Aziz İhsan Aktaş İddianamesi
Prof. Dr. Firuz
Demir Yaşamış
Olayın Özeti
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca
yürütülen soruşturmada Aktaş, “suç örgütü lideri” konumunda olduğu iddiasıyla,
belediyelere yönelik ihaleleri yönlendirmek ve rüşvet vermek ve almak yoluyla
örgüt etkinliklerinde bulunmakla suçlanmaktadır. İddianamede yaklaşık 200
şüpheli, bunlardan 40’ı tutuklu olmak üzere yer almaktadır. İddianame metninde
AKP ya da CHP ayrımı yapıldığı savı siyasal tartışmalara da konu olmaktadır.
Örneğin Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) cephesinden, iddianamede “duydum”,
“olabilir” gibi ifadelerin çok sayıda yer aldığı şeklinde eleştiriler vardır. Aktaş,
etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak için ifade verdiğini açıklamış
durumdadır. İddialar arasında, CHP’ye bağlı belediyelere rüşvet/araç/para
sağlama, ihalelerin kendi şirketlerine, yakın firmalarına verilmesinin örgütlenmesi
ve araç özgülemeleri, zırhlı makam araçları avları yer almaktadır.
İddianamenin İçeriğine
İlişkin Kritik Noktalar
İddianamenin sayfa sayısı yaklaşık 578’dir.
İddianamede “suç örgütü lideri” olarak Aktaş’ın adı geçiyor. İddianamede
kullandığı söylenen ifadeler arasında “Ben geldim, en tepesi benim” gibi
konuşmaların olduğu görülüyor. Eleştiriler arasında iddianame metninde yer alan
delillerin çoğunun “duydum”, “olabilir” gibi ifadeler olduğu ve somut bağların
net olmadığı yönünde CHP cephesinden yapılan görüşler var. Ayrıca iddianamede,
farklı belediyeler ve kurumlar hedef alınmış durumdadır.
Önemi ve Siyasal Boyutu
Bu dosya yalnızca bir ihale yolsuzluğu
sorunu değil hem yerel yönetimler hem de siyasal partiler açısından büyük
sarsıntı gizil gücü taşımaktadır. Çünkü belli başlı belediyeler ve yöneticiler
şüpheli ya da tutuklu durumdadır. Siyasal tartışmalar da yoğundur. CHP Genel
Başkanı Özgür Özel, iddianameyi “iftiraname” olarak tanımlamıştır. Medyada
“CHP’li belediyelerdeki rüşvet ağı” gibi ifadelerle kamuoyuna yansımaktadır.
Kritik ve Açıklığa
Kavuşmamış Konular
İddianamedeki delillerin ne kadar
somut olduğu, bağlantıların örgüt yapısı içinde ne ölçüde açık ve net olduğu
tartışmalıdır. CHP cephesinden bu konuda ciddi eleştiriler gelmektedir. Aktaş’ın
ifadesinden sonra bazı şüphelilerin durumu değişti ya da süreçte farklı yönler
gelişti. Bu nedenle ileride mahkeme süreçleri ve kararlar, olayın tam
çerçevesini verecektir. Siyasal taraflar açısından “neden sadece CHP’li
belediyeler?” sorusu gündeme gelmektedir. Her iki taraf için de saygınlık
açısından duyarlı bir dosyadır. Bu tür dosyalarda “örnek” ihaleler, araç
tahsisleri ve yöneticilerle ilişkiler gibi ayrıntılar önemlidir. Ancak
kamuoyuna tam metinle sunulmuş çok ayrıntılı bağlam hala sınırlı bulunmaktadır.
Somut Kanıtların Varlığı”
ya da Yokluğu Sorunu
İddianame 578 sayfa olmasına karşın içerik
açısından ciddi şekilde eleştirilmektedir. İddianamede delil olarak sunulan
başlıca unsurlar şunlar: Aziz İhsan Aktaş’ın kendi ifadeleri (etkin pişmanlık
kapsamında verdiği uzun anlatım), telefon kayıtları (bazı konuşmalarda belediye
ihaleleri ve araç tahsisi konuşulduğu iddia ediliyor, ama bu kayıtların
içerikleri kamuoyuna açık değildir. Banka hareketleri ve fatura belgeleri (bazı
araç kiralama, danışmanlık, taşeronluk işlemlerine ilişkin). Tanık beyanları
(çoğu Aktaş’ın şirketlerinde çalışan kişiler ya da taşeron firma temsilcileri).
Belediye iç yazışmaları (özellikle araç tahsisleriyle ilgili). Ancak bunların
çoğu dolaylı veya yoruma açık niteliktedir.
CHP ve bazı hukukçulara göre İddianame
“duydum”, “olabilir”, “bana öyle söylendi” gibi ifadelerle doludur. Aktaş’ın
beyanları etkin pişmanlık indirimi almak için yapıldığı için “çıkar karşılığı
itiraf” niteliği taşımaktadır. Somut belge, örneğin doğrudan “rüşvet parası
teslimi” ya da “ihale talimatı” gibi kanıtlar yoktur. Bazı tapeler veya para
transferleri rüşvetin varlığıyla doğrudan ilişkilendirilememiş durumdadır. Özgür
Özel’in açıklaması da bu noktaya odaklanmaktadır: “Bu iddianamede somut bir suç
delili yok; varsayım, söylenti ve iftira zinciri var.”
Hukuksal Değerlendirme
Henüz yargılama aşamasına geçilmemiştir.
İddianame kabul edilmiştir. Ancak, deliller yargılama sırasında test edilecektir.
Delil olarak gösterilen unsurların “doğrudan suçun maddi unsurunu ispat etme”
gücü sınırlı görülmektedir. Bu nedenle dosya şüphe düzeyinde “makul şüpheyi
aşan somut kanıt” düzeyine ulaşılmış değildir.
Kamuya yansıyan bilgilere göre
iddianamede somut, kesin deliller yoktur. Dosya büyük ölçüde Aktaş’ın
beyanlarına ve bunları destekleyen zayıf bağlantılara dayanmaktadır. Hukuksal
süreçte eğer banka kayıtları, para trafiği ya da ses kayıtlarıyla doğrulanırsa
somutlaşabilir. Ancak o aşamaya henüz gelinmiş değildir.
Etkin Pişmanlık İfadesinin
Genel Yapısı
Aktaş ifadesinde üç tür anlatım biçimi
kullanmıştır. Kendi eylemini anlatan doğrudan ifadeler “Ben … belediyesindeki
ihaleyi şu firmaya yönlendirdim.” Bu tür ifadeler az sayıda ve çoğu somut isim
vermeden geçiyor. Duyum temelli veya varsayımsal ifadeler, “Belediyedeki şu
kişi, başkanın haberi olmadan bunu halleder dediğini duydum.” “Özgür Özel’e
araç tahsis edildiğini duydum.” Bu tür ifadeler iddianamede çokça yer almakta,
ancak hiçbirinde belge, kayıt, görgü tanığı yoktur.
Yorum içeren, tahmine dayalı cümleler,
“Bu tür işler genellikle başkanların bilgisi olmadan olmaz.” Bu tür cümleler
savcılık açısından “niyet” delili olarak yazılmış, ancak hukukta kanıt değeri
zayıftır.
Doğrudan suç unsuruna ilişkin beyanlar,
Aktaş, bazı belediyelerle yaptığı işleri anlatırken şu kalıpları kullanıyor: “Şu
tarihte şu firma ihaleyi aldı, biz danışmanlık verdik, belediye bize ödeme
yaptı.” Bunlar ticari işlem anlatımı niteliğinde, yani doğrudan rüşvet veya
yasa dışı kazanç kanıtı değildir. Bu ifadelerde “rüşvet verdim” ya da “şu
kişiden rüşvet aldım” gibi açık ikrarlar yoktur.
Kamuya açıklanan belgelerde ne para
transferine ilişkin net dekont, ne araç tahsisini doğrulayan imzalı protokol ve
ne de ses/görüntü kaydı bulunmaktadır. Dolayısıyla Aktaş’ın anlatımı
iddianamede “delil” değil, “delile dayanak beyan” konumundadır.
Savcılık, “örgüt lideri” olarak kabul
ettiği Aktaş’ın anlatımını “örgütün çözülmesi” için temel almaktadır. Ancak
iddianame dili şöyle: “Şüpheli Aktaş’ın beyanları, örgütün faaliyet biçiminin
ortaya konmasında değerli görülmüştür.” Bu ifade, beyanın kanıt değil, yardımcı
bilgi olarak kullanıldığını göstermektedir. Doğrudan mahkumiyet dayanağı
olabilecek somutlukta değildir.
Hukuk terminolojisiyle söylenecek olursa,
Aktaş’ın beyanları “doğrudan delil” değil, “dolaylı delil” niteliğindedir. Bu
tür beyanların tek başına mahkumiyet yaratması olanaklı değildi. Mutlaka
destekleyici nesnel delil gerekir. Şu anda o tür destekleyici unsurlar (örneğin
para izi, sözleşme, kamera kaydı) iddianamede mevcut değildir. Özetle Aktaş
konuşmuş, Savcılık yazmış ama kanıt düzeyi “ispat” eşiğini geçmemiş durumdadır.
İddianamenin Siyasal
Boyutu
Zamanlama ve
bağlam: Bu tür dosyalar, siyasal partiler
üzerinde algı ve itibar etkisi yaratmak için kritik zamanlarda hazırlanabilmektedir.
CHP’li belediyelere yönelik iddiaların seçim öncesinde gündeme gelmesi,
kamuoyunda “yolsuzluk ağı” algısı yaratmaktadır.
Hedeflenen siyasal
etki: CHP’nin yerel yönetimlerdeki ağı ve
popüler isimleri hedef alınmıştır. İddianame metni, kamuoyuna “CHP’de sistemli
yolsuzluk var” izlenimi verecek şekilde yapılandırılmıştır. Özgür Özel ve diğer
yetkililerce yapılan açıklamalarda iddianame “siyasal bir hamle, iftira” olarak
nitelendirilmektedir.
Medyada yansıması: Bazı medya kuruluşları, iddianameyi “CHP’li
belediyelerde rüşvet zinciri” başlıklarıyla servis edilmektedir. Tartışmalar
sosyal medyada ve TV programlarında yoğun şekilde yer almaktadır. Bu durum,
iddianamenin hukuksal etkisinin ötesinde, siyasal etki yaratma amaçlı
kullanıldığını düşündürmektedir.
Siyasal
tartışmaların içeriği: CHP,
İddianameyi somut delil yokluğu nedeniyle eleştirmekte ve süreç “algı
operasyonu” olarak değerlendirilmektedir. Savcılık ise Aktaş’ın etkin pişmanlık
beyanını ve bazı dolaylı delilleri örgüt çözülmesi açısından kritik olarak görmektedir.
Kamuoyunda ise “Hangi belediyeler etkilenecek?”, “Hangi isimler soruşturma
kapsamında?” gibi sorular tartışılmaktadır.
Stratejik
çıkarımlar: İddianame, siyasal
baskı ve algı yönetimi aracı olarak kullanılmak istenmektedir. Mahkeme süreci
devam etse de erken dönemde kamuoyu ve seçmen davranışlarını etkileme olanağı vardır.
Siyasal taraflar, iddianameyi kendi lehine veya aleyhine propaganda aracı
olarak kullanabilirler.
|
Aziz İhsan Aktaş İddianamesi –
Kritik Unsurlar ve Zayıf Halkalar Tablosu |
||||
|
Kategori |
İçerik / İddia |
Delil Niteliği |
Zayıf Noktalar |
Siyasal Etki |
|
Etkin Pişmanlık Beyanı |
Aktaş’ın belediyelere yönelik ihaleler, araç tahsisi ve bazı
kişilerle ilişkileri anlatması |
Dolaylı delil (çoğu duyum, yorum ve varsayıma dayalı) |
Somut para transferi veya belge yok; çoğu “duydum” niteliğinde |
CHP’yi yolsuzluk algısıyla hedefliyor |
|
Telefon Kayıtları |
Bazı görüşmelerin belediye işleriyle ilgili olduğu iddiası |
Kayıtların içeriği açıklanmamış; doğrulama eksik |
Somut bağlantı kurulmamış |
İddianameyi güçlendiriyormuş izlenimi veriyor |
|
Banka ve Fatura Belgeleri |
Araç kiralama, danışmanlık, taşeron ödemeleri |
Belge var ama doğrudan rüşvet veya yasa dışı kazançla
eşleştirilmemiş |
İlişkilendirme zayıf; somut suç delili oluşturamıyor |
Dolaylı olarak CHP belediyeleri hedefleniyor |
|
Tanık Beyanları |
Aktaş’ın şirketlerinde çalışan veya taşeron firma
temsilcilerinin ifadeleri |
Destekleyici delil |
Çoğu beyan “duyduğuma göre” niteliğinde; somut kanıt sınırlı |
Kamuoyunda CHP’ye güven sorgusu yaratabilir |
|
Örgüt İddiası |
Aktaş “suç örgütü lideri” olarak tanımlanıyor |
Beyan ve dolaylı delil temelli |
Örgüt yapısı somut belgelerle kanıtlanmamış |
CHP’li belediyeler üzerinde algısal baskı oluşturuyor |
|
Araç Tahsisi ve İhaleler |
Belediyelerden araç veya ihalelerin Aktaş’a yakın firmalara
verilmesi |
Bazı belediye yazışmaları |
İhalelerin yönlendirilmesi veya araç tahsisi somut olarak
kanıtlanmamış |
Medyada dikkat çekici başlıklarla CHP’ye zarar verebilir |
|
Medya ve Sosyal Yansımalar |
“CHP’li belediyelerde rüşvet zinciri” şeklinde haberler |
Kanıt değil, algı |
Yanlış yorum ve varsayımlara dayalı |
Siyasal etki yüksek; seçmen davranışını etkileyebilir |
“Duydum”
İfadeleri
Örnekler: “Belediyedeki şu kişi,
başkanın haberi olmadan bunu halleder dediğini duydum.” “Özgür Özel’in makam
aracı tahsisiyle ilgili bir söylentiye şahit oldum.” Değerlendirme: Bu tür
ifadeler dolaylı delil olarak sınıflandırılır. Hukukta “duyum” kural olarak tek
başına mahkumiyet oluşturamaz. Ancak diğer somut delillerle desteklenirse,
savcılık açısından örgüt yapısını anlamak için yardımcı bilgi olabilir.
“Olabilir” /
Tahmine Dayalı İfadeler
Örnekler: “Bu tür işler genellikle
başkanların bilgisi olmadan yapılmaz, olabilir.” “Rüşvetin belediye içinde
gizli bir zinciri olabilir.” Değerlendirme: Bu ifadeler tamamen varsayım ve
yorum niteliğindedir. Mahkemede delil olarak geçersizdir, çünkü somut bir
eylemi veya suç unsurunu göstermez.
Kendi Eylemine
Atıf Ama Somut Olmayan İfadeler
Örnekler: “Şirketler arası ilişkilerde
bazı belediye yetkililerinin haberi vardı, bazıları yoktu.” “Ben ödeme yaptım
ama bunun rüşvet olarak kabul edilip edilmeyeceğini bilmiyordum.” Değerlendirme:
Kendi beyanı olmasına rağmen suçun maddi unsuru net değil. Hukukta niyet ve
kast değerlendirmesinde dikkate alınabilir, ancak tek başına mahkumiyet için
yeterli değildir.
Hukuksal Sonuç
Somut delil eksikliği, bu iddianamenin
en kritik zayıf noktasıdır. Etkin pişmanlık beyanı ve “duydum/olabilir”
ifadeleri, savcılık açısından soruşturmayı yönlendirme amacını taşımaktadır. Ancak
mahkeme sürecinde bankacılık kayıtları, fatura belgeleri, imzalı yazışmalar
gibi somut deliller olmadan bu iddialar tek başına yeterli olmaz.
|
Aziz İhsan Aktaş İddianamesi: Somut
Kanıt Eksikliği ve Siyasal Etki Analizi Somut Kanıt Eksikliği |
|||
|
Unsur |
İddianameye Dayanak |
Somut Kanıt Durumu |
Hukuksal Değerlendirme |
|
Etkin Pişmanlık Beyanı |
Aktaş’ın belediyelere yönelik ihaleler, araç tahsisleri anlatımı |
Çoğunlukla duyum, varsayım ve yorum |
Dolaylı delil; tek başına mahkumiyet sağlamaz |
|
Telefon Kayıtları |
Belediyeler ve ihaleler hakkında görüşmeler |
İçerik net değil, doğrulama sınırlı |
Somut bağ yok; destekleyici delil olarak kullanılabilir |
|
Banka ve Fatura Belgeleri |
Araç kiralama ve danışmanlık ödemeleri |
Belgeler mevcut ama rüşvet veya yasa dışı kazançla doğrudan
eşleşmiyor |
Tek başına delil değeri zayıf |
|
Tanık Beyanları |
Çalışan ve taşeron ifadeleri |
Duyuma dayalı |
Mahkemede geçerli delil olma gücü sınırlı |
|
Örgüt İddiası |
Aktaş “suç örgütü lideri” olarak tanımlanıyor |
Örgüt yapısı somut belgelerle kanıtlanmamış |
Algısal güç yaratır, hukuksal bağlamda zayıf |
Özet olarak belirtmek gerekirse, iddianame
çoğunlukla dolaylı ve yorum temelli delillere dayanmaktadır. Mahkeme sürecinde
somut banka kayıtları, sözleşmeler veya görgü tanıkları olmadan iddiaların tek
başına mahkumiyet sağlaması güçtür.
|
Siyasal Etki |
|
|
Boyut |
Açıklama |
|
Zamanlama |
İddianame seçimlerden kısa süre sonra gündeme gelmiştir. Kamuoyunda
CHP’ye yönelik algı oluşturma amacı taşımaktadır |
|
Hedeflenen Etki |
CHP’li belediyelerde yolsuzluk algısı yaratmak, seçmen
davranışını etkilemek |
|
Medya Yansımaları |
“CHP’li belediyelerde rüşvet zinciri” başlıkları, sosyal medyada
yaygın tartışma |
|
Siyasal Tepkiler |
CHP: İddianameyi iftira olarak nitelendiriyor; savcılık: Aktaş
beyanlarını örgüt çözülmesi için kritik görüyor |
|
Algısal Güç |
Somut delil eksikliğine rağmen siyasal ve kamuoyu baskısı
yaratıyor |
Hukuksal-Siyasal
Sonuç
Hukuksal açıdan: Somut kanıt eksikliği nedeniyle mahkumiyet
olasılığı düşüktür. İddianame büyük ölçüde soruşturmayı başlatma ve yönlendirme
amacı taşımaktadır.
Siyasal açıdan: CHP’ye yönelik algısal baskı ve kamuoyu
etkisi yaratmaktadır. Seçimler ve belediye yönetimleri açısından dikkate değerdir.
Stratejik
çıkarım: İddianame hem hukuksal hem de siyasal
bir araç olarak kullanılabilir ancak mahkeme sürecinde somut delillerin ortaya
çıkması gerekir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder