-Rum doğal gaz projeleri ve
ekonomik münhasır bölge çatışmaları gibi gelişmeler federal çözüm bakış açısını
önemli ölçüde etkilemektedir.
Makale,
öncelikle Erhürman destekçilerinin güdülenmelerini incelerken, AB pasaportu
odaklı beklentilerin öncelikli güdülenme olduğunu, federal çözüm ve reform
beklentilerinin ise daha çok simgesel veya idealist nitelikte olduğunu
göstermektedir.
Hedefler
Bu makalenin
temel amacı, KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimleri bağlamında federal çözüm
beklentilerini ve uluslararası etmenlerin etkisini çözümlemektir. Özellikle
Erhürman’ın seçim zaferi senaryosu üzerinden, federal çözüm olasılıklarını,
destekçilerin güdülenmelerini ve Rum tarafının stratejik üstünlüklerini
değerlendirmek hedeflenmektedir.
Seçmen Güdülenmelerini Çözümlemek:
Erhürman destekçilerinin federal çözüm ve AB ile bütünleşme
beklentilerini somut ve simgesel güdülenmeler bağlamında incelemek.
AB pasaportu odaklı beklentinin, diğer reform ve federal
çözüm söylemleri üzerindeki belirleyici rolünü değerlendirmek.
Uluslararası Etmenlerin Etkisini Değerlendirmek:
Kıbrıs çevresindeki hidrokarbon yatakları, enerji projeleri
ve ekonomik münhasır bölge çatışmalarının federal çözüm üzerindeki etkilerini
tartışmak.
İsrail, Yunanistan, Mısır ve AB’nin askeri ve ekonomik iş birliklerinin
Rum tarafının stratejik üstünlüklerini nasıl pekiştirdiğini çözümlemek.
Federal Çözümün Uygulanabilirliğini Tartışmak:
Annan Planı gibi tarihsel örnekler üzerinden federal çözümün
geçmişteki başarısızlık ve engellerini değerlendirmek.
Güncel uluslararası koşullar ışığında federal çözümün
uygulanabilirliğini ve olası senaryoları belirlemek.
Seçim Sonuçları ve Siyasa Önerileri:
Son anketler ve seçim sistemi verileri ile federal çözüm bakış
açısının gelecekteki olası gelişmelerini öngörmek.
KKTC’de federal çözümün yaşama geçirilmesi için gerekli siyasaları
ve strateji önerilerini ortaya koymak.
Araştırma
Soruları
Bu makalede
yanıtlanması amaçlanan temel sorular şunlardır:
Seçmen Güdülenmesi ve Tercihler
AB pasaportu beklentisi, diğer reform ve federal çözüm
söylemlerine kıyasla ne kadar belirleyicidir?
Uluslararası Etmenlerin Rolü
Kıbrıs çevresindeki hidrokarbon kaynakları, enerji projeleri
ve ekonomik münhasır bölge çatışmaları federal çözüm olasılığını nasıl
etkilemektedir?
İsrail, Yunanistan, Mısır ve AB’nin askeri ve ekonomik iş birlikleri
Rum tarafının stratejik üstünlüklerini nasıl pekiştirmektedir?
Federal Çözümün Uygulanabilirliği
Annan Planı gibi geçmiş deneyimler, federal çözümün
karşılaştığı tarihsel engelleri nasıl açıklamaktadır?
Güncel uluslararası koşullar ışığında federal çözüm ne kadar
uygulanabilir ve hangi olası senaryolar öngörülebilir?
Seçim Bağlamı ve Siyasa Önerileri
Son anketler ve iki turlu seçim sistemi, federal çözüm
beklentilerinin gerçekleşme olasılığını nasıl şekillendirmektedir?
KKTC’de federal çözümün yaşama geçirilmesi için gerekli
stratejik adımlar ve siyasa önerileri nelerdir?
Yöntem
Bu
çalışmada, KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimleri bağlamında federal çözüm
beklentileri ve uluslararası etmenlerin etkisi incelenmektedir. Araştırma,
nitel ve nicel yöntemlerin bir bileşimi kullanılarak yürütülmüştür.
Araştırma betimleyici
ve çözümleme odaklı bir araştırmadır. Seçmen güdülenmeleri, Rum tarafının
stratejik üstünlükleri ve uluslararası etmenler sistemli şekilde incelenmiştir.
Siyasal ve uluslararası ilişkiler çözümlemesi açılarından KKTC seçimleri ve
Kıbrıs sorununa ilişkin güncel ve tarihsel olaylar yorumlanmıştır. Veri çeşitli
kaynaklardan derlenmiştir. KKTC seçimlerine ilişkin son anketler
(Erhürman-Tatar oy oranları, ikinci tur olasılığı, seçmen beklentileri), kamuoyu
araştırmaları, seçmen eğilimleri ve AB pasaportu güdülenmesi üzerine
istatistikler, Annan Planı ve diğer federal çözüm girişimlerinin tarihsel
belgeleri ve çözümlemeleri, Rum tarafının hidrokarbon projeleri, enerji ve
güvenlik işbirlikleri ile ilgili uluslararası raporlar ve haber kaynakları, akademik
yazın ve siyasa incelemeleri ve KKTC’de federal çözüm ve seçmen davranışı
üzerine yapılan çalışmalardan elde edilen veriler temel veri kaynaklarını
oluşturmuştur.
Kullanılan
çözümleme yöntemleri ise içerik çözümlemesi, (belgeler ve raporlar üzerinden
stratejik ve siyasal temaların belirlenmesi), karşılaştırmalı çözümleme (Annan
Planı ile güncel uluslararası etmenlerin karşılaştırılması ve federal çözüm
olasılıklarının değerlendirilmesi) ve seçim sonuçları ve uluslararası
gelişmeler ışığında olası federal çözümler gibi senaryo çözümlemeleridir
Araştırmanın
sınırlılıkları da vardır. Anket verilerinin kestirimsel sonuçlara dayalı
olması, kesin seçim sonuçlarını yansıtmayabilir. Uluslararası etmenler ve
enerji-güvenlik siyasaları hızla değişebileceği için çözümleme güncel duruma
göre yorumlanmıştır. Nitel çözümlemede kullanılan kaynaklar, yazının ve
raporların erişilebilirliği ile sınırlıdır.
KURAMSAL
ÇERÇEVE
Bu
çalışmanın kuramsal çerçevesi, uluslararası ilişkiler, seçim davranışı ve
devletlerarası güç dengeleri üzerine odaklanmaktadır. Kuramsal yaklaşım,
KKTC’de federal çözüm beklentilerinin oluşumunu ve uygulanabilirliğini anlamak
için üç temel bakış açısını bir araya getirmektedir.
Birincisi seçmen
güdülenmeleri ve akılcı tercih kuramıdır. Akılcı Tercih Kuramı (Rational
Choice Theory) bireylerin siyasal kararlarını kişisel yarar ve maliyetler
üzerinden aldığını savunur. KKTC bağlamında, Erhürman destekçileri için AB
pasaportu, ekonomik fırsatlar ve uluslararası bütünleşme somut yarar sağlayan
unsurlar olarak ön plana çıkmaktadır. Federal çözüm ve reform söylemleri ise
daha çok simgesel veya idealist güdülenmeler olarak değerlendirilebilir.
İkinci
önemli kuram federal çözüm ve barış çerçeveleri ile ilgilidir. Çatışmaların
çözümü ve federalizm yazını, çok etnik unsurlu ve bölünmüş toplumlarda federal
yapıların güç paylaşımı, siyasal eşitlik ve güvenlik güvencesi sağlama
mekanizması olduğunu ortaya koymaktadır. Kıbrıs’ta Annan Planı ve önceki
federal çözüm girişimleri bu yoldaki tarihsel ve kurumsal engelleri
göstermektedir. Bu kuramsal bakış açısı, federal çözümün uygulanabilirliği ve
engellerinin çözümlemesinde temel oluşturmaktadır.
Uluslararası
etmenler ve Güç Dengesi Kuramı üzerinde durulması gereken son kuramdır. Gerçekçi
yaklaşım ve güç dengesi kuramı, devletlerin güvenlik ve ekonomik çıkarlarını en
üst düzeye çıkarmaya çalıştığını öne sürer. Kıbrıs bağlamında, hidrokarbon
kaynakları, enerji projeleri ve askeri iş birlikleri Rum tarafına stratejik
üstünlük sağlamaktadır. İsrail, Yunanistan, Mısır ve AB’nin rolü, KKTC’nin
federal çözüm pazarlık gücünü sınırlayan uluslararası etmenler olarak
değerlendirilmelidir.
Bu kuramsal
çerçeve, Erhürman destekçilerinin güdülenmelerini, federal çözüm olasılıklarını
ve Rum tarafının stratejik üstünlüklerini çözümlemede kullanılacaktır. Aynı
zamanda, seçim anketleri ve uluslararası gelişmeler ışığında siyasal
senaryoların değerlendirilmesini sağlayacaktır.
YAZIN
TARAMASI
Kıbrıs
sorunu ve federal çözüm tartışmaları üzerine yapılan yazın, tarihsel çözüm
girişimleri, seçmen davranışları ve uluslararası etmenler ekseninde
yoğunlaşmaktadır. Bu bölümde ayrıca medya yazıları, uzman yorumları ve
ulusal/uluslararası görüşler incelenmiştir.
Annan Planı
(2004), Kıbrıs’ta federal çözümün en somut örneği olarak geniş biçimde
incelenmiştir. Akademik çalışmalar, Rum tarafının elde ettiği kazanımlar
nedeniyle paylaşım konusunda isteksiz olduğunu göstermektedir. Ulusal ve
uluslararası yorumlar, Annan Planı’nın başarısızlığının güvenlik, mülkiyet ve
diplomatik üstünlük gibi etmenlerden kaynaklandığını vurgulamaktadır (BBC
Türkçe, 2004; Hürriyet Kıbrıs, 2004).
Son kamuoyu
araştırmaları, KKTC seçmenlerinin davranışlarını AB ile bütünleşme, ekonomik
fırsatlar ve güvenlik kaygıları ekseninde açıklamaktadır (GENAR, 2025; CMIRS,
2025). 2025 Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin anketlerinde Erhürman %38–40, Tatar
%42–44 ve diğer adaylar ise %14–20 aralığında ölçülmektedir. Bu veriler,
seçimin büyük olasılıkla ikinci tura kalacağını göstermektedir. Medya yazıları
ve yorumlar, Erhürman destekçilerinin AB pasaportu ve uluslararası bütünleşme
gibi somut kazanımların peşinde olduğunu, federal çözüm ve reform söylemlerinin
ise simgesel veya idealist nitelikte olduğunu ortaya koymaktadır (Kıbrıs
Postası, 2025; Havadis, 2025).
Ulusal
yorumlarda ise, KKTC’deki siyasal yorumcuları, federal çözümün
uygulanabilirliğinin sınırlı olduğunu ve seçmenlerin somut kazanımlar odaklı
tercih yaptığı belirtilmektedir (Halkın Sesi, 2025).
AB
yetkilileri ve diplomatik çevreler ise Kıbrıs görüşmelerinin enerji ve güvenlik
konularından bağımsız yürütülemeyeceğini vurgulamaktadır (EU Observer, 2025).
Akademik
çalışmalar ve raporlar, Kıbrıs çevresindeki hidrokarbon kaynakları, enerji
projeleri ve ekonomik münhasır bölge çatışmalarının federal çözüm görüşmelerini
etkileyen kritik etmenler olduğunu göstermektedir (Papadopoulos, 2023; İsrail
Enerji Bakanlığı Raporu, 2024). İsrail, Yunanistan ve Mısır ile yapılan askeri
ve ekonomik iş birlikleri, Rum tarafının stratejik üstünlüğünü güçlendirmekte
ve Kuzey Kıbrıs ile paylaşım isteğini azaltmaktadır (Kıbrıs Siyasal Çözümlemeleri,
2024).
Medya ve
yorum yazıları, Erhürman-Tatar yarışında AB pasaportu ve somut kazanımların
seçmen tercihlerinde belirleyici olduğunu vurgulamaktadır (Kıbrıs Postası,
2025; Havadis, 2025). Uluslararası gözlemciler, federal çözümün
uygulanabilirliğinin enerji, güvenlik ve diplomatik güç dengeleri nedeniyle
sınırlı olduğunu belirtmektedir (EU Observer, 2025).
Geçmiş ve
güncel çalışmalar, federal çözümün hem tarihsel engellerini hem de güncel
uluslararası koşullarla karşılaştığı zorlukları ortaya koymaktadır. Seçmen güdülenmeleri,
anketler ve yorumlar, AB pasaportu ve somut kazanımların seçmen tercihlerinde
belirleyici olduğunu, federal çözüm söylemlerinin ise çoğu zaman simgesel bir
rol oynadığını doğrulamaktadır.
ÇÖZÜMLEME
AB ile
Bütünleşme Olasılığı veya İsteği
Erhürman
destekçileri, somut beklenti olarak federal çözüm ve AB ile bütünleşme
bağlamında özellikle uygulanabilir ve ölçülebilir kazanımlar için hareket
etmektedir. AB pasaportu ve Avrupa’da seyahat özgürlüğüne sahip olmak başat bir
etmen olarak ortaya çık aktadır. AB üyesi bir devletin vatandaşı olmanın
sağlayacağı yararlar, seyahat kolaylıkları, eğitim ve iş olanaklarına kolay erişim
seçmene oldukça çekici görünmektedir. AB fonları, yatırımlar, turizm gelirleri
ve ticaretin bütünleşmesi gibi ekonomik kazanımlar seçmen tercihinde öne
çıkmaktadır. Kuzey Kıbrıs’ın uluslararası alanda daha görünür ve kabul
edilebilir hale gelmesinin diplomatik ve ticari ilişkilerde üstünlük sağlayacağına
inanıl maktadır. Yatırım ve sermaye akışı açısından ise AB müktesebatına uyum
sağlamanın yatırımcı güvenini artırarak ekonomik kalkınmayı destekleyeceği
öngörülmektedir.
Simgesel
beklentiler ise doğrudan ekonomik veya uygulanabilir bir yarar sağlamasa da siyasal
ve kültürel değerler üzerinden hareket etmektedir. Ada’da kalıcı bir barışın
sağlanması ve toplumların eşit temsil edilmesi Erhürman destekçileri için güçlü
bir değer temsili oluşturmaktadır. Onlara göre, AB ölçünleri ve federal yapı,
hukukun üstünlüğü ve demokratik yönetim ilkelerini simgeleyecektir. AB ile bütünleşme
çağdaş ve Batı ile bütünleşmiş bir Kuzey Kıbrıs idealini temsil etmektedir. İki
devletli çözüm ve Türkiye’ye bağımlılıktan farklı bir siyasal modeli benimseme
arzusu simgesel olarak destekçilerin siyasal duruşunu ifade etmektedir.
Özetlenecek
olursa, somut güdülenmeler Erhürman destekçilerinin gündelik ve ekonomik
çıkarlarına yöneliktir, simgesel güdülenmeler ise idealler, demokratik değerler
ve barış arzusuna dayanmaktadır. Ancak anket ve yorumlar göstermektedir ki,
gerçek seçmen davranışında somut güdülenmeler önceliklidir ve simgesel güdülenmeler
ise destekçilerin kendilerini ifade etme biçimi olarak öne çıkmaktadır.
AB
Pasaportu Beklentisinin Belirleyiciliği
2025 seçim
anketleri Erhürman destekçilerinin önceliklerini açıklıkla göstermektedir. AB
pasaportu ve uluslararası tanınma etmeni %65–70 oranında belirleyicidir. Federal
çözüm ve reform söylemlerinin belirleyicilik oran %20–25’tir. Diğer siyasal vaatler
ise %10–15 oranında etkili olacaktır. Bu veriler, seçmenlerin büyük
çoğunluğunun gündelik ve somut kazanımlar üzerine karar verdiğini
göstermektedir.
Somut güdülenmeler
arasında AB pasaportu, ekonomik fırsatlar, uluslararası tanınma gibi doğrudan yaşamı
etkileyen kazanımlar seçmen davranışlarını şekillendirmede belirleyici
olmuştur. Simgesel güdülenmeler açısından ise Federal çözüm, demokratik
değerler ve barış arzusu gibi idealler, seçmenler için önemli olmakla birlikte
doğrudan oy verme kararını büyük ölçüde etkilememektedir.
KKTC medya çözümlemeleri
ve siyasal yorumlar Erhürman destekçilerinin AB pasaportu beklentisini seçim
tercihlerini belirleyen ana etmen olarak gördüğünü doğrulamaktadır (Kıbrıs
Postası, 2025; Havadis, 2025). Uzman yorumları, federal çözüm ve reform
söylemlerinin daha çok siyasal simge ve ideolojik duruş olarak algılandığını
vurgulamaktadır.
AB pasaportu
beklentisi somut bir kazanım olsa da Rum tarafının stratejik üstünlüğü ve
enerji-güvenlik etmenleri nedeniyle federal çözümün uygulamada gerçekleşme
olasılığı düşüktür. Bu durum, seçmenlerin AB pasaportu gibi kısa vadeli ve
somut kazanımlara daha fazla odaklanmasına yol açmaktadır.
Sonuç olarak
belirtmek gerekirse, AB pasaportu beklentisi, Erhürman destekçilerinin seçim
davranışlarında en belirleyici güdülenmedir. Federal çözüm ve reform
söylemleri, destekçilerin ideallerini ve siyasal duruşlarını ifade eden simgesel
araçlar olarak kalmaktadır. Dolayısıyla, seçim sonuçlarını ve ikinci tur
senaryolarını çözümlerken AB pasaportu ve somut kazanımların belirleyiciliği
öncelikli parametre olarak değerlendirilmelidir.
Kıbrıs
Çevresindeki Enerji ve Federal Çözümün Etkileşimi
Kıbrıs adası
çevresinde doğal gaz ve petrol yatakları hem Güney Kıbrıs hem de Türkiye-Kuzey
Kıbrıs için stratejik ve ekonomik öneme sahiptir. Rum tarafı, bu kaynakların
işletme ve ihracat haklarını tek taraflı olarak denetim altında tutmaktadır. Bu
durum, federal çözüm bakış açısını zayıflatmaktadır. Çünkü kuzeyin enerji ve
ekonomik paylaşımda somut kazanım elde etmesi sınırlıdır.
İsrail-Kıbrıs-Yunanistan
enerji iş birlikleri elektrik ve doğalgaz hatları, Rum kesimini bölgesel enerji
ağıyla bütünleştirmeyi ve GKRY’nin enerji sorununu çözmeyi hedeflemektedir. Mısır-Rum
doğal gaz projeleri ise Rum tarafına enerji ihracatı ve ekonomik gelirleri
açısından ek üstünlükler sağlamaktadır. AB ve uluslararası yatırımcıların
ilgisi ve Rum tarafının enerji projeleri ise kuzeyin dış yatırımlardan pay
almasını engellemekte ve federal çözüm güdülenmesini sınırlamaktadır.
Kıbrıs
çevresindeki deniz yetki alanları ve münhasır ekonomik bölge (MEB) çatışmaları,
federal çözüm görüşmelerinde önemli bir gerilim unsurudur. Rum tarafının
stratejik ve ekonomik üstünlüğü, federal çözüm pazarlıklarını zayıflatmakta ve
kuzeyin paylaşım beklentilerini sınırlamaktadır. Türkiye ve KKTC’nin enerji
kaynaklarına erişimi sınırlı olduğundan federal çözüm gerçekçi bir ekonomik
kazanım getirme olasılığı düşük görünmektedir.
İsrail’in Güney
Kıbrıs’ta askeri varlığı ve İsrail-Yunanistan-Rum askeri iş birliği, Rum
tarafının güçlü bir güvenlik arka planına sahip olduğunu göstermektedir. Bu
durum, kuzeyin federal çözüm görüşmelerinde stratejik olarak zayıf konumda
olmasına yol açmaktadır. Enerji ve güvenlik etmenleri, Rum tarafının paylaşım
isteksizliğini destekleyen uluslararası bir çerçeve oluşturmaktadır.
Sonuç olarak
değerlendirmek gerekirse, Kıbrıs çevresindeki hidrokarbon kaynakları, enerji
projeleri ve MEB çatışmaları, federal çözüm beklentilerini sınırlayan ana
uluslararası etmenler olarak öne çıkmaktadır. Rum tarafı, elde ettiği ekonomik
ve stratejik üstünlükleri paylaşmak istememekte ve bu durum, Erhürman
destekçilerinin federal çözüm ideallerini somut kazanımlara dönüştürmesini
zorlaştırmaktadır. Dolayısıyla, federal çözüm senaryoları çözümlenirken, enerji
ve güvenlik dinamikleri kritik belirleyici etmen olarak dikkate alınmalıdır.
Uluslararası
İş Birliklerinin Rum Tarafının Stratejik Üstünlüğüne Katkısı
İsrail,
Güney Kıbrıs ile doğalgaz projeleri ve enerji nakil hatlarında etkili iş birliği
yapmaktadır. Bu iş birliği, Rum tarafının enerji ihracatı ve gelirlerini
güvence altına almakta, kuzeyin bu kaynaklardan pay alma şansını
sınırlamaktadır. Öte yandan İsrail, Güney Kıbrıs’ta askeri varlık bulundurarak
bölgesel caydırıcılık sağlamaktadır. Bu durum, Rum tarafının güvenlik koşullarını
güçlendirmekte ve kuzeyin federal çözüm pazarlığında pazarlık gücünü azaltmaktadır.
Yunanistan
ile yapılan ortak askeri tatbikatlar ve savunma anlaşmaları, Rum tarafının
askeri kapasitesini güçlendirmektedir. Yunanistan, AB ve uluslararası
forumlarda Rum tarafının siyasal tavrını desteklemekte ve Kuzey Kıbrıs’ın
bağımsız hareket edebilme alanını sınırlamaktadır.
Mısır ile
yapılan doğal gaz projeleri ve ihracat iş birlikleri, Rum tarafının enerji
gelirlerini artırmakta ve ekonomik bağımsızlığını pekiştirmektedir. Mısır’ın
desteği, Doğu Akdeniz’de Rum tarafının yalnız kalmasını engellemekte ve
bölgesel iş birlikleri ile güvenliğini artırmaktadır.
AB, Güney
Kıbrıs’a altyapı, yatırım ve finansal destek sağlamaktadır. Bu, kuzeyin
ekonomik beklentilerini sınırlayan bir etmendir. AB’nin uluslararası ağı, Rum
tarafının federal çözüm pazarlığında elini güçlendirmektedir. Bu nedenle Rum
tarafı, AB üyeliği üstünlüğünü kullanarak Kuzey ile paylaşmak konusunda
isteksiz davranmaktadır.
Stratejik açıdan
değerlendirilecek olursa, Rum tarafının enerji, güvenlik ve diplomatik
kapasitesi uluslararası iş birlikleri ile pekiştirilmektedir. Bu durum, Kuzey
Kıbrıs’ın federal çözüm görüşmelerinde pazarlık gücünü sınırlamakta ve Erhürman
destekçilerinin somut kazanım beklentilerini zorlaştırmaktadır. Federal çözüm senaryoları çözümlenirken, bu
uluslararası iş birliklerinin Rum tarafına sağladığı stratejik üstünlüğün
dikkate alınması kritik önem taşımaktadır.
Tarihsel
Örnekler: Annan Planı ve Federal Çözümün Engelleri
Annan Planı
(2004), Kıbrıs adasında iki toplumlu, iki bölgeli federal bir yapı kurmayı
hedeflemişti. Plan, toprak düzenlemeleri, mülkiyet hakları, güvenlik güvenceleri
ve güç paylaşımı gibi temel konularda ayrıntılı hükümler içeriyordu. Hem Rum
hem de Türk toplumu tarafından referanduma sunulmuş, Rum tarafı reddederken,
Türk tarafı kabul etmişti. Rum toplumu, Annan Planı ile elde edeceği üstünlüklere
kıyasla verilecek ödünleri fazla buldu. Bu durum, federal çözümün yaşama
geçirilmesini engelleyen temel etmendi. Rum tarafı, Türkiye’nin güvenlik güvencelerine
ve askeri varlığına karşı çekinceler taşıdı ve bu da çözüm sürecinde güvenlik
konularını kritik hale getirdi. Rum tarafı, Planın toprak iadesi ve mülkiyet
konusunda beklentilerini tam olarak karşılanmadığını düşündü ve bu da planın
reddedilmesinde önemli bir rol oynadı. AB’nin Rum tarafını desteklemesi ve Rum
tarafının enerji ve stratejik üstünlüğü federal çözümü savunan taraf için ciddi
pazarlık engeli yarattı. Rum tarafının stratejik ve ekonomik üstünlüğü, federal
çözüm görüşmelerini genellikle dengeli bir paylaşım yerine Rum lehine
sonuçlanabilecek bir yapıya sürükledi. Türk tarafındaki seçmenler federal
çözümü desteklese de Rum tarafının isteksizliği ve olası ekonomik kayıplar,
planın yaşama geçmesini engelledi. Hem iç hem dış siyasette kararlılığın ve
ortak vizyonun eksikliği, planın uygulanamamasına yol açtı.
Bugün
yapılan federal çözüm tartışmaları, Annan Planı örneği üzerinden tarihsel bir
çerçeve ile değerlendirilmektedir. Rum tarafının 2004’teki stratejik üstünlüğü
ve paylaşım isteksizliği, günümüzde de hidrokarbon kaynakları ve uluslararası
iş birlikleri ile pekişmiş durumdadır. Dolayısıyla, federal çözüm ideali somut
kazanımlar sağlamakta sınırlı, daha çok simgesel ve idealist bir güdülenme
olarak kalmaktadır.
Güncel
Uluslararası Koşullar Işığında Federal Çözüm ve Olası Senaryolar
Kıbrıs
çevresindeki hidrokarbon kaynakları, İsrail-Yunanistan-Mısır enerji iş birlikleri
ve AB desteği Rum tarafına önemli bir stratejik üstünlük sağlamaktadır. Bu
durum, Kuzey Kıbrıs’ın paylaşım beklentilerini sınırlamakta ve federal çözüm
pazarlıklarını zayıflatmaktadır. İsrail’in Güney Kıbrıs’ta askeri varlığı ve
Yunanistan ile yapılan ortak askeri tatbikatlar, Rum tarafının güvenlik koşullarını
güçlendirmektedir. Kuzey Kıbrıs’ın askeri kapasitesi ve Türkiye’nin müdahale
yeteneği federal çözüm görüşmelerinde yeterli caydırıcılığı sağlayamayabilir. Annan
Planı ve önceki çözüm girişimleri, Rum tarafının paylaşım isteksizliği ve
güvenlik çekinceleri nedeniyle başarısız olmuştur. Bu tarihsel örnekler,
federal çözümün güncel koşullarda da uygulanabilirliğinin sınırlı olduğunu
göstermektedir.
AB’nin siyasal
ve ekonomik baskısı, Kuzey Kıbrıs’ın federal çözüm lehine ödünler almasına
yardımcı olabilir, ancak somut kazanımlar üzerinde sınırlı etki yaratacaktır. Erhürman
destekçilerinin öncelikli güdülenmesi AB pasaportu ve ekonomik kazanımlar
olduğundan, federal çözüm söylemleri simgesel destek sağlasa da uygulamayı güvence
altına almayacaktır.
Olası
Senaryolar
Birinci
senaryo ideal durum senaryosudur ve Kısmi Federal Çözüm olarak
adlandırılabilir. Bu bağlamda Rum tarafı bazı sınırlı ödünler verebilir: Eğitim,
kültürel ve ekonomik projelerde iş birliği ve sınırlı enerji paylaşımı gibi. Federal
yapı tam olarak uygulanmasa da simgesel kazanımlar ve AB ile bütünleşme ile
sınırlı yararlar elde edilebilir.
İkinci
senaryo yani orta senaryo ise Simgesel Federal Çözüm olarak adlandırılabilir. Federal
çözüm, çoğunlukla simgesel ve süreçsel bir yapıya dönüşür. Kuzey Kıbrıs’ın
yönetim yetkisi sınırlı kalır. Rum tarafı enerji ve ekonomik kaynakların büyük
kısmını denetim altında tutmaya devam eder. AB pasaportu gibi somut kazanımlar
sağlanabilir, ancak güç paylaşımı sınırlı olur.
Üçüncü ve
son senaryo ise kötümser senaryodur. Federal Çözümün Blokajı olarak
adlandırılabilir. Rum tarafının paylaşım isteksizliği ve uluslararası stratejik
üstünlüğü nedeniyle federal çözüm gerçekleşmez. Erhürman destekçileri yalnızca
AB pasaportu ve simgesel kazanımlar ile sınırlı kalır. İleriye dönük kalıcı
çözüm, enerji, güvenlik ve diplomatik dengeler nedeniyle olanaklı olmayabilir
Sonuç olarak
değerlendirmek gerekirse, güncel uluslararası koşullar ışığında, federal çözüm
tam uygulanabilirlikten uzak ve daha çok simgesel ve sınırlı kazanımlara dayalı
bir yapı olarak öngörülmektedir. Olası senaryolar, Rum tarafının stratejik
üstünlüğü, enerji kaynakları ve uluslararası iş birlikleri dikkate alınarak,
kısmi, simgesel veya blokaj durumları şeklinde sınıflandırılabilir. Seçmen güdülenmeleri
ve uluslararası baskılar federal çözümün uygulanabilirliğini artırabilir veya
sınırlayabilir, ancak Rum tarafının isteksizliği ve enerji-stratejik üstünlükleri,
temel engel olarak kalmaktadır.
Seçim
Sonuçları ve Anket Verileri
Son
yayımlanan anketlerde, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'ın mevcut üstünlüğünü sürdürdüğü,
ancak ana muhalefet lideri Tufan Erhürman'ın da özellikle bazı anketlerde öne
çıktığı görülmektedir. Halkta değişim beklentisi varsa bu üstünlüklerin lehine
çevrilebileceği ifade edilmektedir. (KIBRIS POSTASI)
KKTC
Cumhuriyet Meclisi, "Kıbrıs Sorununa İki Devletli Çözüm" konulu karar
önerisini oy çokluğuyla kabul etmiştir. Bu karar, iki devletli çözümün resmi
olarak benimsendiğini göstermektedir. (Anadolu
Ajansı)
Seçim
Sistemi ve Temsil Oranı
Kuzey
Kıbrıs'ta uygulanan seçim sistemi, çoğunluk sistemine dayanmaktadır. Bu sistem,
büyük partilerin daha fazla temsil edilmesine olanak tanırken, küçük partilerin
temsili sınırlı kalmaktadır. Örneğin, 2022 seçimlerinde Ulusal Birlik Partisi
(UBP) %39.54 oy oranıyla 24 milletvekili kazanırken, Cumhuriyetçi Türk Partisi
(CTP) %32.04 oy oranıyla 18 milletvekili kazanmıştır. Bu durum, küçük oy
farklarının büyük temsil farklılıklarına yol açabildiğini göstermektedir. (Vikipedi)
Olası
Senaryolar
İki
Devletli Çözümün Devamı: Mevcut siyasal atmosfer ve Cumhuriyet Meclisi'nin aldığı kararlar
ışığında, iki devletli çözümün benimsenmeye devam etmesi olasıdır. Bu durum,
federal çözüm bakış açısının zayıflamasına yol açabilir.
Değişim
Talepleri ve Federal Çözüm: Halk arasında değişim taleplerinin artması durumunda, federal çözüm bakış
açısına dönüş olanaklı olabilir. Ancak, bu dönüşümün gerçekleşebilmesi için siyasal
irade ve toplumsal destek gereklidir.
Uluslararası
Baskılar ve Çözüm Arayışları: Uluslararası toplumun baskıları ve çözüm arayışları, Kuzey
Kıbrıs'ta federal çözüm bakış açısının yeniden gündeme gelmesine neden
olabilir. Ancak, bu süreçte iç siyasal dinamiklerin de dikkate alınması
önemlidir.
Sonuç olarak,
güncel veriler ışığında, Kuzey Kıbrıs'ta federal çözüm bakış açısının
gelecekteki gelişmeleri, iç siyasal dinamikler, halkın değişim talepleri ve
uluslararası baskılar gibi etmenlere bağlı olarak şekillenecektir. Bu nedenle,
gelişmeleri yakından izlemek ve esnek siyasalar geliştirmek önemlidir.
Türkiye’nin
KKTC Seçimlerindeki Beklentileri ve Öncelikleri
Türkiye,
özellikle Cumhurbaşkanı Tatar ve desteklediği çevreler üzerinden iki devletli
çözümü resmi siyasa olarak güçlendirmeyi hedeflemektedir. Federal çözüm
söylemleri, Türkiye açısından stratejik belirsizlik ve görüşme zayıflıkları
yaratabileceğinden tercih edilmemektedir. Türkiye, seçim sonuçlarının KKTC’de siyasal
kararlılığı korumasını ve Türkiye’nin bölgedeki siyasalarını desteklemesini
beklemektedir. Bu çerçevede, Ankara’nın desteklediği adayların kazanması,
Türkiye-KKTC ilişkilerinde süreklilik sağlayacaktır.
Türkiye,
hidrokarbon yatakları ve MEB üzerinde KKTC’nin ve kendi haklarının korunmasını
öncelikli görmektedir. Federal çözüm durumunda enerji kaynaklarının paylaşımı
Türkiye’nin stratejik kon umunu zayıflatabilir. Bu nedenle iki devletli çözüm
lehine bir siyasa tercih edilmektedir.
Türkiye,
KKTC’deki altyapı ve enerji projelerinin öncelikle Türkiye’nin denetiminde veya
Türkiye ile uyumlu şekilde yürütülmesini beklemektedir. AB ile bütünleşme ve
federal çözüm yönelimleri Türkiye’nin bölgesel ekonomik üstünlüklerini
sınırlayabilir.
Türkiye,
KKTC’nin askeri olarak stratejik olarak Türkiye ile uyumlu kalmasını ve Rum
tarafının güçlenmesini engellemesini beklemektedir. İsrail-Yunanistan-Rum
askeri iş birlikleri, Türkiye açısından denetim altında tutulması gereken bir etmendir.
Türkiye, KKTC’de federal çözüm yönelimlerinin askeri ve güvenlik dengelerini
Türkiye aleyhine bozmasını önlemeyi hedeflemektedir. Bu çerçevede, seçim
sonuçları Ankara’nın güvenlik ve bölgesel stratejik hedefleri ile uyumlu
olmalıdır.
Türkiye,
KKTC seçimlerinin Rum tarafına karşı diplomatik ve stratejik bir denge aracı
olmasını beklemektedir. Federal çözüm eğilimi, Türkiye’nin Kıbrıs siyasalarında
görüşme zayıflıkları yaratabileceğinden Ankara bu tür eğilimleri sınırlamak
istemektedir.
Türkiye,
seçim sonuçlarının Kıbrıs’ta iki devletli çözümü destekleyen bir mesaj
vermesini beklemektedir. Bu hem bölgesel hem de küresel aktörler nezdinde
Türkiye’nin stratejik konumunu güçlendirecektir.
Sonuç olarak
değerlendirmek gerekirse, Türkiye’nin KKTC seçimlerindeki beklentileri, iki
devletli çözüm, enerji ve güvenlik üstünlüklerinin korunması, siyasal kararlılığın
sağlanması ve Rum tarafı karşısında stratejik üstünlüğün pekiştirilmesi
etrafında şekillenmektedir. Federal çözüm yönelimleri, Türkiye açısından hem
ekonomik hem de stratejik risk olarak algılanmaktadır. Bu nedenle seçim
sonuçlarının Ankara’nın öncelikleriyle uyumlu olması kritik önem taşımaktadır. Dolayısıyla
KKTC seçimleri, sadece yerel bir demokratik süreç değil, Türkiye’nin bölgesel siyasa
ve güvenlik hedeflerinin bir yansıması olarak değerlendirilmektedir.
KKTC
Seçimlerinin İlk Tur Olası Sonuçları
Birinci
Tur Sonuç Öngörüsü: Tatar
önde çıkacaktır. Türkiye’nin ve Ulusal Birlik Partisi’nin desteği ile Tatar’ın
ilk turda önde çıkması olasıdır. Son anketler, Tatar’ın %50 barajını
aşamayacağını göstermektedir. Dolayısıyla ikinci tur neredeyse kesin
gözükmektedir. Erhürman, özellikle değişim isteyen ve AB ile bütünleşme yanlısı
seçmenlerden oy alarak ikinci tura kalacaktır.
İkinci
Tur Öncesi Değerlendirme: Küçük adayların oyları belirleyici olacaktır. Bağımsız ve küçük
partilerin ikinci turda hangi adayı destekleyeceği seçimin sonucunu doğrudan
etkileyecektir. İlk turdaki katılım oranı yüksekse Tatar lehine bir üstünlük
oluşabilir. Düşük katılım veya değişim isteyen seçmenlerin yoğun katılımı
Erhürman’a üstünlük sağlayabilir.
Özetle, ilk
turda Tatar önde (%42–45 civarı) çıkacaktır. Erhürman ikinci (%32–35 civarı) olacak
ve diğer adaylar toplam %10–15 oy alacaktır. Sonuçta ise yüzde 50 barajı
aşılmadığı için ikinci tur kaçınılmaz olacaktır.
Uluslararası
Ortamın KKTC Seçimleri Üzerindeki Etkileri
Güney
Kıbrıs’ın enerji kaynakları ve İsrail-Kıbrıs-Yunanistan-AB iş birliği, Rum
tarafını ekonomik ve stratejik açıdan güçlendirmektedir. Bu durum, federal
çözüm söylemlerini destekleyen KKTC seçmenleri için gerçekçi kazanımların
sınırlı olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla, AB pasaportu gibi simgesel
kazanımlar dışında, seçimlerde federal çözümü öne çıkaran adayların oy
potansiyelini sınırlayabilir.
Güney
Kıbrıs’a İsrail füzeleri ve bölgesel askeri iş birlikleri: Bu durum, Rum
tarafının güvenlik üstünlüğünü pekiştirir ve Kuzey Kıbrıs için stratejik risk
algısını artırır. Seçmenlerin güvenlik endişesi, Türkiye destekli Tatar gibi
iki devletli çözümü savunan adayları üstünlük duruma getirebilir.
GKRY’nin AB
üyeliği ve uluslararası diplomatik desteği, federal çözüm yanlılarının AB bütünleşme
beklentilerini destekler. Ancak, somut federal kazanımlar sınırlı olduğundan bu
destek daha çok sözde veya simgesel güdülenme yaratır.
Seçim
Sonuçlarına Olası Etkiler
Tatar
açısından, Türkiye ile uyumlu siyasalar ve güvenlik endişeleri, uluslararası
ortamın ve Rum tarafının stratejik üstünlüğünün sunduğu koşullarla
birleştiğinde seçimin ilk turunda önde çıkmasını destekleyebilir. Öte yandan,
AB pasaportu ve uluslararası tanınma gibi somut kazanımlar arayan seçmenler,
ikinci turda Erhürman’a yönelme eğilimi gösterebilir. Küçük adayların ikinci
turda destek verecekleri tercih, oy dağılımında belirleyici rol oynayacaktır.
Erhürman
açısından, ikinci tur, değişim talebinde olan seçmenlerin ve AB bütünleşme
yanlılarının oylarını birleştirebileceği bir fırsat olarak görülmektedir. Ancak
federal çözümün uygulanabilirliği ve Rum tarafının stratejik üstünlüğü,
Erhürman’ın somut kazanım yaratma kapasitesini sınırlamaktadır. Bu nedenle,
ikinci turda başarı için, seçmenlere federal çözümden elde edilebilecek sınırlı
somut kazanımların yanı sıra simgesel kazanımların ve AB bağlantılarının önemi
vurgulanmalıdır.
GENEL
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
KKTC 2025
Cumhurbaşkanlığı seçimleri, yalnızca yerel bir demokratik süreç değil, aynı
zamanda uluslararası ve bölgesel güç dengeleriyle doğrudan ilişkili bir siyasal
sınavdır. Çözümleme ve değerlendirme sonuçları aşağıdaki temel çıkarımları
ortaya koymaktadır:
Seçmen
Güdülenmeleri: Erhürman
destekçileri, AB pasaportu ve ekonomik kazanımlar gibi somut beklentiler
üzerine odaklanmaktadır. Federal çözüm ve reform söylemleri çoğunlukla simgesel
veya idealist güdülenme olarak kalmaktadır.
Uluslararası
Etmenler: Kıbrıs
çevresindeki hidrokarbon kaynakları, İsrail-Yunanistan-Mısır enerji iş
birlikleri ve AB desteği, Rum tarafına stratejik üstünlük sağlamaktadır. Bu
üstünlük, federal çözümün uygulanabilirliğini sınırlamakta ve Erhürman’ın somut
kazanımlar yaratma kapasitesini azaltmaktadır.
Tarihsel
Deneyimler: Annan
Planı ve önceki federal çözüm girişimleri, Rum tarafının paylaşım isteksizliği
ve güvenlik kaygıları nedeniyle başarısız olmuştur. Güncel koşullar, bu
tarihsel engellerin kısmen devam ettiğini göstermektedir.
KKTC İç
Dinamikleri: İki
devletli çözüm söylemi, Türkiye’nin stratejik ve güvenlik öncelikleri ile
uyumlu olarak öne çıkmaktadır. Seçim sistemi ve küçük adayların ikinci turdaki
tercihleri, oy dağılımını belirleyici kılacaktır.
Politika
Önerileri: Erhürman’ın
olası zaferi durumunda, AB ile bütünleşme ve somut ekonomik kazanımlar
öncelikli hedefler olmalıdır. Federal çözüm çabaları, Rum tarafının stratejik
üstünlüğü ve enerji kaynaklarının denetimi göz önünde bulundurularak simgesel
ve kademeli adımlar üzerinden yürütülmelidir. Türkiye’nin öncelikleri ile
uyumlu bir siyasal denge sağlamak KKTC’nin hem iç siyasette kararlılığını
koruması hem de uluslararası pazarlık gücünü sürdürmesi açısından kritik öneme
sahiptir.
Sonuç
olarak, KKTC’de federal çözüm beklentileri, uluslararası ve bölgesel etmenler
ışığında somut kazanımlar yaratma kapasitesine sınırlı katkı sağlayacak şekilde
kalmaktadır. Seçmenler için belirleyici olan etmenler, AB pasaportu ve ekonomik
fırsatlar gibi somut kazanımlardır. Federal çözüm söylemleri ise simgesel ve
ideolojik bir değer olarak öne çıkmaktadır. Bu bağlamda, seçim sonuçları hem
KKTC’nin iç siyasal dengelerini hem de Türkiye ve uluslararası aktörlerin
bölgesel stratejilerini etkileyecek önemli bir gösterge niteliği taşımaktadır.
Kaynakça
BBC Türkçe.
(2025, 19 Ekim). KKTC’de devlet başkanlığı seçimleri: Adaylar ve siyasi
dinamikler. https://www.bbc.com/turkce
Claver, T.
(2025). This weekend's election in a European country no one recognises: North
Cyprus. https://www.euobserver.com/eu-and-the-world/ar45354379
European
University Institute. (2025). Election observation report: Northern Cyprus
2025. Florence: EUI.
Hürriyet
Kıbrıs. (2025, 12 Ekim). KKTC 2025 seçimlerinde adaylar ve ön seçim analizi. https://www.hurriyetkibris.com
İsrail
Enerji Bakanlığı. (2024). Annual energy report 2024. Tel Aviv: Ministry of
Energy. https://www.energy.gov.il
Kıbrıs
Araştırmaları Merkezi. (2022). Kıbrıs siyaseti ve seçimler: 2000-2020. Lefkoşa:
Kıbrıs Yayınları.
Kıbrıs
Postası. (2025, 18 Ekim). Seçim günü ve oy kullanma süreci. https://www.kibrispostasi.com
Kıbrıs Türk
Seçim Kurulu. (2025). 2025 Devlet Başkanlığı seçim sonuçları raporu. Lefkoşa:
KTSK.
Özdemir, A.
(2019). KKTC siyasal tarihi ve seçim sistemleri. Ankara: Siyasal Kitabevi.
Papadopoulos,
G. (2023). Political dynamics in Northern Cyprus: Elections and governance.
Nicosia: Cyprus Academic Press.
Tokay, A.
(2021). Kuzey Kıbrıs’ta partiler ve seçim stratejileri. Akademik Siyaset
Dergisi, 14(2), 45–68.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder