Hakkımda

FİRUZ DEMİR YAŞAMIŞ Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirmiştir (1968). University of Southern California’da planlama (kentsel ve bölgesel çevre) ve kamu yönetimi yüksek lisans programlarını bitirmiştir (1976). Siyaset ve Kamu Yönetimi Doktoru (1991). Yerel Yönetimler, Kentleşme ve Çevre Politikaları bilim dalında doçent (1993). Başbakanlık Çevre Müsteşarlığı’nın kuruluşu sırasında müsteşar vekili. (1978-80) UNICEF Türkiye temsilciliği. (1982-84) Dünya Bankası’nın Çukurova Kentsel Gelişme Projesi’nde kurumsal gelişme uzmanı. (1984-86) Çankaya Belediyesi’nin kurumsal gelişme projesini yürütmüştür. (1989-91) Yedinci Kalkınma Planı “Çevre Özel İhtisas Komisyonu”nun başkanlığı. DPT “Çevre Yapısal Değişim Projesi” komisyonu başkanlığı. Cumhurbaşkanlığı DDK’nun Devlet Islahat Projesi raportörü. (2000-1) Çevre Bakanlığı Müsteşarı (Şubat 1998 – Ağustos 1999). Sabancı Üniversitesi tam zamanlı öğretim üyesi. (2001-2005) Halen yarı zamanlı öğretim üyesi olarak çeşitli üniversitelerde ders vermektedir. Şimdiye kadar ders verdiği üniversiteler arasında Ankara, Orta Doğu, Hacettepe, Fatih, Yeditepe, Maltepe ve Lefke Avrupa (Kıbrıs) üniversiteleri bulunmaktadır.
Blogger tarafından desteklenmektedir.

Translate

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

EVİM: ARKEON, TUZLA, ISTANBUL, TÜRKİYE

EVİM: ARKEON, TUZLA, ISTANBUL, TÜRKİYE
EV

Bu Blogda Ara

21 Ekim 2025 Salı

 

Aziz İhsan Aktaş İddianamesi

 

 

Prof. Dr. Firuz Demir Yaşamış

 

 

Olayın Özeti

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturmada Aktaş, “suç örgütü lideri” konumunda olduğu iddiasıyla, belediyelere yönelik ihaleleri yönlendirmek ve rüşvet vermek ve almak yoluyla örgüt etkinliklerinde bulunmakla suçlanmaktadır. İddianamede yaklaşık 200 şüpheli, bunlardan 40’ı tutuklu olmak üzere yer almaktadır. İddianame metninde AKP ya da CHP ayrımı yapıldığı savı siyasal tartışmalara da konu olmaktadır. Örneğin Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) cephesinden, iddianamede “duydum”, “olabilir” gibi ifadelerin çok sayıda yer aldığı şeklinde eleştiriler vardır. Aktaş, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak için ifade verdiğini açıklamış durumdadır. İddialar arasında, CHP’ye bağlı belediyelere rüşvet/araç/para sağlama, ihalelerin kendi şirketlerine, yakın firmalarına verilmesinin örgütlenmesi ve araç özgülemeleri, zırhlı makam araçları avları yer almaktadır.

İddianamenin İçeriğine İlişkin Kritik Noktalar

İddianamenin sayfa sayısı yaklaşık 578’dir. İddianamede “suç örgütü lideri” olarak Aktaş’ın adı geçiyor. İddianamede kullandığı söylenen ifadeler arasında “Ben geldim, en tepesi benim” gibi konuşmaların olduğu görülüyor. Eleştiriler arasında iddianame metninde yer alan delillerin çoğunun “duydum”, “olabilir” gibi ifadeler olduğu ve somut bağların net olmadığı yönünde CHP cephesinden yapılan görüşler var. Ayrıca iddianamede, farklı belediyeler ve kurumlar hedef alınmış durumdadır.

Önemi ve Siyasal Boyutu

Bu dosya yalnızca bir ihale yolsuzluğu sorunu değil hem yerel yönetimler hem de siyasal partiler açısından büyük sarsıntı gizil gücü taşımaktadır. Çünkü belli başlı belediyeler ve yöneticiler şüpheli ya da tutuklu durumdadır. Siyasal tartışmalar da yoğundur. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, iddianameyi “iftiraname” olarak tanımlamıştır. Medyada “CHP’li belediyelerdeki rüşvet ağı” gibi ifadelerle kamuoyuna yansımaktadır.

Kritik ve Açıklığa Kavuşmamış Konular

İddianamedeki delillerin ne kadar somut olduğu, bağlantıların örgüt yapısı içinde ne ölçüde açık ve net olduğu tartışmalıdır. CHP cephesinden bu konuda ciddi eleştiriler gelmektedir. Aktaş’ın ifadesinden sonra bazı şüphelilerin durumu değişti ya da süreçte farklı yönler gelişti. Bu nedenle ileride mahkeme süreçleri ve kararlar, olayın tam çerçevesini verecektir. Siyasal taraflar açısından “neden sadece CHP’li belediyeler?” sorusu gündeme gelmektedir. Her iki taraf için de saygınlık açısından duyarlı bir dosyadır. Bu tür dosyalarda “örnek” ihaleler, araç tahsisleri ve yöneticilerle ilişkiler gibi ayrıntılar önemlidir. Ancak kamuoyuna tam metinle sunulmuş çok ayrıntılı bağlam hala sınırlı bulunmaktadır.

Somut Kanıtların Varlığı” ya da Yokluğu Sorunu

İddianame 578 sayfa olmasına karşın içerik açısından ciddi şekilde eleştirilmektedir. İddianamede delil olarak sunulan başlıca unsurlar şunlar: Aziz İhsan Aktaş’ın kendi ifadeleri (etkin pişmanlık kapsamında verdiği uzun anlatım), telefon kayıtları (bazı konuşmalarda belediye ihaleleri ve araç tahsisi konuşulduğu iddia ediliyor, ama bu kayıtların içerikleri kamuoyuna açık değildir. Banka hareketleri ve fatura belgeleri (bazı araç kiralama, danışmanlık, taşeronluk işlemlerine ilişkin). Tanık beyanları (çoğu Aktaş’ın şirketlerinde çalışan kişiler ya da taşeron firma temsilcileri). Belediye iç yazışmaları (özellikle araç tahsisleriyle ilgili). Ancak bunların çoğu dolaylı veya yoruma açık niteliktedir.

CHP ve bazı hukukçulara göre İddianame “duydum”, “olabilir”, “bana öyle söylendi” gibi ifadelerle doludur. Aktaş’ın beyanları etkin pişmanlık indirimi almak için yapıldığı için “çıkar karşılığı itiraf” niteliği taşımaktadır. Somut belge, örneğin doğrudan “rüşvet parası teslimi” ya da “ihale talimatı” gibi kanıtlar yoktur. Bazı tapeler veya para transferleri rüşvetin varlığıyla doğrudan ilişkilendirilememiş durumdadır. Özgür Özel’in açıklaması da bu noktaya odaklanmaktadır: “Bu iddianamede somut bir suç delili yok; varsayım, söylenti ve iftira zinciri var.”

Hukuksal Değerlendirme

Henüz yargılama aşamasına geçilmemiştir. İddianame kabul edilmiştir. Ancak, deliller yargılama sırasında test edilecektir. Delil olarak gösterilen unsurların “doğrudan suçun maddi unsurunu ispat etme” gücü sınırlı görülmektedir. Bu nedenle dosya şüphe düzeyinde “makul şüpheyi aşan somut kanıt” düzeyine ulaşılmış değildir.

Kamuya yansıyan bilgilere göre iddianamede somut, kesin deliller yoktur. Dosya büyük ölçüde Aktaş’ın beyanlarına ve bunları destekleyen zayıf bağlantılara dayanmaktadır. Hukuksal süreçte eğer banka kayıtları, para trafiği ya da ses kayıtlarıyla doğrulanırsa somutlaşabilir. Ancak o aşamaya henüz gelinmiş değildir.

Etkin Pişmanlık İfadesinin Genel Yapısı

Aktaş ifadesinde üç tür anlatım biçimi kullanmıştır. Kendi eylemini anlatan doğrudan ifadeler “Ben … belediyesindeki ihaleyi şu firmaya yönlendirdim.” Bu tür ifadeler az sayıda ve çoğu somut isim vermeden geçiyor. Duyum temelli veya varsayımsal ifadeler, “Belediyedeki şu kişi, başkanın haberi olmadan bunu halleder dediğini duydum.” “Özgür Özel’e araç tahsis edildiğini duydum.” Bu tür ifadeler iddianamede çokça yer almakta, ancak hiçbirinde belge, kayıt, görgü tanığı yoktur.

Yorum içeren, tahmine dayalı cümleler, “Bu tür işler genellikle başkanların bilgisi olmadan olmaz.” Bu tür cümleler savcılık açısından “niyet” delili olarak yazılmış, ancak hukukta kanıt değeri zayıftır.

Doğrudan suç unsuruna ilişkin beyanlar, Aktaş, bazı belediyelerle yaptığı işleri anlatırken şu kalıpları kullanıyor: “Şu tarihte şu firma ihaleyi aldı, biz danışmanlık verdik, belediye bize ödeme yaptı.” Bunlar ticari işlem anlatımı niteliğinde, yani doğrudan rüşvet veya yasa dışı kazanç kanıtı değildir. Bu ifadelerde “rüşvet verdim” ya da “şu kişiden rüşvet aldım” gibi açık ikrarlar yoktur.

Kamuya açıklanan belgelerde ne para transferine ilişkin net dekont, ne araç tahsisini doğrulayan imzalı protokol ve ne de ses/görüntü kaydı bulunmaktadır. Dolayısıyla Aktaş’ın anlatımı iddianamede “delil” değil, “delile dayanak beyan” konumundadır.

Savcılık, “örgüt lideri” olarak kabul ettiği Aktaş’ın anlatımını “örgütün çözülmesi” için temel almaktadır. Ancak iddianame dili şöyle: “Şüpheli Aktaş’ın beyanları, örgütün faaliyet biçiminin ortaya konmasında değerli görülmüştür.” Bu ifade, beyanın kanıt değil, yardımcı bilgi olarak kullanıldığını göstermektedir. Doğrudan mahkumiyet dayanağı olabilecek somutlukta değildir.

Hukuk terminolojisiyle söylenecek olursa, Aktaş’ın beyanları “doğrudan delil” değil, “dolaylı delil” niteliğindedir. Bu tür beyanların tek başına mahkumiyet yaratması olanaklı değildi. Mutlaka destekleyici nesnel delil gerekir. Şu anda o tür destekleyici unsurlar (örneğin para izi, sözleşme, kamera kaydı) iddianamede mevcut değildir. Özetle Aktaş konuşmuş, Savcılık yazmış ama kanıt düzeyi “ispat” eşiğini geçmemiş durumdadır.

İddianamenin Siyasal Boyutu

Zamanlama ve bağlam: Bu tür dosyalar, siyasal partiler üzerinde algı ve itibar etkisi yaratmak için kritik zamanlarda hazırlanabilmektedir. CHP’li belediyelere yönelik iddiaların seçim öncesinde gündeme gelmesi, kamuoyunda “yolsuzluk ağı” algısı yaratmaktadır.

Hedeflenen siyasal etki: CHP’nin yerel yönetimlerdeki ağı ve popüler isimleri hedef alınmıştır. İddianame metni, kamuoyuna “CHP’de sistemli yolsuzluk var” izlenimi verecek şekilde yapılandırılmıştır. Özgür Özel ve diğer yetkililerce yapılan açıklamalarda iddianame “siyasal bir hamle, iftira” olarak nitelendirilmektedir.

Medyada yansıması: Bazı medya kuruluşları, iddianameyi “CHP’li belediyelerde rüşvet zinciri” başlıklarıyla servis edilmektedir. Tartışmalar sosyal medyada ve TV programlarında yoğun şekilde yer almaktadır. Bu durum, iddianamenin hukuksal etkisinin ötesinde, siyasal etki yaratma amaçlı kullanıldığını düşündürmektedir.

Siyasal tartışmaların içeriği: CHP, İddianameyi somut delil yokluğu nedeniyle eleştirmekte ve süreç “algı operasyonu” olarak değerlendirilmektedir. Savcılık ise Aktaş’ın etkin pişmanlık beyanını ve bazı dolaylı delilleri örgüt çözülmesi açısından kritik olarak görmektedir. Kamuoyunda ise “Hangi belediyeler etkilenecek?”, “Hangi isimler soruşturma kapsamında?” gibi sorular tartışılmaktadır.

Stratejik çıkarımlar: İddianame, siyasal baskı ve algı yönetimi aracı olarak kullanılmak istenmektedir. Mahkeme süreci devam etse de erken dönemde kamuoyu ve seçmen davranışlarını etkileme olanağı vardır. Siyasal taraflar, iddianameyi kendi lehine veya aleyhine propaganda aracı olarak kullanabilirler.

Aziz İhsan Aktaş İddianamesi – Kritik Unsurlar ve Zayıf Halkalar Tablosu

Kategori

İçerik / İddia

Delil Niteliği

Zayıf Noktalar

Siyasal Etki

Etkin Pişmanlık Beyanı

Aktaş’ın belediyelere yönelik ihaleler, araç tahsisi ve bazı kişilerle ilişkileri anlatması

Dolaylı delil (çoğu duyum, yorum ve varsayıma dayalı)

Somut para transferi veya belge yok; çoğu “duydum” niteliğinde

CHP’yi yolsuzluk algısıyla hedefliyor

Telefon Kayıtları

Bazı görüşmelerin belediye işleriyle ilgili olduğu iddiası

Kayıtların içeriği açıklanmamış; doğrulama eksik

Somut bağlantı kurulmamış

İddianameyi güçlendiriyormuş izlenimi veriyor

Banka ve Fatura Belgeleri

Araç kiralama, danışmanlık, taşeron ödemeleri

Belge var ama doğrudan rüşvet veya yasa dışı kazançla eşleştirilmemiş

İlişkilendirme zayıf; somut suç delili oluşturamıyor

Dolaylı olarak CHP belediyeleri hedefleniyor

Tanık Beyanları

Aktaş’ın şirketlerinde çalışan veya taşeron firma temsilcilerinin ifadeleri

Destekleyici delil

Çoğu beyan “duyduğuma göre” niteliğinde; somut kanıt sınırlı

Kamuoyunda CHP’ye güven sorgusu yaratabilir

Örgüt İddiası

Aktaş “suç örgütü lideri” olarak tanımlanıyor

Beyan ve dolaylı delil temelli

Örgüt yapısı somut belgelerle kanıtlanmamış

CHP’li belediyeler üzerinde algısal baskı oluşturuyor

Araç Tahsisi ve İhaleler

Belediyelerden araç veya ihalelerin Aktaş’a yakın firmalara verilmesi

Bazı belediye yazışmaları

İhalelerin yönlendirilmesi veya araç tahsisi somut olarak kanıtlanmamış

Medyada dikkat çekici başlıklarla CHP’ye zarar verebilir

Medya ve Sosyal Yansımalar

“CHP’li belediyelerde rüşvet zinciri” şeklinde haberler

Kanıt değil, algı

Yanlış yorum ve varsayımlara dayalı

Siyasal etki yüksek; seçmen davranışını etkileyebilir

 

“Duydum” İfadeleri

Örnekler: “Belediyedeki şu kişi, başkanın haberi olmadan bunu halleder dediğini duydum.” “Özgür Özel’in makam aracı tahsisiyle ilgili bir söylentiye şahit oldum.” Değerlendirme: Bu tür ifadeler dolaylı delil olarak sınıflandırılır. Hukukta “duyum” kural olarak tek başına mahkumiyet oluşturamaz. Ancak diğer somut delillerle desteklenirse, savcılık açısından örgüt yapısını anlamak için yardımcı bilgi olabilir.

“Olabilir” / Tahmine Dayalı İfadeler

Örnekler: “Bu tür işler genellikle başkanların bilgisi olmadan yapılmaz, olabilir.” “Rüşvetin belediye içinde gizli bir zinciri olabilir.” Değerlendirme: Bu ifadeler tamamen varsayım ve yorum niteliğindedir. Mahkemede delil olarak geçersizdir, çünkü somut bir eylemi veya suç unsurunu göstermez.

Kendi Eylemine Atıf Ama Somut Olmayan İfadeler

Örnekler: “Şirketler arası ilişkilerde bazı belediye yetkililerinin haberi vardı, bazıları yoktu.” “Ben ödeme yaptım ama bunun rüşvet olarak kabul edilip edilmeyeceğini bilmiyordum.” Değerlendirme: Kendi beyanı olmasına rağmen suçun maddi unsuru net değil. Hukukta niyet ve kast değerlendirmesinde dikkate alınabilir, ancak tek başına mahkumiyet için yeterli değildir.

Hukuksal Sonuç

Somut delil eksikliği, bu iddianamenin en kritik zayıf noktasıdır. Etkin pişmanlık beyanı ve “duydum/olabilir” ifadeleri, savcılık açısından soruşturmayı yönlendirme amacını taşımaktadır. Ancak mahkeme sürecinde bankacılık kayıtları, fatura belgeleri, imzalı yazışmalar gibi somut deliller olmadan bu iddialar tek başına yeterli olmaz.

Aziz İhsan Aktaş İddianamesi: Somut Kanıt Eksikliği ve Siyasal Etki Analizi

Somut Kanıt Eksikliği

Unsur

İddianameye Dayanak

Somut Kanıt Durumu

Hukuksal Değerlendirme

Etkin Pişmanlık Beyanı

Aktaş’ın belediyelere yönelik ihaleler, araç tahsisleri anlatımı

Çoğunlukla duyum, varsayım ve yorum

Dolaylı delil; tek başına mahkumiyet sağlamaz

Telefon Kayıtları

Belediyeler ve ihaleler hakkında görüşmeler

İçerik net değil, doğrulama sınırlı

Somut bağ yok; destekleyici delil olarak kullanılabilir

Banka ve Fatura Belgeleri

Araç kiralama ve danışmanlık ödemeleri

Belgeler mevcut ama rüşvet veya yasa dışı kazançla doğrudan eşleşmiyor

Tek başına delil değeri zayıf

Tanık Beyanları

Çalışan ve taşeron ifadeleri

Duyuma dayalı

Mahkemede geçerli delil olma gücü sınırlı

Örgüt İddiası

Aktaş “suç örgütü lideri” olarak tanımlanıyor

Örgüt yapısı somut belgelerle kanıtlanmamış

Algısal güç yaratır, hukuksal bağlamda zayıf

 

Özet olarak belirtmek gerekirse, iddianame çoğunlukla dolaylı ve yorum temelli delillere dayanmaktadır. Mahkeme sürecinde somut banka kayıtları, sözleşmeler veya görgü tanıkları olmadan iddiaların tek başına mahkumiyet sağlaması güçtür.

Siyasal Etki

Boyut

Açıklama

Zamanlama

İddianame seçimlerden kısa süre sonra gündeme gelmiştir. Kamuoyunda CHP’ye yönelik algı oluşturma amacı taşımaktadır

Hedeflenen Etki

CHP’li belediyelerde yolsuzluk algısı yaratmak, seçmen davranışını etkilemek

Medya Yansımaları

“CHP’li belediyelerde rüşvet zinciri” başlıkları, sosyal medyada yaygın tartışma

Siyasal Tepkiler

CHP: İddianameyi iftira olarak nitelendiriyor; savcılık: Aktaş beyanlarını örgüt çözülmesi için kritik görüyor

Algısal Güç

Somut delil eksikliğine rağmen siyasal ve kamuoyu baskısı yaratıyor

 

Hukuksal-Siyasal Sonuç

Hukuksal açıdan: Somut kanıt eksikliği nedeniyle mahkumiyet olasılığı düşüktür. İddianame büyük ölçüde soruşturmayı başlatma ve yönlendirme amacı taşımaktadır.

Siyasal açıdan: CHP’ye yönelik algısal baskı ve kamuoyu etkisi yaratmaktadır. Seçimler ve belediye yönetimleri açısından dikkate değerdir.

Stratejik çıkarım: İddianame hem hukuksal hem de siyasal bir araç olarak kullanılabilir ancak mahkeme sürecinde somut delillerin ortaya çıkması gerekir.

Hiç yorum yok: