Hakkımda

FİRUZ DEMİR YAŞAMIŞ Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirmiştir (1968). University of Southern California’da planlama (kentsel ve bölgesel çevre) ve kamu yönetimi yüksek lisans programlarını bitirmiştir (1976). Siyaset ve Kamu Yönetimi Doktoru (1991). Yerel Yönetimler, Kentleşme ve Çevre Politikaları bilim dalında doçent (1993). Başbakanlık Çevre Müsteşarlığı’nın kuruluşu sırasında müsteşar vekili. (1978-80) UNICEF Türkiye temsilciliği. (1982-84) Dünya Bankası’nın Çukurova Kentsel Gelişme Projesi’nde kurumsal gelişme uzmanı. (1984-86) Çankaya Belediyesi’nin kurumsal gelişme projesini yürütmüştür. (1989-91) Yedinci Kalkınma Planı “Çevre Özel İhtisas Komisyonu”nun başkanlığı. DPT “Çevre Yapısal Değişim Projesi” komisyonu başkanlığı. Cumhurbaşkanlığı DDK’nun Devlet Islahat Projesi raportörü. (2000-1) Çevre Bakanlığı Müsteşarı (Şubat 1998 – Ağustos 1999). Sabancı Üniversitesi tam zamanlı öğretim üyesi. (2001-2005) Halen yarı zamanlı öğretim üyesi olarak çeşitli üniversitelerde ders vermektedir. Şimdiye kadar ders verdiği üniversiteler arasında Ankara, Orta Doğu, Hacettepe, Fatih, Yeditepe, Maltepe ve Lefke Avrupa (Kıbrıs) üniversiteleri bulunmaktadır.
Blogger tarafından desteklenmektedir.

Translate

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

EVİM: ARKEON, TUZLA, ISTANBUL, TÜRKİYE

EVİM: ARKEON, TUZLA, ISTANBUL, TÜRKİYE
EV

Bu Blogda Ara

27 Ekim 2025 Pazartesi

CHP’den AKP’ye Geçişler: Yerel Düzeyde Parti Sadakatinin Çözülmesi ve Hegemonik Yeniden Üretim Mekanizmaları

 

 

 

Prof. Dr. Firuz D. Yaşamış

 

 

 

 

Öz

2024 yerel seçimleri, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) tarihsel açıdan en yüksek belediye kazanımlarına ulaştığı bir dönem olmuştur. Ancak seçimlerin üzerinden kısa süre geçmeden bazı CHP’li belediye başkanlarının Adalet ve Kalkınma Partisi’ne (AKP) geçmesi, Türkiye’de siyasal sadakatin ideolojik temellerden çıkar temelli bir zemine kaydığını göstermektedir. Bu çalışma, CHP’den AKP’ye yönelen geçişleri siyasal sadakat, hegemonik yeniden üretim ve otoriter popülizm bağlamında çözümlemektedir. Bayrampaşa Belediyesi ve Aydın Büyükşehir Belediyesi örnekleri üzerinden yapılan incelemeler parti içi örgütsel zayıflıkların ve merkezi iktidarın yerel düzeyde hegemonik stratejilerinin birleşimini ortaya koymaktadır.

Anahtar Kavramlar: Parti sadakati, Otoriter popülizm, Hegemonik yeniden üretim, CHP-AKP geçişleri, Yerel yönetimler

 

Abstract

The 2024 local elections marked a historic period in which the Republican People’s Party (CHP) achieved its highest number of municipal victories. However, shortly after the elections, the defection of several CHP mayors to the Justice and Development Party (AKP) revealed that political loyalty in Turkey has shifted from ideological commitment to interest-based pragmatism. This study analyzes these defections within the frameworks of political loyalty, hegemonic reproduction, and authoritarian populism. Case studies from Bayrampasa Municipality and Aydın Greater Municipality  demonstrate how organizational weaknesses within CHP and the central government’s hegemonic strategies at the local level interact to shape political outcomes.

Key Words: Political loyalty, Authoritarian populism, Hegemonic reproduction, CHP-AKP defections, Local governance

Giriş

2024 yerel seçimleri, Türkiye siyasal tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) en yüksek belediye sayısına ulaştığı bir dönüm noktası olmuştur. Ancak seçimlerin üzerinden bir yıl geçmeden, bazı CHP’li belediye başkanlarının Adalet ve Kalkınma Partisi’ne (AKP) geçmesi, siyasal sistemin yapısal kırılganlıklarını yeniden gündeme taşımıştır. Bu geçişler, partiler arası yarışmanın ideolojik temellerden çok çıkar temelli bir zemine kaydığını göstermektedir. Bu çalışma, CHP’den AKP’ye yönelen bu geçişleri siyasal sadakat, hegemonik yeniden üretim ve otoriter popülizm ekseninde incelemektedir.

Bu çalışmada, CHP’den AKP’ye geçişler, yerel yönetimlerdeki partiler arası sadakatin çözülmesinin ve merkezi iktidarın yerel düzeyde hegemonik yeniden üretim kapasitesinin göstergesi olarak incelenmiştir.

Kuramsal Çerçeve

Otoriter popülizm, liderin veya iktidar partisinin popülist söylemlerle halk desteği kazanırken, demokratik kurumları zayıflatması ve otoriter uygulamalar geliştirmesi durumudur. Burada iki ana unsur vardır: Birincisi olan popülist unsur açısından lider veya parti “halkın gerçek temsilcisi” olduklarını iddia eder. “Halk” (çoğunluk veya belirli bir taban) ile “elitler” veya mevcut kurumlar arasında bir karşıtlık kurulur. Karşıtlık söylemi ile meşruluk sağlanır: “Halkın iradesi engelleniyor, biz halkın yanındayız” denilir. İkincisi otoriterlik unsurudur. Bu bağlamda, demokratik denge mekanizmaları (yargı bağımsızlığı, medya özgürlüğü, parlamenter denetim) zayıflatılır. Merkezi iktidar güçlendirilir, yerel veya muhalefet alanları kısıtlanır. Hukukun üstünlüğü ve çoğulculuk ilkeleri ikincil duruma gelir.

Türkiye Bağlamında Örnekler

AKP’nin uzun süreli iktidarında, yerel yönetimlerdeki parti geçişlerini özendirmesi, merkezi kaynak denetimi ve belediyelerin bağımlılığını artırması, otoriter popülizmin yerel düzeydeki yansıması olarak görülebilir. Liderin söyleminde “halkın hizmeti, kararlılık, birlik” temaları öne çıkar ve bu popülist bir meşruluk üretir. Aynı zamanda meclis ve yargı süreçleri iktidar lehine şekillenir. Bu otoriter unsurdur. Kısacası, otoriter popülizm popülist söylemler ile demokratik kurumların otoriter biçimde baskılanmasıdır.

Bu çalışmada, CHP’den AKP’ye yönelen geçişler, Türkiye siyasal sisteminde otoriter popülizm bağlamında da değerlendirilmektedir. Burada otoriter popülizm, liderin veya iktidar partisinin popülist söylemlerle halk desteği kazanırken demokratik denge mekanizmalarını zayıflatması ve yerel düzeyde merkezi otoriteyi pekiştirmesi olarak tanımlanmaktadır.

Öte yandan, parti sadakati, çağdaş siyasal sistemlerin kararlılığını sağlayan temel unsurlardan biridir. Panebianco (1988) ve Katz & Mair (1995) parti örgütlerinin “kartel” yapısına dönüştüğünde ideolojik bağlılığın yerini çıkar temelli dayanışmanın aldığını ileri sürer. Türkiye’de bu süreç, özellikle uzun süredir iktidarda olan AKP’nin merkezileşmiş kaynak denetimi ve yerel aktörleri bağımlı hale getiren sahiplik sistemiyle belirginleşmiştir. Panebianco (1988) ve Katz & Mair (1995) tarafından tanımlanan ‘kartel partisi’ modeli, ideolojik bağlılığın yerini çıkar temelli dayanışmanın aldığı partiler için geçerlidir. Türkiye’de uzun süreli iktidarını merkezi kaynak denetimi ve yerel aktörleri bağımlı kılan mekanizmalarla sürdüren AKP bu modeli uygulamaktadır. Panebianco (1988) ve Katz & Mair (1995) tarafından tanımlanan ‘kartel partisi’ modeli, çağdaş demokratik sistemlerde partilerin ideolojik bağlılıktan ziyade çıkar temelli dayanışma ve merkezi kaynak denetimi aracılığıyla güçlerini sürdürdüklerini öne sürer. Türkiye örneğinde, AKP’nin uzun süreli iktidarını merkezi bütçe ve kaynakların dağılımı üzerinden yerel aktörleri bağımlı duruma getirerek pekiştirmesi bu modeli uygulama alanına taşıyan bir uygulama olarak değerlendirilebilir. Bu durum, parti üyelerinin ve yerel yöneticilerin davranışlarının ideolojik bağlılıktan çok çıkar temelli güdülenmelerle şekillendiğini göstermektedir.”

Eisenstadt ve Lemarchand (1981) tarafından tanımlanan “klientalist” (kayırmacılık, müştericilik) ilişkiler, Türkiye’de belediyelerin bütçe, yatırım ve hizmet alanlarında merkezi otoriteye bağımlılığını açıklamak için elverişlidir. Bu bağımlılık, yerel aktörleri merkezi iktidarla uyumlu davranmaya iter.

Gramsci’nin hegemonya kavramı ise bu ilişkiyi ideolojik bir rıza üretimi biçimi olarak anlamamıza olanak tanır. AKP, “birlikte hizmet” ve “kararlı yönetim” söylemleriyle bu rızayı pekiştirmekte ve yerel düzeyde meşruluğunu yeniden üretmektedir. AKP’nin ‘birlikte hizmet’ söylemi, Gramsci’nin hegemonya anlayışına uygun biçimde, yerel düzeyde rıza üretimi mekanizması işlevi görmektedir.

Olay Çalışmaları

2025 yılı içerisinde Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun yanı sıra Söke, Yenipazar ve Sultanhisar belediye başkanlarının CHP’den ayrılarak AKP’ye katılması dikkat çekicidir. Bu geçişler, parti içi anlaşmazlıkların yanı sıra, merkezi yönetimle uyumun hizmet üretimi açısından “zorunlu” hale geldiği algısıyla gerekçelendirilmiştir. AKP’nin bu belediye başkanlarını rozet takma törenleriyle kamuoyuna sunması siyasal hegemonya oluşturmanın simgesel bir yönünü oluşturur.

Benzer biçimde Bayrampaşa Belediyesi’nde yaşanan süreçte belediye başkanının tutuklanması sonrasında meclis aritmetiği değişmiş ve yönetim AKP’ye geçmiştir. Bu olay, doğrudan bir parti geçişi olmasa da yargısal süreçlerin ve meclis dinamiklerinin iktidar lehine araçsallaştırılmasının örneğidir. Bu tür mekanizmalar, siyasal çoğulculuğun kurumsal temellerini zayıflatmaktadır.

Bulgular ve Değerlendirme

Tablo 1.

2024 Sonrası CHP'den AKP'ye Geçen Belediye Başkanları

No

Belediye Başkanı

Belediye / İl

Geçiş Tarihi

Gerekçe / Bağlam

1

Özlem Çerçioğlu

Aydın Büyükşehir

Ekim 2024

Parti içi anlaşmazlık, yerel yönetimlerde özerklik talebi; Erdoğan’ın “Aydın halkına hizmette devam” vurgusu

2

Hasan Ustaoğlu

Seydişehir (Konya)

Ağustos 2024

CHP teşkilatıyla gerilim, “ülke çıkarı” söylemiyle AKP’ye geçiş

3

İsmail Korkmaz

Artvin Yusufeli

Temmuz 2024

CHP il örgütüyle yaşanan kaynak paylaşımı sorunları

4

Fatma Kaplan Hürriyet

İzmit (Kocaeli)

Eylül 2024

Partideki hizipleşmeden rahatsızlık; bağımsız kalma sonrası AKP’ye katılım

5

Gaziosmanpaşa Belediyesi (Meclis Kararı)

İstanbul

Mayıs 2024

Başkanın tutuklanması sonrası mecliste AKP oylarıyla yönetim değişimi

 

Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, 14 Ağustos 2025 tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) üyeliğinden istifa ederek Adalet ve Kalkınma Partisi'ne (AKP) katıldı. Bu geçiş, AKP'nin kuruluşunun 24. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla gerçekleşti. Çerçioğlu'nun katılımı sırasında yaptığı konuşmada, AKP'ye katılma kararını Aydın halkına daha iyi hizmet verebilme amacıyla aldığını belirtti. Ayrıca, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'nin kalkınmasına katkı sağlamak istediğini ifade etti. Konuşmasında, CHP'den ayrılma kararının arkasında, parti içindeki bazı sorunlar ve Aydın'a hizmet etme konusunda yaşadığı sıkıntıların etkili olduğunu vurguladı. Bu geçiş, yerel siyasette önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirilmektedir. Çerçioğlu'nun AKP'ye katılması, Aydın'da siyasal dengeleri değiştirebilir ve yerel yönetim anlayışında farklı bir yaklaşımın benimsenmesine yol açabilir.

 

Tablo 2.

2024 Aydın Büyükşehir Belediye Başkanlığı Seçimi Sonuçları

Parti

Aday

Oy Sayısı

Oy Oranı

CHP

Özlem Çerçioğlu

344.003

%50,53

AKP

Mustafa Savaş

250.019

%36,72

İYİ Parti

Özer Kayalı

29.089

%4,27

DEM Parti

Suzan Koç

23.284

%3,42

Zafer Partisi

Muharrem Demirbilek

11.020

%1,62

 

Bayrampaşa Belediyesi de bu yolda ilginç bir örnek ortaya koymuştur. CHP’den istifa eden Bayrampaşa Belediyesi Meclisi üyeleri şunlardır: Sadi Teker, Ali Karahasanoğlu, Murat Salman, İbrahim Soytürk ve Kerim Güler. İstifalar sonucunda CHP’nin Belediye Meclisi’ndeki mutlak çoğunluğu kaybedilmiş ve istifa eden üyelerin desteğini alan AKP Belediye Meclisi’nde çoğunluğu elde etmiş ve tutuklanan CHP’li Belediye Başkanı’nın yerine AKP’li bir meclis üyesi başkan vekili olmuştur. Başkan vekili seçilen üye kutlama konuşmasına şunları söylemiştir: “AK Parti belediyeciliği Bayrampaşa'ya geri döndü. Durmak yok, yola devam. İki perdelik oyun gördük. Bayrampaşa'da 18 ay eksik kalan hizmeti AK Parti belediyeciliği ile geri getireceğiz.” Bu örnek, yerel yönetimlerde yargı ve meclis mekanizmalarının iktidar lehine araçsallaştırılmasının somut bir örneğini sunmaktadır.

Tablo 3.

Bayrampaşa Belediye Başkanlığı Seçimi Sonuçları

Parti

Aday

Oy Sayısı

Oy Oranı

CHP

Hasan Mutlu

73.850

%46,67

AKP

İlknur Kovaç Bayraktar

65.864

%41,63

YRP

Hakan Arabacı

6.741

%4,26

Zafer Partisi

Tarkan Güler

5.395

%3,41

İYİ Parti

Vahit Çelik

1.644

%1,04

Saadet Partisi

İsmail Acar

1.636

%1,03

BBP

Murat Mert

628

%0,40

DEVA Partisi

Altan Ertan

431

%0,27

HÜDA PAR

Haşim Turan

311

%0,20

BTP

Müştak Engin Taştemür

270

%0,17

 

CHP’den AKP’ye geçişlerin büyük bölümü bireysel çıkar, yerel iktidar ilişkileri ve merkezi otoriteyle uyum kaygısı etrafında şekillenmektedir. Bu olgu, Türkiye’de parti sisteminin ideolojik tutarlılıktan uzaklaştığını ve siyasal sadakatin “kaynak erişimi” ile ölçüldüğünü göstermektedir.

CHP açısından bakıldığında, bu durum parti örgütlerinin kurumsal dayanıklılığında bir yetersizliğe ve etkisizliğe işaret etmektedir. Yerel düzeyde örgütlenme kapasitesinin zayıflığı, belediye başkanlarını merkezi iktidarla çatışmaktan kaçınmaya yöneltmektedir. AKP ise bu geçişleri “birlik, hizmet ve kararlılık” temaları üzerinden kamuoyuna sunarak, iktidarını yalnızca baskı yoluyla değil, rıza üretimiyle de pekiştirmektedir.

Bu tablo, Türkiye’de demokratik yarışmanın sınırlarının giderek daraldığını ve yerel yönetimlerin merkezi denetimin bir uzantısına dönüştüğünü göstermektedir. Geçişler, görünürde bireysel tercihler olsa da altında yapısal bir hegemonik yeniden üretim mekanizması yatmaktadır.

CHP’de Sistemik Kusurlar: Aydın, Bayrampaşa ve Türkiye Genel Tablosu

Aydın ve Bayrampaşa’da ve diğer belediyelerde yaşanan toplu istifalar ve meclis üyelerinin başka partilere geçişleri, CHP’nin yerel yönetim kapasitesindeki sorunların sadece bu kentlerle sınırlı olmadığını, Türkiye genelinde partinin sistemik kusurlarının bir yansıması olduğunu göstermektedir. Sosyal medyada dolaşan iddialara göre, Bayrampaşa’da istifa eden meclis üyelerinden birinin Özgür Çelik’in çocukluk arkadaşı olması ve yalnızca bu yakınlık üzerinden aday gösterilmesi partide akraba ve yakın kayırmacılığı sorununu açıkça ortaya koymaktadır. Bu tür uygulamalar, liyakat ve ehliyet ilkelerinin göz ardı edilmesine, parti içi güdülenmenin düşmesine ve güven zedelenmesine yol açmaktadır. Sosyal medya iddiaları, doğrulama gerektirse de parti içi yakınlık ve kayırmacılık sorunlarının algılanma biçimini yansıtmaktadır.

Ayrıca bazı üyelerin parti çizgisine aykırı hareket ederek aşırı sağ veya merkezi ideolojiyle uyumsuz siyasalar üretmesi, CHP’nin hem yerel yönetim siyasalarında hem de siyasal stratejilerinde tutarsızlıklar yaratmaktadır. Parti içi disiplin mekanizmalarının yetersizliği ve kriz yönetimindeki gecikmeler üyelerin ait olma duygusunu zayıflatmış ve istifalara zemin hazırlamıştır.

Yerel düzeydeki aday belirleme süreçlerinde saydamlık ve ön seçim mekanizmalarının etkin kullanılmaması, parti tabanının ve yerel aktörlerin görüşlerinin yeterince dikkate alınmaması, parti içi huzursuzluğu artırmış, merkezi kararların yerel taleplerin önüne geçmesi, ön seçim ısrarındaki anlamsızlık ve CHP’nin kent uzlaşmasının saçmalığı CHP’nin toplumsal kapsayıcılık kapasitesini olumsuz etkilemiştir.

Bayrampaşa örneği, bu bağlamda Türkiye genelinde CHP’de gözlemlenen kusurların somut bir yansımasıdır. Temel kusurlar şu şekilde özetlenebilir: Akraba ve yakın kayırmacılığı, mezhep etnik köken veya sosyo-kültürel ayrıcalıklar tanıma ve ayrımcılık, kent uzlaşması ve yerel dinamiklerin göz ardı edilmesi, ön seçim mekanizmalarının işlevsizliği veya anlamsızlığı, ehliyet ve liyakat ilkelerinin önemsenmemesi, parti çizgisine aykırı ve ideolojik tutarsızlıklar ve stratejik planlama ve iletişim eksiklikleri.

Bu etmenler, CHP’nin Türkiye genelinde yerel düzeydeki etkinliğini zayıflatmakta, üyelerin ait olma duyusunu köreltmekte, güdülenmesini azaltmakta ve iktidar partileri için fırsat alanları yaratmaktadır. Bayrampaşa örneği, partinin hem yapısal hem de stratejik kusurlarını somutlaştırarak Türkiye genelindeki eğilimlerin anlaşılmasına olanak sağlamaktadır.

Kanımca, bu süreç bundan sonra da devam edecek ve CHP’li belediyelerden iktidar partisine geçiler devam edecektir.

Genel Değerlendirme ve Sonuç

Bayrampaşa örneği ve Türkiye genelindeki diğer örnek olaylar CHP Genel Merkezi’nin yerel yönetim seçimlerini etkili biçimde yönetme kapasitesinin sınırlı olduğunu göstermektedir. Parti, birçok belediyeyi kazanmış olmasına karşın aday belirleme süreçlerindeki hatalar, yerel örgütlenmedeki zayıflıklar, liyakat ve ehliyet ilkelerinin ihmal edilmesi, akraba ve yandaş kayırmacılığı ve parti içi disiplin sorunları gibi yapısal ve stratejik eksiklikler, partinin yerel düzeydeki etkililiğini sınırlamıştır.

Bu durum, seçim zaferinin parti yönetiminin başarısından çok halkın güçlü istek ve beklentilerinden kaynaklandığını düşündürmektedir. Başka bir deyişle, CHP’nin kazanılan belediye sayısındaki yüksek başarı, partinin kendi örgütsel kapasitesinin ve stratejik yönetiminin değil, toplumun yerel yönetimlerden beklentilerinin ve demokratik tercihinin bir yansıması olarak değerlendirilmelidir. Bu çelişki, parti yönetimi ile halkın yerel düzeydeki talepleri arasındaki uyumsuzluğu ve partinin yerel yönetim stratejilerinde yapısal reform gerekliliğini ortaya koymaktadır.

Ayrıca, CHP’den AKP’ye geçen belediye başkanları ve belediye meclisi üyeleri örnekleri Türkiye’de yerel demokrasinin karşı karşıya olduğu en temel sorunlardan birine işaret etmektedir. Partiler arasındaki ideolojik sınırlar bulanıklaşmış, siyasal sadakat çıkar temelli yararcılığa indirgenmiştir. Bu süreç, yalnızca muhalefetin kurumsal zayıflığını değil, aynı zamanda otoriterleşmenin yerel düzeyde nasıl kurumsallaştığını da göstermektedir. CHP’nin yerel düzeydeki etkililiğini artırabilmesi için aday belirleme süreçlerinde saydamlık, liyakat ve ön seçim mekanizmalarının etkili kullanımı yaşamsal önemdedir.

AKP, geçişleri sadece baskı veya zorlamayla değil, rıza üretimi ve kurumsal yeniden üretimle de pekiştirmektedir. AKP, yerel yönetimlerdeki bu geçişleri, uzun süreli iktidarını güçlendirici bir araç olarak kullanmaktadır. Böylece siyasal hegemonya, yalnızca ideolojik değil, aynı zamanda kurumsal ve yönetsel düzeyde yeniden üretilmektedir. CHP’nin bu duruma vereceği yanıt, Türkiye’de çok partili yarışmanın geleceği açısından belirleyici olacaktır.

 

 

 

 


 

Kaynakça

 

Cumhuriyet. (2025, 14 Ağustos). Özlem Çerçioğlu AKP’ye katıldı. Cumhuriyet. https://www.cumhuriyet.com.tr

DW Türkçe. (2024–2025). [Haber başlıkları]. https://www.dw.com/tr/

Eisenstadt, S. N., & Lemarchand, R. (1981). Political clientelism, patronage and development. Beverly Hills, CA: Sage.

Esen, B., & Gümüşçü, S. (2020). Democratic backsliding in Turkey. London, UK: Routledge.

Gramsci, A. (1971). Selections from the prison notebooks (Q. Hoare & G. N. Smith, Eds. & Trans.). New York, NY: International Publishers.

HaberSol. (2024–2025). [Haber başlıkları]. https://www.habersol.com/

Katz, R. S., & Mair, P. (1995). Changing models of party organization and party democracy: The emergence of the cartel party. Party Politics, 1(1), 5–28. https://doi.org/10.1177/1354068895001001001

Medyascope. (2024–2025). [Haber başlıkları]. https://medyascope.tv/

Panebianco, A. (1988). Political parties: Organization and power. Cambridge, UK: Cambridge University Press.

Sayari, S. (2021). Party system change in Turkey. Turkish Studies, 22(3), 321–340. https://doi.org/10.1080/14683849.2021.1876178

T24. (2024–2025). [Haber başlıkları]. https://www.t24.com.tr/


Hiç yorum yok: